Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
CHP İlçe Yönetimleri, üyelerin siyasi eğitimleri konusunda daha proaktif olmalıdır.
Proaktif olmak, olayları kabullenmek yerine, önceden düşünerek harekete geçmek ve süreci yönlendirmek şeklinde açıklanabilir.
NEDEN ÖNEMLİ ?
Birinci neden: Üyelerin eğitimi partinin başarısı için önemlidir.
Adil, laik ve iyi yönetilen bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz.
Bunun için CHP’nin iktidar olması gerektiğini düşünüyoruz.
İktidar olmak için seçmenleri ikna edip seçimi kazanmak gerekiyor.
Anketlerde hala anlamlı bir fark yaratamadık.
İkna etmek için de siyasi donanım gerekir.
İş arkadaşımız, apartman komşumuz, kahvede oyun arkadaşımız gibi, çevremizdeki seçmenlere programımızı, sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmamız lazım.
Üyeler, bilgili, iletişim konusunda becerikli, davasına inanan kişiler olmalı.
İkinci neden: Eğitim ilçe yönetimlerinin temel görevlerinden biridir.
Üyelerin eğitim ihtiyacını en iyi bilen, onlara en yakın olan ilçe yönetimidir.
Eğitim, üyeler ile bağ kurmanın en samimi yoludur.
İlçe yönetiminin başarısı ve bu başarının sürdürülmesi üyelerle kurulan bağa bağlıdır.
Yıllarca il, ilçe başkanlığı yapan, ama ön seçimlerde düşük oy alanlar oldu.
Anlaşılan, bu arkadaşlar yönetimdeyken, üyelerle iyi bağlar kuramamışlar.
Partide yükselmenin yolu Ankara’da değil üye tabanında aranmalı.
İlçe yönetimin hedefi üyenin kalbine ve aklına girmek olmalı.
Üçüncü neden: Parti Okulu verimsiz ve etkisizdir.
Parti Okulu, ne yazık ki, 2012-13 yıllarındaki performansını bir daha yakalayamadı.
Tüzükte ve yönetmelikte Parti Okulunun amaçları, yapacağı işler çok güzel anlatılıyor.
Ama bu anlatılanlar pratiğe çok yavaş dönüşüyor.
Örneğin, Süleymanpaşa’da, 14 yılda olsa olsa, 100-150 üyeye Temel Siyasi Eğitim verilmiştir.
Parti Okulu’nun 2025’te geliştirdiği yeni eğitim modülleri de eleştirilebilir.
Bilgiyi daha etkili ve kalıcı sunan modeller bulunmalı.
İlçe yönetimleri kendi çevrelerinde ihtiyaçlarına uygun eğitim programları geliştirmeli ve uygulamalı.
İlçe, Parti Okuluna yardımcı olmalı.
Partinin genel hastalığı olan “merkeziyetçi” yönetime ve “her şeyi biz biliriz” anlayışına tepki göstermeli.
NE YAPABİLİRİZ?
-Önce bir Çalışma Grubu kuralım.
Yönetim kurulu, Çalışma ve Yazışma Yönetmeliğinin 16. Maddesine göre, üyelerinden ve uzmanlardan oluşan çalışma grupları kurabilir.
Parti Okulu, kendisi dışında yapılan çalışmalarda “eğitim” sözcüğünün kullanılmasını istemiyor.
O nedenle çalışma grubuna “Üye Geliştirme Programı” gibi bir isim bulalım.
Böylece kimseyi incitmeden, kurallara uygun bir şekilde destekleyici çalışmalar yapabiliriz.
-Bir eğitim planı yapalım, hedef grupları belirleyelim. Öncelikle bir farkındalık yaratmak için 4-5 konu saptayalım.
– Saatler süren eğitimler yerine, Yönetim Kurulu, Kadın ve Gençlik Kolları toplantılarının ilk 15 dakikasını “mini-eğitim” seanslarına dönüştürelim
-Eğitimler sadece bilgi aktarmakla kalmamalı, “proje nasıl hazırlanır?”, “eleştirel düşünce nedir?”, “kapı ziyaretinde nasıl konuşulur?” gibi becerileri de çalışalım.
-Yeni katılan üyeler için her ay düzenli “Oryantasyon” eğitimleri yapalım.
-Ankara’nın gönderdiği, pahalı kağıtlara basılmış, sonunda çöpe atılan broşürler yerine, üyelerin gerçekten yararlanacağı bilgi notları hazırlayalım.
-Eğitici videolar, oyunlaştırma, Sokratik yöntemler, flipped classroom gibi yöntemler deneyelim.