Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hayatta az veya çok acı çekmeyen insan yoktur. Ben bu yaşıma kadar tanık olmadım. Eğer bir kimse bugüne kadar acı çekmemişse yarınlarda da çekmeyecek demek değil. Dikensiz gül bahçesi diye bir şey yok çünkü. Hayatsa zaten dikenlerle dolu. O dikenler de insanın eline batmak için varlar. Bir de ne demişiz; hamama giren terler. Dolayısıyla her insan zorluğu da, acıyı da tatmaya mahkûmdur.
Nitekim benim de çok zor ve acılı geçen günlerim, hatta yıllarım oldu. Ama hiçbir zaman pes etmeyi aklımdan geçirmedim. Gün oldu, hakem dokuza kadar saydı ama on dedirtmedim. Acıyı acı olmaktan çıkaran formülü bulmuştum çünkü. Neydi o? Acıyla ilgili anlayışımı, bakış açımı değiştirmek. Bunu o günlerde yazdığım şu dizelerimde bulabilirsiniz:
Bırak öğütülsün talihin acının çarklarında
Fırtınalar kayaya çalsın acımaksızın
Balçık da çarpıla çarpıla sertleşir türdeşim
Ancak sert topraklara sağlam temel atılır
Korkma, yüklen acıları, yüklen kardeşim.
Yatır gitsin ham benliğini örsün üstüne
Balyoz insin her an durmaksızın
Acıyı, ıstırabı, sabrı bürün üstüne
Çatlamayan tohum yeşermez
Demir çelikleşmez gereği olmaksızın.
Acının yıldırımları aydınlatsın yolunu
Kederler, elemler çiçek açsın bahçelerinde
Koyver, kilit üstüne kilit vurulsun
Pas tutsun neş’e, kelepçelerinde.
Eğer ruhunda eritebilmişsen acıyı
Barış içinde yaşıyorsan onunla
Acı, acı olmaktan çıkar türdeşim artık
Ve acı o zaman dağları deler, dönüşür varır
Hem yüreğe haz, hem ekmeğe katık.