Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Cumhuriyet Halk Partisinin Altı Okundan birincisi “Cumhuriyetçilik” ilkesini temsil eder.
1991 yılında, Asaf Savaş Akat’ın bir kitabında bu ilkeyi eleştirdiğini okuduğum zaman çok şaşırmıştım (1).
Akat, o yıllardaki SHP programını ele alarak, “monarşi mi var sanki, cumhuriyetçilik ilkesi neden hala duruyor, neden onun yerine demokrasi yok, bu sosyal demokrasi ile bağdaşmaz” gibi savlar ileri sürüyordu.
İnternette gezinirken, filozof Ayn Rand ile yapılan bir söyleşiye (2) rastlayınca Akat’ın yazdıkları aklıma geldi.
Ülkemizde, demokrasiyi tramvay gibi görmenin ve Anayasa’yı tanımamanın doğurduğu yönetim sorunları ile boğuşup duruyoruz.
O nedenle, Ayn Rand’ın kendisine sorulan iki soruya verdiği cevapları dikkatinize sunuyorum:
1-Cumhuriyet neden demokrasiden daha uygundur?
Demokrasi, çoğunluğun herhangi bir konuda oy kullanma ve uygun gördükleri herhangi bir yasayı çıkarma hakkına sahip olduğu bir hükümet biçimidir.
Yasallığın tek standardı, çoğunluk oyu olmasıdır.
Demokrasi Anayasa ile bağdaşmaz.
Çünkü oradaki ilke, siyasette doğru veya yanlışın tek standardının oyların sayısı olduğudur.
Sokrates, demokrasi sisteminde neyin yanlış olduğunun en ünlü örneğidir.
Sokrates ölüme mahkûm edildi, çünkü vatandaşların çoğunluğu onun fikirlerinin Atina gençliği için yıkıcı olduğu görüşündeydi.
Sokrates bir şansı olmasına rağmen kaçmayı reddetti.
Vatandaşların kararlarında yanlış olduklarını, ancak onun hayatını oylama hakkına sahip olduklarını kabul etti.
Öte yandan, cumhuriyet, insanların bireysel haklarıyla sınırlı bir hükümet sistemidir, yani çoğunluk oy kullanabilir ancak bu yalnızca kesin olarak sınırlandırılmış ve tanımlanmış bir politik alandadır.
İnsanların bireysel hakları çoğunluk oyuna, hükümet yasalarına tabi değildir.
Hükümetin haklar konusunda yapabileceği ve yapması gereken tek şey onları korumaktır.
Bir cumhuriyette hükümet bireysel hakları ihlal edemez.
2-Temsili demokrasi, demokrasinin kusurlarını kötüleştirir mi yoksa azaltır mı?
Temsili demokraside, çoğunluğun gücü doğrudan vatandaşların oyuna değil, seçilmiş temsilcilere devredilmiştir.
Bu şekliyle temsili demokrasi, demokrasinin kusurlarını daha da kötüleştirir.
Çünkü büyük bir ülkede doğrudan oy kullanan vatandaşların bazı kötü yasalar üzerinde anlaşma olasılığı düşüktür.
Ancak herhangi bir kısıtlayıcı ilkeyle yönlendirilmeyen ve sınırsız yetkili küçük bir seçilmiş temsilciler grubu, bir tiranlığa giden yolun parçası olabilir.
(1) Asaf Savaş Akat. Sosyal Demokrasi Gündemi. Armoni Yay. İstanbul. 1991
(2) https://youtu.be/ZV5arQxexyg?si=reoTldRKG_bhtHqx 1964