Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Kurtarıcı Dahi )
1913 yılının Ekim ayı içerisinde Mustafa Kemal, Ateşimiliter-Askeri Elçi olarak Sofya’ya gönderildi. Sirkeci Garı’ndan ayrılmadan önce yaveri sorar kendisine; “ Zat-ı âlileri Sofya’da bulunduğunuz zaman zarfında bir vazife alıp almayacağınızı Başkumandanlıktan sorarlarsa ne diyeyim? Bu soru karşısında hiç düşünmeden cevap verir:—Vatanım tehlikede! En ufak bir müfreze kumandanlığı dahi verirlerse kabul edeceğimi söylersin.
Sadece yüreğiyle değil, askeri, bilimsel aklı ve sezgileriyle de vatanını seven, öğrenciyken dahi sabahlara kadar vatanın düşmüş olduğu, hatta düşürülmüş olduğu tehlikeden nasıl kurtaracağını tartışan, fikirler üreten bir Kurtarıcı Dahi…
Çevremizde veya sürekli dinlediğimiz, izlediğimiz politikacıların da ağzından düşürmediği en önemli sözcüklerden birisi; “ Vatan ve Millet “ sevgisi olduğu halde niçin: – Sadece politik konuşmalardan öteye gidemiyorlar? Niçin vatanın her karışının neyle sulandığını, neyle kazanıldığını ve uygar dünya insanları gibi, ülkemizi refah ve huzur yönüyle en üstün seviyeye getirmek için dışarıda neler olup bittiğinden dersler çıkartmıyorlar?
Gönül ve akıldan oluşan sevginin karşısında hiç kimse durmaz! Hiçbir medeniyetin aldatıcı çağrıları o insanı, kendi vatanı tehlikede ve ona ihtiyaç duyarken başka memleketlere daha zengin olsun diye getiremez…
Mustafa Kemal Atatürk’ü sevenler, ağzından düşürmeyenlerin anlamaları gereken şey de budur: – Vatanı tehlikedeyken insanın gülümsemesi bile eksik olmalıdır. Yapabileceği her türlü faydayı, akıl ve kalp hünerlerini vatanı için kullanmak zorundadır.
Dikkat edersek, her şey geçici olduğu belli olan yaklaşık yaşı 4,5 milyar olan bir gezegende yaşıyoruz. Bildiğimiz kadarıyla onlarca imparatorluk, yüzlerce krallık, binlerce beylik, paşalık görmüş ve geride arşivlerinde bizlere bir sürü ders niteliğinde hatıra bırakılmıştır.
Kalıcı olan şey, insanın sadece elleri, ayakları, tırnaklarıyla değil ruhuyla da yaratacağı vatan sevgisinin yanında millet sevgisini, diğer ulusların da kabil edeceği, saygı ve sevgi besleyeceği yüksek seviyeye çıkartmaktır…
Tarihin bütün evrelerine en iyi, en yüksek ve en hünerli duygularla yapılmış, meydana getirilmiş bir eser; o eserin sahibiyle birlikte milletini de yukarılara, o muhteşem saygınlık, onur duyulacak seviyelere çıkartacaktır.
İster bir ressam, heykeltıraş, yazar, şair, politikacı, bilim insanı veya Mustafa Kemal Atatürk gibi bir lider; kendisinden sonraki bütün zamanlara bırakılmış hatıraların zenginliği sadece kendi milletine değil, diğer milletlerin de faydalanacağı uluslar arası, evrensel kıymete ait bir üretkenlik, verimlilik içinde hep taze, hep faydalanmak isteyenler için bir kıvanç, bir enerji, başarıya aç ve inanmış insanlar için “Başlangıç” veya “Başlama İşareti” olacaktır…