Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Geçen hafta, “Herkese Bilim Teknoloji” dergisinde, “Yerelin Yerelle Kalkınması” başlıklı bir yazı çıktı.
Yazar Müfit Akyos’un verdiği kaynakları takip ederek, belediye meclisi üyeleri için hazırlanmış “Community Wealth Building” başlıklı bir rehber / kılavuza ulaştım.
“Yerel Zenginlik Oluşturmak” olarak çevirebileceğimiz kılavuza göre bu yöntem, paranın dışarıya akıp gitmesini engelleyecek ve yerel kaynakların yine o bölgenin insanı için harcanmasını sağlayacak bir ekonomik yaklaşım.
YEREL ZENGİNLİK OLUŞTURMANIN BEŞ TEMELİ
Kılavuza göre yerel zenginlik oluşturmanın beş temel direği şöyle:
4.Yerel arazi ve gayrimenkul geliştirmede kamu kontrolü: Topluluklarda zenginlik oluşturmak için arazi ve konut varlıklarının seferber edilmesi, spekülasyon ve rant ile mücadele
SÜLEYMANPAŞA’DA NASIL UYGULANABİLİR?
Süleymanpaşa, tarımıyla, limanıyla ve üniversitesiyle büyük bir potansiyele sahip.
Ancak şehrimize yatırımlar gelse de, bu paranın bereketi esnafın cebine ya da gencin iş imkânına tam yansımıyor.
İlçemizde belediye, üniversite ve hastaneler gibi büyük bütçeli kurumlar var.
Bu kurumlar her yıl milyonlarca liralık mal ve hizmet alıyor.
Kılavuz, bu ihalelerin uzak şehirlerdeki dev şirketlere gitmesini önlemek için, şartnamelerin küçük esnafın ve kooperatiflerin girebileceği şekilde parçalara bölünmesini öneriyor.
Eğer Süleymanpaşa Belediyesi ya da üniversite, gıdasını köylümüzden, mobilyasını sanayideki imalatçıdan alırsa, vergi olarak verdiğimiz para yine bizim mahallemize döner.
***
Süleymanpaşa bir tarım bölgesi.
Ancak çiftçimiz ürününü satarken, aracılar nedeniyle emeğinin karşılığını tam alamıyor. Rehberdeki “demokratik mülkiyet” kavramı tam burada devreye giriyor.
İlçemizde belediye destekli, siyasetten uzak, sadece üreticinin ve çalışanın yönettiği güçlü kooperatifler kurulmalı.
Kirazımızdan üzümümüze, sütümüzden peynirimize kadar her ürün bu kooperatifler aracılığıyla doğrudan tüketiciye ulaşmalı.
Bu sayede hem halk ucuz gıdaya ulaşır hem de üreticimiz güçlenir.
***
İlçemizde Ortaca Köyündeki ilkokul binası, eski SSK Hastanesi, eski Çarşı karakolu gibi boş duran binalar, eski depolar veya değerlendirilmeyen araziler var.
Rehber, bu gibi yerlerin rant için satılması yerine “Toplumsal Mülkiyet” olarak kalmasını öneriyor.
Bu alanlar, mahallelinin ortak kullanacağı atölyelere, gençlerin yazılım öğreneceği merkezlere veya mahalle mutfaklarına dönüştürülebilir.
Yerel yönetim, önce bir şekilde sahiplenerek, bu mülkleri düşük kiralarla yerel girişimcilere açıp mahalle ekonomisini canlandırabilir.
***
Rehber, yerel paranın ve fonların yine o bölgede yatırıma dönüşmesini, yerel bir yardımlaşma sandığı veya esnaf dayanışma fonu benzeri bir yapı kurularak, büyük bankalar yerine yerel döngüden gelen kaynakla girişimcilerin desteklenmesini savunuyor.
Bu arada, çalışanlarının söz sahibi olduğu bir banka olarak Türkiye İş Bankası örneği verilebilir.
***
İlçemizdeki en büyük sorunlardan biri de işsizlik değil, “güvencesiz ve düşük ücretli” işler. Rehber yöntem olarak, örneğin, belediyenin işbirliği yaptığı her şirketten “yaşanabilir ücret” ve “yerel personel çalıştırma” garantisi almasını şart koşuyor.
Yani bir şirket Süleymanpaşa’da iş yapacaksa, önce bu ilçenin gencine iyi şartlarda iş vermek zorunda kalacak.
***
Rehbere göre bir ilçenin zenginleşmesi için dışarıdan mucize beklememize gerek yok.
Parayı ilçede tutacak, esnafı kollayacak ve toprağa sahip çıkacak bu “yerelci” modelle, daha adil ve herkesin payını aldığı bir şehir inşa edilebilir.
Rehber kısaca, eğer ekonomi halk için, halkla beraber yönetilirse, kazananın sadece bir avuç zengin değil, bütün ilçe olacağını iddia ediyor.
KAYNAKLAR
Yerel Zenginlik İnşası Kılavuzu: https://peoplesmomentum.com/wp-content/uploads/2022/04/CWB_MTM_11_April.pdf.
Demokratik Ekonomi: https://thenextsystem.org/elements