Reklam

AKTİF DİNLEME

Yayınlama: 31.12.2024
A+
A-

NEDEN ÖNEMLİ?

Aktif dinleme, sadece duymak değil, aynı zamanda anlamak, empati kurmak ve karşımızdaki kişinin mesajını tam olarak kavramaya çalışmak anlamına gelir.

Bu beceri, hem kişisel ilişkilerimizde hem de profesyonel hayatımızda büyük önem taşır.

Aktif dinleme, karşımızdaki kişiye değer verdiğimizi ve anlamaya çalıştığımızı gösterir.

Bu sayede güven ve empati dolu, daha sağlılkı ilişkiler kurarız.

Karşımızdakinin söylediklerini tam olarak anladığımızda, yanlış anlamaların önüne geçer ve daha etkili iletişim kurarız.

Aktif dinleme sayesinde, farklı görüşlere sahip kişilerle daha yapıcı bir şekilde iletişim kurar ve çatışmaları daha kolay çözeriz.

Başka insanların duygularını ve bakış açılarını anlamaya çalışmak, empati kurma yeteneğimizi geliştirir.

İş hayatında aktif dinleme, ekip çalışmasını güçlendirir, karar verme süreçlerini iyileştirir ve verimliliği artırır.

Aktif dinleme, kendimizi ve başkalarını daha iyi anlamamıza yardımcı olur ve kişisel gelişimimize katkı sağlar.

 

DETAYLAR

YouTube’da, Harvard Üniversitesinin elemanları tarafından üniversitenin yayınlarından derlenmiş, özetler şeklinde kısa videolar bulunuyor (1).

Onların arasında “Aktif Dinleme Sanatı” başlıklı bir video ve içeriğindeki “trampolin dinleyici” kavramı dikkatimi çekti (2).

Videonun Türkçe altyazıları olmadığı için, önemli noktalarını aşağıda veriyorum.

 

İyi bir dinleyici misiniz?

Konuşurken sessiz kaldığınız, başınızı sallayıp hı-hı dediğinizi ve duyduklarınızı kelimesi kelimesine tekrarladığınız için iyi bir dinleyici olduğunuzu düşünebilirsiniz.

Bu, uzun zamandır iyi dinleme konusunda verilen standart tavsiyedir.

Gerçek şu ki dinleme sanatında ustalaşmak bir dizi başka beceri gerektirir.

 

Sadece iyi bir dinleyici değil, aynı zamanda harika bir dinleyici olmaya hazır mısınız?

Cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar gibi tüm dikkat dağıtıcı şeyleri bir kenara bıraktıktan sonraki ilk adım, dinlemenin aktif, rekabetçi olmayan, iki yönlü bir etkileşim olduğunu fark etmektir.

Dinlerken  pasif, sadece bilgiyi emen bir sünger gibi olmamanız gerekiyor.

Bunun yerine, konuşmacının düşüncelerine,  enerji veren, geliştiren, her seferinde bir trampolin gibi daha yükseğe “zıplatan” aktif dinleyiciler olmalısınız.

Bir trampolin dinleyicisi olmak için kendinize şu soruları sorun.

 

Soru 1: Genellikle nasıl dinlerim?

Belki de genellikle görev odaklısınız, verimliliğe odaklanıyorsunuz; veya analitiksiniz, sorunları tarafsız bir bakış açısıyla analiz etmeyi amaçlıyorsunuz; veya ilişkiselsiniz, bağlantılar kuruyorsunuz ve duygusal olarak yanıt veriyorsunuz; veya eleştirelsiniz, belki de hem içeriği hem de konuşmacıyı yargılıyorsunuz.

Çoğu durumda bu stillerden birini benimsiyorsunuz.

 

Soru 2: Şu anda neden dinlemem gerekiyor?

Bir aile üyesinin duygusal desteğe mi ihtiyacı var, yoksa bir iş arkadaşınız dürüst bir eleştiri mi bekliyor?

Her konuşmanın hedeflerini ve konuşmacının neye ihtiyaç duyduğunu düşünmek, dinlemenin en iyi yolunu belirlemenize yardımcı olacaktır.

Bu soru ayrıca bize bir gündem olmadan dinlememizi hatırlatabilir, böylece baştan bir yanıt formüle etmeden diğer kişinin söylediklerini anlamaya çalışabiliriz.

Konuşmanın bir noktasında, muhtemelen bakış açınızı paylaşmanız gerekecektir.

Ancak şimdilik, bir sonraki söyleyeceğiniz şeyi düşünmeden, onun söyleyeceklerini dinleyin.

 

Soru 3: Konuşmanın odağı kimdir?

Kendi kişisel hikayelerinizi paylaşmak, bağlantı ve doğrulama sağlayabilir.

Ancak, bu konuşmayı konuşmacıdan uzaklaştırıp, onları dışlanmış veya duyulmamış hissettirebilir.

 

Soru 4: Neyi kaçırıyorum?

Unutmayın, iyi dinlemek, başını sallamaktan, hı-hı demekten ve kişinin söylediklerini papağan gibi tekrarlamaktan çok daha fazlasıdır.

Gerçekte, konuşmak ve iyi sorular sormak, konuşmacıya sadece söylediklerini duyduğunuzu değil, daha fazla bilgi isteyecek kadar anladığınızı da gösterir.

Ayrıca konuşmayı da derinden değiştirebilir.

Sözlü ve sözsüz ipuçlarına dikkat ederseniz, konuşmacının ilk bakışta görünenden daha fazla şey söylemek istediği ortaya çıkabilir.

Sırlarını paylaşma konusunda emin olmayabilirler.

Söylenmemiş olabilecek şeylere dayalı sorular sormak, diğer kişiye derinlemesine dinlediğinizi gösterebilir.

Kendilerini desteklenmiş hissettirebilir ve ikiniz için de içgörü sağlayabilir.

İşte bir örnek.

Bir çalışan size, yönetim kurulu toplantısı için “Sunumum konusunda endişeliyim” diyor.

“Ah, harika olacaksın, sakince sunum yapabilmek  benim de yıllarımı aldı.” gibi bir şey söyleyerek  güven vermeye  çalışabilirsiniz.

Ne yazık ki, bu tür bir yanıt aslında daha fazla ayrıntıya davet etmeden kişinin endişelerini göz ardı edebilir

ve odak noktasını size kaydırır.

Daha derin bir şekilde dinlediğinizi göstermek için, “sunum yapmaya başladığımda ben de endişelenirdim” gibi bir şey söyleyebilir, “Seni ne endişelendiriyor?” diye sorabilirsiniz.

 

Soru 5: Kendi yolumu mu tıkıyorum?

Çok sık, kendi güvensizliklerimiz veya kafa karışıklığımız nedeniyle derinlemesine dinlemekten kendimizi alıkoyuyoruz.

Zamanla çalışarak, bu engelleri aşabilir ve, diğer kişinin ne söylediğini gerçekten duyma becerisini kazanabiliriz.

Şu ana kadar, herkesin nasıl daha iyi bir dinleyici olabileceğinden bahsettik.

Ancak, bir lider için, iyi dinleme zorunlu bir beceridir.

 

Soru 6: Bilgi akışını engelleyen bir koruma balonunun içinde miyim?

Birçok lider, çalışanların onları sorgulamalarından, meydan okumalarından, veya hayal kırıklığına uğratmalarından korktukları için  kendilerini bilgi akışını engelleyen balonlarının içinde bulurlar.

Liderler  bilgileri olumlu bir şekilde yorumlamalıdırlar.

Bir liderin dediği gibi, “Etrafta dolaşıp bir sürü gülümseyen yüz görürseniz ve ‘Vay canına, herkes bana mutlu görünüyor’ derseniz, dinlemiyorsunuz demektir.”

Liderler, yargılama yapmadan, gündemi değiştirmeden veya dikkat dağıtmadan, sadece anlamak için dinleme disiplinini geliştirmeli ve tüm seviyelerden ve rütbelerden aktif olarak girdi aramalıdır.

Ayrıca, hiyerarşiden çok güvene öncelik vererek, herkesin iyi veya kötü, bilgi paylaşma konusunda rahat hissedebileceği bir ortam yaratmalıdırlar.

 

  1. https://www.youtube.com/@harvardbusinessreview
  2. https://youtu.be/aDMtx5ivKK0?si=Xj5BsJFLn9Men1ok

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi