Reklam

“ANAYASANIN YAPIM SÜRECİNE ÇOCUKLAR DA KATILMALI”

“ANAYASANIN YAPIM SÜRECİNE ÇOCUKLAR DA KATILMALI”
Yayınlama: 18.10.2025
A+
A-

 

 

 

Bugün bir kitaptan söz etmek istiyorum. Sadece Türkiye’nin değil; Avrupa’nın da önde gelen anayasa hukukçularından kabul edilen İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun 2018 yılında yayınlanan Çocuklar ve Anayasa adlı kitabından.

Nedir kitapta söylemek istediği?

Şu satırlar “Çocuklar Bağırsın Ama Telefonlar Sussun” başlıklı önsözden:

            “Son iki yıldır yoğunluk kazanan ülke genelindeki anayasal bilgilenme toplantıları sırasında gözüm gençleri, ama daha çok çocukları aradı hep. Tek tük de olsa, çocuk veya torunlarıyla gelen ebeveynler, çocuklar ağladığı veya bağırdığı ya da sıkıldığı sırada çoğu zaman harekete geçer: Ya susturmaya çalışırlar ya da dışarıya çıkarmaya. En azından, etrafındakilerin bakışlarına muhatap olurlar.

            “O sırada, konuşmama çok yoğun biçimde odaklanmış olsam da ‘bırakın bağırsın, bırakın ağlasın’ der ve çocukla tanışmaya çalışırım: Burak, Ece, Muhammet ve daha onlarcası. ‘Bakın ben sizin için konuşuyorum; benim gibi kır saçlılar için değil,  çünkü anayasa, çocuklar ve gelecek kuşaklar için’ vb. sözler, ortalığın dinginleşmesine yetiyor; kuşkusuz şunu da ekleyince: ‘Çocukları değil, telefonlarınızı susturun, yeter.’”

Kitabın başka bir yerinde de anayasal hakları bilmenin herkesin hakkı olduğunu söyledikten sonra şöyle devam ediyor:

            “Kuralların konulması ve uygulanmasını denetleyen makamlar da, kaynağını anayasadan alır. Bunları bilmek herkesin hakkıdır. Ama çocuklar için daha önemli; çünkü kuralların konulması ve uygulanması sürecine çocuklar katılamamakta, ama bunlar, çocukların geleceğini belirleyici olmaktadır.

            “Anayasal bilgilenme hakkı yeterlideğildir. Çocuklar, anayasanın değiştirilmesi ve yapım sürecine de katılmalı; anayasanın uygulanması ile çocuklar ilişkilendirilmelidir.

            “Bu nedenle, çocuklar için anayasa üzerinde düşünürken, sadece anayasaya çocuklara özgü maddelerin yazılması değil, aynı zamanda yapım ve uygulanma aşamalarında da çocukları söz sahibi kılma yolları araştırılmalı.”

Görüldüğü gibi bizler çocukları adam yerine bile koymaz, aklı bir şeye ermez olarak bilirken, Prof. Kaboğlu anayasa yapım ve uygulama süreçlerine onların da katılmasını öneriyor.

Şu satırlar da Çocuklar İçin Anayasa ve Anayasada Çocuklar başlıklı bölümden:

            “Bir toplumda çocukları ve gençleri dinlemek, çocuk ve gençlere verilen değerin göstergesidir. Çocukları ve gençleri demokrasinin öznesi durumuna getirmek, yetişkin yurttaşlar kadar çocuk haklarına dayalı çocuk politikasının da gereğidir.

            “Katılımcı anayasa yöntemine çocuklar da dâhil edilmelidir. Anayasa önerisi, tartışması ve kabul süreçlerine çocuklar, temsilcileri yoluyla da olsa katılmalıdır.”

Ne dersiniz, çocuğu bu denli “yetişkin yurttaş” olarak gören bir anlayış karşısında şapka çıkarılmaz da ne yapılır?

([email protected])

 

 

Marka Flower Çiçekçi