Reklam

  ŞEHRİN TAMAMINA DEĞMEYEN HİZMET, HİZMET MİDİR?

Yayınlama: 27.02.2026
A+
A-

   

 

 

Bir cadde, bir sokak onarılıp törenle açılıyor. Fotoğraflar, demeçler, bolca veriliyor. Arka veya yan bir sokağa dönerseniz üşenmeyip; bir çukur, bir kırık taş veya çirkinlik kol gezen bir yer…

 

İşte orada başlıyor mesele! Yahu, Tekirdağ bir bütündür! Muratlı Caddesi bütündür! Kolordu Caddesi ve çevresi bütündür! Ördeklidere Caddesi bir bütündür…

 

Bütün olan sadece onlar değildir. Şehir dediğimiz yer, sadece tabelası olan bir yer değildir. Şehir, sabah işine giden işçinin, memurun, esnafın bastığı kaldırımdır. Akşam pazarından dönen Ayşe, Fatma teyzelerin ayağını takmamaya çalıştığı taştır, tümsektir…

 

Bakıyorsunuz, bir dönem Hüseyin Pehlivan Caddesi, Mumcu Çeşme Caddesi yenileniyor. Başka bir dönem gelip, başka bir bulvara, caddeye veya sokağa dokunuyor.

 

Fakat arada kalan yüzlerce sokak; dokunulsun, yenilensin diye boşu boşuna bekler… Sessizce; yorula yorula, insanlara eziyet ede ede…

 

Gözümüzün önünde merkezimizde bulunan en büyük caddelerinden birinde, kaldırım taşları artık hizmet vermekten öte bir görüntüye büründü. Sanki geçici bir yerleşim alanı gibi; düzensiz, kırık ve yamalı…

 

Yağmur yağdığında küçük gölcükler, güneş açtığında toz… Bir cadde veya bir mahalle pırıl pırıl yapılırken, diğeri kan ağlıyorsa, orada hizmet değil adalet eksiktir…

 

Hizmet bir yarış değildir ve olmamalıdır! Bir öncekinin yaptığını silmek değil, yapılan işe değil egoya hizmet eder. Bir caddeyi, bir sokağı vitrin yapmak çok kolaydır. Bütün mesele, bütün şehri ayağa kaldırmaktır; bu ise büyük irade ister.

 

Şehir denen yer, parça parça yönetilmez; yönetilmemelidir. Parca parça dokunulan şehir, tıpkı Tekirdağ merkezi gibi parça parça yıpranıp; şehir kültürü parçalanır haldedir; görmüyor musunuz?

 

Yıllardır kırık kaldırımlarıyla, binlerce insanın geçmeye çalıştığı, kim bilir kaç yaşlı insanın, çocuğun kırık kaldırım taşlarına takılıp düştüğü Muratlı Caddesi bile hizmet anlayışının zayıflığı için kâfi bir yeterlilik içindedir…

 

Bu durumda bu konuda hizmet verecek kurumlara güven azalıyor. Vatandaşın kurumlara, devlete bakışı bile zedeleniyor! Nasıl olsa duymazlar, dinlemezler düşüncesi neredeyse her mahallede yerleşik bir pasif insan kitlesine dönüşmüş bir haldedir!

 

Duymayan, görmeyen Belediye amirlerine soruyorum, diğer zamanlar bıkmadan sorduğum gibi:

 

Muratlı Caddesi yıllardır yorgunsa, yüzlerce sokak bekliyorsa, bir mahalle ışık içindeyken, diğeri karanlıksa, biz gerçekten hizmetten söz edebilir miyiz?

 

Hizmet denen şey “hat” veya seçilmiş bir güzergâh mıdır? Bir dönemlik iz hiç değildir!

Hizmet, bir”satıh”tır. Görünmeyen yerleri de kapsayan yüksek bir bilinçtir. Arka sokakta yaşayanın da onurunu koruyan bir anlayıştır.

 

Şehirde yaşayan herkes eşit vergi veriyor. Eşit oy kullanıp, eşit umut taşıyor. O halde eşit kaldırım istemek ayıp mı? Bir belediye başkanı bir sokağı pırıl pırıl yaparken, başka mahallede insanlar temiz kaldırıma, çukursuz yola hasretse, orada eksik bir bütçe değil, eksik bakış açısı vardır.

 

İsim bırakmak çoktur ama iz bırakmak çok zordur. Gerçek hizmet ise dille değil, dua ile anılır.

 

Uyuyan beyler; evet biraz yüksek sesle söylüyorum! Bu şehir sizin döneminizde başlamadı. Sizin döneminizde bitmeyecek. Ama sizin döneminiz, adaletle anılabilinir.

 

Ya şehir bütün olacak, ya da hep eksik kalacak… Bizler, eksik bir şehir istemiyoruz! Yamalı bir yönetim anlayışı da istemiyoruz! Eğer mücadele verilecekse her sokakta verilsin. Eğer hizmet yarışı olacaksa şehrin tamamı koşsun.

 

Sadece bir caddeyi değil, bir anlayışı yenileyin…

Marka Flower Çiçekçi