Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
(Şarköy Camikebir Doğanspor )
Telefonum çaldı, arayan numara yabancıydı açtım.”Abi” dedi ses,”Biz bir kulüp kurduk. Telefonunu Hoşköy Muhtarı Emine Açar’dan aldım.” Emine Hanım’ı yıllar önce Hoşköy Hora Feneri için verdiğimiz mücadelede tanımıştım. O zamanlar da spora verdiği önemi; gençleri bir yerde hareketin, mücadelenin içine çekme gayretini görmüştüm.
Telefonun ucundaki sesin sahibi Umut Bülbül,Tekirdağ İkinci Amatör A Grubu’nda mücadele eden Camikebir Doğanspor’un başkanı ve sesindeki heyecan,konuştukça daha da belirginleşti.Kurdukları kulübün daha ikinci yılında ve samimi bir gayret içinde oldukları anlaşılıyor.
Bu zamanlarda amatör de olsa kulüp kurmak, herkesin cesaret edeceği, taşın altına elini koyacağı bir iş değil. Tüm mahallenin, oradaki insanların medeni cesareti, spora olan susamışlıkları çok fazla olmalıdır.
Spor kulübü kurmak, sadece saha çizmekten ibaret olmadığını biliyoruz. Sadece forma almaktan da ibaret değildir… Deftere borç yazmak, akşam olunca evde sessiz kalmak, bazen cebinden vermek, çoğu zaman da görünmeden yük taşımak…
Camikebir Doğanspor böyle bir yerde doğdu. Bir mahallenin içinde… Bir iddianın değil, bir ihtiyacın sonucu olarak. Mahallelerde gençlik çok hızlı büyür. Enerji çoktur ama yön azdır. Ve biri çıkıp “gelin buraya” demezse, hayatlar ve enerjiler başka yerlere savrulur…
Şarköy Camikebir Mahhallesi’nde birileri çıktı. Birisinin adı Umut Bülbül (Kulüp Başkanı),diğerinin ise, Hasan Pekcan (Kulüp Başkan Yardımcısı)
Camikebir Doğanspor,”Biz Romanız” diye bağırarak kurulmadı.”Buz buyuz” diye de anlatılmadı. Zaten mesele de bu değil! Mesele şu:
Bir topun peşinde koşarken, hayatın peşinden savrulmamak! Çünkü spor, gençleri sadece sahaya çıkarmaz; onları birçok dertten de uzak tutar.
Boşluklardan, yanlış alışkanlıklardan, erken kırılmalardan… Spor, bir genci meşgul etmez sadece; onu korur.
Sahalara bakınca bunu görüyoruz. Gol atan birinin sevinci var. Ama tek başına değil. Sarılma, omuz, ter, birlik var. Tribünde insanlar var; ayakta duranlar, sessizce izleyenler. Çocuğunun dizlerine bakıp da “Bir şey olmasın” diye dua eden anneler var.
Ve bir bayrak var. Kırmızı beyaz renklerde; Şarköy Camikebir Doğanspor’un o bayraktan esinlenerek seçtiği forma rengi; tüm ülkemizin, milletimizin önünde eğilip sarıldığı inancın, büyük yürüyüşün renkleri…
Bu kulübün felsefesine, Başkan Umut Bülbül ve Başkan Yardımcısı Hasan Pekcan’ın ifadelerine baktığımda, sadece “maç kazanalım” diye kurulmadı.”Gençleri kaybetmeyelim” diye onurlu bir dava için kuruldu.
Hasan Pekcan’ın cümlesi o yüzden çok kıymetli; “ Bizim için önemli olan sadece maç kazanmak değil, gençlerimizi kazanmak.”
Bir ülkede, bir şehirde, bir mahallede gençleri kazanmak, puan tablosundan daha zor iştir. Ve çok daha değerlidir…
Camikebir Doğanspor yöneticileri, bu yükü alkış için taşımıyor. Kuru övgüler içinse hiç değil. Onlar, bir çocuğun akşam eve daha umutlu dönmesi için bu sorumluluğu omuzluyor.
Ama bu iş, bu sorumluluk, yalnız bırakılacak bir iş değil. Buradan küçük ama sahici bir satır düşüyor satırlara:
Bu emek, sadece övgü cümlelerinde kalmasın. Şarköy’ün, Tekirdağ’ın spora inanmış insanları; bir el uzatsın! Bir omuz versin! Bir gönül koysun bu işin ucuna…
Bu yazı, bir bağış çağrısı değil! Bu, yaşadığımız yerlere gönül borcu ödeme çağrısıdır. Bir aile ortamı deniyor ya… Evet, ama süslü bir laf değil burada. Aile, birbirini kollamak demek! Birinin ayağı burkulunca, ötekinin maçı unutması demek!
Roman kimliği bu mahallenin gerçeği… Ama bu yazı, kimliği vitrine koymak için yazılmadı. İnsanı merkeze almak için yazıldı. Çünkü sporun dili evrenseldir. Top herkes için yuvarlaktır. Çizgi herkes için aynıdır.
Ve emek, hangi mahallede olursa olsun aynı terle akar. Camikebir Doğanspor, sadece bir kupanın peşinde koşmuyor. Ama bir şeyin peşinde koşuyor: Daha düzgün bir hayatın…
Bir baba “benim oğlan da gitse mi?” desin diye. Bir anne “orada güvende mi?” desin diye. Bir genç “belki ben de yapabilirim” diye düşünsün diye bu yazıldı.
Ve en çok şunun için: Bu ülkede hâla küçük ama sahici işlerin yapıldığını unutmayalım diye… Camikebir Doğanspor’a başarı dilemek yetmez! Onlara yol açıklığı dilemek gerek. Ve o yolda, yalnız yürümemelerini sağlamak…
Çünkü bu yol, sadece bir saha çizgisi değil. Bir insanlık çizgisidir… Ve o çizgide kaybolmayan herkes kazanır.
Birbirine inanmış bu insanları, başkanları Umut Bülbül’ün de dediği gibi “En büyük gücümüz, mahallemizin birliği ve beraberliğidir. Sporun birleştirici gücüne inanıyoruz.” Felsefeleri için gönülden alkışlıyorum…