Reklam

                             RÜYADA GÜLLER, DİLDE KRİŞNA

                             RÜYADA GÜLLER, DİLDE KRİŞNA
Yayınlama: 06.04.2026
A+
A-

 

 

 

Erkin Koray…

O,bir ses, bir yol, bir isyandı.

Onun için, bilgeydi sözünü söylemek çok yerinde olur.

Müziği ticaretin değil, hakikatin peşindeydi.

Bugün Kanada’nın uzak bir köşesinde, yabancı toprağın sessizliğinde uyuyor ama sesi buradadır; rüzgârla, gitar tınısıyla, bir duayla:

 

“Hare Krişna, Hare Rama…”

 

O,müziği para kazanmak için değil, kendi ruhunu aramak, yapay ve bol makyajlı dünyamızın kirlerinden arındırmak için yaptı. Kimisi onu “Rock’un babası” dedi, kimisi “ Delidir bu adam” dedi.

O,her şeyden önce insandı. Kalbiyle düşünen, kulağıyla dua eden bir insan. Ne Doğu’ya tam aitti, ne Batı’ya.

Bir ayağı Bağdat Caddesi’nde, diğeri Himalayalar’daki bir tapınakta gibiydi. Belki de bu yüzden, herkesin içinde biraz Erkin Koray vardır.

 

“Hare Krişna” şarkısı onun seslendirdiği bestesinin yanında bir duruş şekliydi. Bir iç yolculuk…

Bu mantra, Hint inancında Tanrı’nın sevgisine sesleniştir:

 

“Hare” ilahi enerjiyi,

“Krişna” sevgiyi,

“Rama” içsel huzuru anlatır.

Kısacası Erkin Koray kendi dilinde şunu söylüyor olabilir:

 

“Ey sevgi, ey yaşam, ey huzur, bana gel; ben de sana geleyim.”

 

Bu sözleri yabancı öğretilerden değil, Anadolu’nun o derin kültüründen, ruhundan doymuş olabilir!

Yunus Emre’nin “Sevelim, sevilelim” deyişiyle, Mevlana’nın “Gel ne olursan ol” çağrısıyla aynı kaynaktan…

Sadece dili değişmiş, özü hep aynı.

Erkin Koray o özü bulmuştu; gitarın tellerinde, rüyanın içinde ve halkın sesinde.

 

Düşünde güller açar, bir sevgili gelir, elini uzatır…

Sevgili bazen bir insan olur, bazen Tanrı, bazen de hayatın kendisi.

Erkin Koray’ı sesiyle, sanatıyla dinlerken, herkes kendi rüyasına gider.

Onu, çoban da anlar, filozof da.

Çünkü o,”Herkesin kalbinde aynı melodi-tını vardır” felsefesiyle, şarkıları, şarkı sözleri bunu anlatır gibiydi.

 

Bugün o ses, o sesleniş halen duyuluyor. Kimi arabasında, kimi yalnız dinler, kimi de sahilde.

Ama Erkin’in sesinin duyulduğu her yerde aynı huzur hissediliyor:

 

Krişna’nın duasını Anadolu’nun dilinden üflüyor adeta.

 

Şunu biliyoruz:

 

Erkin Koray, bu dünyada bir “rock yıldızı” olarak değil,

Bir “Hakikat arayıcısı” olarak yaşadı ve geçti. Ne popülerlik, ne de sahne ışığı. Sadece ve sadece insanın özünü, gönüllü oluşunu dinledi. Özgün olana her daim aç bir sanatçıydı.

 

Belki şimdi, Kanada’nın serin toprağında, bir elma, bir çam, belki de bir kavak ağacının köklerine, yapraklarına karışmış bir müzik var orada. Belki de rüzgârın her estiğinde:

“Hare Krişna,Hera Rama…”

 

Ve biz burada, bir yerlerden gelen bir sesle onun rüyasını hatırlıyoruz.

Bir bahçede güller açıyor yine. Bir ses çok uzaklardan geliyor ve sanki şöyle ses veriyor:

“Şunu bilin ki unutmadım… Çok sevdim, inanın ki…”

 

Evrensel sevgiyi cebe koymuş insanların kendi milletini, vatanını da saf bir sevgiyle sevmesi ne muhteşem bir sessizlik çığlıdır kim bilir; kâinatla birlikte belki de dans edecek derece büyük, sonsuz ve büyülü bir şey…

 

 

Marka Flower Çiçekçi