Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu da oldu Türkiye’de. Aynı siyasî partiye mensup iki belediyeden biri diğerini
mahkemeye verdi.
Sebep?
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, eskiden otogar olarak hizmet veren alanı
koşullu olarak Süleymanpaşa Belediyesine devrediyor.
Koşul ne?
Alana hizmet binası yapılması.
Belediye ne yapmış?
Arazinin bir bölümünü çocuk hizmet binası, yani çocuklar için de
değerlendirmek istemiş.
Vay, sen misin bunu yapan!
Büyükşehir Belediyesi Süleymanpaşa Belediyesine dava açmış. Hem de aynı
siyasî partiden oldukları hâlde. Yani ikisi de CHP’den olmasına rağmen.
Bir an için varsayalım ki bu belediyeler iki ayrı partiden. O zaman bile “Ne var
bunda? Belediye, kendisi için devasa bir hizmet binası yapmak yerine, onu biraz
küçük tutarak araziye bir de çocuk gelişim merkezi inşa etmek istemiş. Kötü mü
yapmış?” demez misiniz?
Mahkemelik oluşun bir de aynı partiye mensup iki belediye arasında meydana
geldiğini düşününce dava açmanın tam da Aziz Nesin’lik bir olay olduğunu düşünmez
misiniz?
Oysa büyük bir hizmet binası inşa etmek yerine onu biraz küçük tutarak
yanına bir de çocuk gelişim merkezinin inşa edilmesi, yani çocuklar için de
değerlendirilmesi dava edilmeyi mi hak eder, takdir edilmeyi mi?
Bu bir yana, başkanlardan birinin partiden ihraç edilmesi bile tartışılmaya
başlanmış.
İyi de bütün bunlar olup biterken CHP İl Başkanı neredeymiş? İki belediye
başkanını bir araya getirerek uzlaşmalarını sağlayamaz mıydı? Yoksa çalıştı da
sağlayamadı mı?
Neresinden baksanız CHP adına üzücü bir gelişme. Başkan Yüceer’den hâlâ
bir açıklama gelmemiş olması ise ayrı bir garabet örneği.
Özgür Özel gece gündüz demeden çırpınıp dursun.
SAYIN NALLAR, TEKİRDAĞ’DA ÇOCUK YOK MU?
6 ile10 Mayıs günleri arasında 3. Kakava Hıdırellez Şenliği var.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, halka yaptığı davetin bir
yerinde “Kakava ve Hıdırellez coşkusunu bu yıl da Süleymanpaşa’mızda hep birlikte,
omuz omuza yaşayacağız” dedikten sonra şöyle devam etmiş:
“7’den 70’e tüm vatandaşlarımızı aramızda görmek istiyoruz.”
Benim gibi 70’i geçmişleri bir yana bırakıyorum. Beş günlük programda
çocuklar için de bir etkinlik aradım ama meğer gözlerimi boşuna yormuşum. Bakalım,
çocuklar ne zaman gelecek aklımıza.
Büyüdüklerinde mi?