Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Medya sektörü her geçen gün gelişiyor.
Tam bir devrim olmasa da evrim yaşadığı gerçeğini görüyoruz.
Değişim, kaçınılmaz gerçeklerin başında yer alıyor.
Gazeteciler de ona ayak uydurmaya çalışıyorlar.
Her işte tuhaf insanlar var.
Açıkçası bu kadar karışanı, görüşeni olan başka iş var mı bilmiyorum.
Ancak çok taliplisi olan bir iştir bizimkisi.
Herkes yapmak ister.
Lakin herkes yapamaz.
** **
Hukuk bilginiz yoksa kısa sürede başınız derde girer.
Öyle ufak tefek de değil hani.
Büyük bir derde girebilir.
Neyse…
** **
Tekirdağ’da meslektaşlara bakıyorum.
Takip ettiğim gazeteciler var.
Herkesi izlerim ancak bazılarını takip ederim.
İşin tuhaf yanı, gazetecilik yaşadığı evrimle çok enteresan bir yöne gidiyor.
Gazeteciler ile reklamcılar arasında fark kalmadı.
Her gazeteci artık reklamcı oldu desek yeridir.
İstisnalar kaideyi bozmaz, onu da ayrıca belirtmek isterim.
** **
Sosyal medyada haberlerini satmak isteyen, abonelerinden para toplamaya çalışanları görünce üzülüyorum.
Haber satmak peşinde olunca, satılacak haber üretme gayretinde olan meslektaşlar ortaya çıktılar.
Maalesef sektör internette tıklama ilgi çekme haberleriyle doldu taştı.
Okuyucusunun da etkisi var.
Ancak istatistikler bizi bu yöne çekiyor.
Araştırma yapması gereken asıl gazeteciler, işyeri açılışlarında reklam kapma peşinde dolanıyorlar.
Maalesef durum budur.
** **
Reklam almadan para kazanamayan meslektaşların son kulvarıdır tanıtıcı haberler.
O da ellerinden alınırsa gazetecilik biter.
Çünkü yerelde medyadan kazanılan paralar ile hayat sürdürmek gerçekten olacak iş değildir.
Evet, sigortaları ödeniyor.
Evet, kalburüstü kişilerle görüşüyor, devlet erkânı ile geziyorlar; ancak ceplerine bakınca gezdikleriyle aynı olmadığını anlıyorsunuz.
Onlarda anlıyorlar.
** **
Özetlersek Tekirdağ için konuştuklarım, tüm ülke genelinin ufak bir resmidir.
Daha ne kadar böyle gider bilmem.
Çünkü haberci olmayan, ancak öyleymiş gibi takılan troller de yok değil.
Belirli zamanlarda ortaya çıkarlar.
Genelde gazetecilerin harman dönemidir ortaya çıktıkları dönem.
Sonra kaybolurlar.
Anlayacağınız, pasta varsa ortada vallahi çok kişi takılır ardınıza.
Velhasıl gerçek gazetecilik böyle mi oluyor?
Hayır.
** **
İşin daha da ilginç olanı, haberi okuyan insanlar başlıktan hemen sonra kimin yazdığına bakıyor.
Yani haberin öneminden çok, kimin yazdığının önemli olduğu döneme geldik.
Burada gazete isimleri değil de yazar isimlerinin kendini kanıtlamasıyla oluyor.
Yakın zamanda bireysel medyalar içinde güvenilirlik galip gelecek.
O güvenilir kişi yazmadan da kimse ortaya atılan haberlere itibar etmeyecek.
Aslında bu sistem az çok başladı.
Yakın zamanda daha da net olacak.
Saygılar…