Reklam

FAŞİZME KARŞI KÜÇÜK ADIMLAR

Yayınlama: 02.09.2025
A+
A-

ABD’de Trump’ın uyguladığı baskı yöntemlerinin ne kadar tanıdık olduğunu gördükçe şaşırıyoruz.

Anlaşılan otokratik liderlerin ortak yöntemleri var ve birbirlerinden öğreniyorlar.

Aynı şekilde bu rejimlere karşı savaşan aktivistlerin de birbirlerinden bir şeyler öğrenmeleri gerekir.

“Yayılan Dalga Etkisi  / Ripple Effect Institute” isimli bir kuruluş, aktivistlerin yararlanabileceği videolar yayınlıyor.

Geçen hafta yayınlanan “Faşizme karşı savaşmak için hemen şimdi yapabileceğiniz tek şey” başlıklı video dikkatimi çekti.

Linki https://youtu.be/CFIL5xrIjHg?si=q6cvY9zh8dTgJ4Oq olan 9 dakika 49 saniyelik videonun Türkçe alt yazıları yok.

O nedenle bir aktivist, insan hakları avukatı ve “Kadın Kahramanlar Olmak /Becoming Heroines” kitabının yazarı olan  Elizabeth C. McLaughlin’in konuştuğu videonun özetini, bazı açıklamalarla veriyorum:

***

“Benim gibiyseniz, her gün haberleri takip ederek, ülkede olup bitenleri internette okuyarak çok zaman harcıyorsunuzdur.

Bazı günler Amerika’nın kaçınılmaz şekilde  karanlık bir çukura doğru kaydığını ve bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şeyin olmadığını hissediyorum.

Trumpizm durmadan ilerliyor.

Otoriterlik  kenarda kibarca beklemiyor.

Otoriterlik, Göçmen Bürosunun baskınları, seçmen baskısı, kadınlara ve LGBTQ bireylere yönelik saldırılar, kitap yasakları, yayın yasağı,  göçmenleri sınır dışı etmek gibi hareketlerle insanları korkutarak ilerliyor.

Ülkeye, topluma ve demokrasiye  önem veren kişiler, bu kadar çok kötü haber karşısında  “Ne yapabiliriz ki? Karşımızdaki çok büyük, çok köklü ve bir şeyler yapmak için çok geç” diye düşünmeden edemiyor.

Ama mesele şu: Faşizm, iyi insanlar tereddüt ettiğinde gelişir.

Demokrasi ancak  iyi insanlar harekete geçtiğinde güçlenebilir ve hayatta kalabilir.

Çok büyük eylemler şart değil.

Dünyayı nasıl daha iyi hale getireceğinize veya demokrasiyi nasıl kurtaracağınıza dair tüm yol haritasına ihtiyacınız yok.

Sadece doğru yönde küçük bir adım atmakla başlayın.

Çünkü binlerce kişi ile birlikte bunu yaptığımızda, tarihi değiştiririz.

Küçük bir eylem bile düşündüğünüzden daha önemlidir.

Otoriterliğe karşı harekete geçmek için doğru zamanı beklemek yanlıştır.

Bir gün değil, yarın değil, bugün.

Eylemler otokrasiye karşı  panzehirdir.

Faşizm yorgunluğa güvenir.

İnsanların başka tarafa bakmasına güvenir.

Müdahale edemeyecek kadar  yorgun,  cesaretsiz veya çok meşgul olmamıza güvenir.

İşte bu yüzden bu gün yapabileceğiniz en radikal şey, basitçe harekete geçmektir.

Çünkü adaleti sağlamak ve işleri daha iyi hale getirmek için yaptığınız her eylem, ne kadar küçük olursa olsun, otoriterliğin mekanizmasını bozar.

Aslında, tarihte birçok örnek bunu kanıtlıyor.

Büyük sivil hak boykotlarının bazıları kapsamlı bir planla başlamadı.

Bir kafede oturan dört kişiyle veya otobüse binmemeye karar veren birkaç kişiyle başladılar.

İnsanların belirli bir günde baskı sistemine katılmama kararı almasıyla başladı.

Örneğin, 1965 yılında güney eyaletlerindeki oy hakkı hareketleri başarılı oldu, çünkü insanlar örgütlendi, lobi yaptı, yürüyüş yaptı, direndi.

Şu anda da aynı şey geçerli.

Eylem umutsuzluğun da panzehiridir.

Eylem, uzun vadede, kazanmanın yoludur.

Bir sonraki adımınızın ne olması gerektiğinden emin değilseniz, bu kanalda her hafta size nasıl mücadele edebileceğiniz,  kendi çevrenizde ve ülke çapında nasıl fark yaratabileceğiniz konusunda tavsiye ve destek sağlayan videolar sunuyoruz.

Ayrıca  “Hemen Fark Yaratmak İçin Ne Yapılır?” adlı ücretsiz kitapçığımızı da indirebilirsiniz.

Kitapçık, zamanınız veya kaynaklarınız ne olursa olsun, hemen şimdi fark yaratmaya başlamanıza yardımcı olacak pratik ve anlamlı tavsiyelerle dolu.

Peki, tehdit bu kadar büyük olduğunda eylem nasıl olmalı?

Size küçük bir sır vereceğim: Bu iş filmlerde göründüğünden çok farklı.

Demokrasiyi kurtarmak için tüm hayatını ortaya koyan ve aniden kahraman olan bir kişi yok.

Hepimize nasıl direneceğimizi söyleyecek karizmatik bir liderin ortaya çıkmasını beklemek.bu çağın tehlikelerinden biri.

Her şeyden önce, mükemmel lider yoktur ve bu tür liderler yalnızca çok nadir durumlarda ortaya çıkar.

İkincisi, doğru liderin çıkmasını bekleyerek oturursak, hiçbir şey yapmayıp faşizmin bu ülkede uzun süre kök salmasına izin vermiş oluruz.

Sıradan insanların sıradan yollarla sorumluluklar alması şu anda ihtiyaç duyduğumuz direniş biçimi.

Birkaç örnek: Göçmenlik Bürosu memurlarının baskınları nedeniyle evlerinden çıkmaktan korkan göçmenler  için eczaneden ilaç almaya gönüllü olan bir komşu.

Bir öğretmenin, okul aile birliği toplantısında, LGBTQ öğrencilerinin sınıfta güvende hissetmelerini sağlamanın önemi hakkında konuşması.

Tutuklanan protestocular için bir kefalet fonu kuran ve internet üzerinden para toplayan bir grup genç.

Güvenli bir toplantı yeri bulunamadığında, evini açan yerel bir aktivist.

Bunlar küçük jestler gibi görünebilir, ancak uzun vadede birlikte hareket edildiğinde radikal bir değişim yaratırlar.

Yürüyüşlere katılmak, kampanya yürütmek, kapı kapı gezmek, gönüllü olmak ve seçim zamanında oy kullanmak da bir eylemdir.

Ama şu anda  küçük şeyler yaparak olsa bile  hemen harekete geçmek önemli

Örneğin mahallenizde neler olup bittiğini ve neler yapabileceğinizi konuşacağınız toplantılar düzenlemek.

Başkalarıyla iş birliği içinde küçük şeyler yapmak şu anda çok büyük bir fark yaratıyor.

Yani, yaşadığınız yerdeki tek bir eyleminiz, toplumunuzda, eyaletinizde ve sonunda ülke genelinde bir kıvılcımı ateşleyebilir.

Şimdi  beklemek  tehlikeli.

Her seferinde “O telefon görüşmesini daha sonra yapacağım, o toplantıyı iki ay içinde ayarlayacağım, bir sonraki seçim dönemine kadar bekleyeceğim” diyerek türlü bahaneler buluyoruz.

Biz eyleme geçmeyi ertelerken otoriterlik güçleniyor.

Ülkemizi yönetenler, biz harekete geçmek için zaman bulmaya çalışırken durmuyor.

Trumpizm, her eyalette her gün, stratejik, amansız bir şekilde ilerliyor.

Bu yüzden harekete geçmek için en iyi zaman şimdi.

Eylem mükemmel olmayabilir, tüm cevapları veremiyor olabilir, gerekli  tüm kaynaklara sahip olmayabilir, ama  şimdi yapılmalıdır.

Çünkü liderler ve organizatörlerle yıllarca çalıştıktan sonra öğrendiğim şey şu: En büyük farkı yaratanlar, her şeyi en başında planlayanlardan çıkmıyor.

Sadece bir adım, sonra bir adım daha ve sonra bir adım daha atanlar fark yaratıyor.

Yapabilecekleri en iyi şeyi yapıyorlar ve zamanla bu şeyler  bir araya gelerek durdurulamaz hareketlere dönüşüyor.

Beklemeyin ve tereddüt etmeyin.

Her şeyden önce, kendi gücünüzü küçümsemeyin.

Bugün yapabileceğiniz en iyi şeyi yapın.

Adalet, özgürlük ve daha iyi bir ülke yolunda sadece küçük bir adım atın.

Telefon görüşmesi yapın, toplantı düzenleyin, komşularınızı desteklemek için yanlarında olun, iş yerinizde sesinizi duyurun, insanların hayatlarında gerçekten fark yaratan en az bir küçük adım atın.

Faşizm, sıradan insanlar cesaret ve azimle hareket ettiğinde hayatta kalamaz.

Sadece hiçbir şey yapmazsak hayatta kalabilir.

Tarih bizi izliyor.

Ve önümüzdeki yıllarda hepimizin cevaplaması gereken sorular var.

Bu rejimde olabilecek en kötü şeylerin olmasını önlemek için harekete geçtim mi?

Çözümün bir parçası olmam gerektiğinde orada oldum mu?

Üzerime düşeni yaptım mı?

Cevabınız evet olsun.

En iyi adımı atın.

Adalet, özgürlük, hayatta kalma ve güvenlik yolunda bir sonraki doğru adımı atın ve bunu hemen yapın.

Amerika’yı şu anda bulunduğu yerden, küllerinden yeniden yaratırsak, herkes için daha iyi bir gelecek inşa etmiş olacağız.”

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi