Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tarlada buğdayın değeri düşüyor…
Ama fırında ekmeğin fiyatı terse çalışıyor ve yükseliyor.
Ahırda yem pahalanıyor…
Peki aradaki fark nereye gidiyor?
İşte milyonlarca üreticinin ve tüketicinin sorduğu soru bu.
Çiftçi, bir yıl boyunca mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun, işçiliğin altında eziliyor.
Hasat zamanı geliyor. Bu kez karşısına düşük alım fiyatı çıkıyor.
Ürününü satmaya kalkıyor, “Piyasa bu” deniliyor.
Vatandaş ise aynı gün fırına gidiyor.
Ekmeğe yine zam gelmiş.
Besici yem almaya gidiyor. Yemin fiyatı yine artmış.
O zaman ortada büyük bir çelişki var.
Buğday ucuzluyorsa ekmek neden pahalanıyor?
Arpa değer kaybediyorsa yem neden zamlanıyor?
Bir yerde bir hesap tutmuyor.
“Piyasa ekonomisi “deniliyorsa bu kural, herkes için geçerli olmalı.
Hammaddenin fiyatı düşerken nihai ürünün sürekli zamlanması normal kabul edilebilir mi?
Eğer maliyetler gerekçe gösteriliyorsa, o zaman neden üreticinin maliyetleri dikkate alınmıyor?
En büyük yükü, yine çiftçi taşıyor.
Çünkü zararına üretim yapan çiftçi, ertesi yıl aynı ürünü ekmekten vazgeçiyor.
Bugün buğday üreticisinden vazgeçen bir ülke, yarın ekmeğini ithalatla güvence altına almaya çalışır.
Bu da sadece çiftçinin değil, 85 milyonun sorunudur.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasadaki etkisi yeterli mi?
Üretici neden tüccarın insafına bırakılıyor?
Hasat döneminde fiyatları dengeleyecek mekanizmalar neden zamanında devreye girmiyor?
Bu soruların cevabı verilmeden her yıl aynı tartışmayı yaşamaya devam edeceğiz.
Tarım sadece üreticinin sorunu değildir.
Tarım, milli güvenlik gibidir.
Çünkü buğday olmayan ülkede ekmek de olmaz.
Ve unutulmamalıdır…
Çiftçinin kazanamadığı yerde, ne tüketici ucuz ekmek yiyebilir ne de sofralarda bereket kalır.
Bu nedenle sorun, sadece buğday fiyatı değildir.
Sorun, tarladan sofraya uzanan zincirin, hangi halkasında adaletin kaybolduğudur.
Bugün cevap bekleyen soru da tam olarak budur…
Buğday ucuzlarken ,”ekmek”, neden pahalanıyor?