Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Sokak Çocukları
Sokak hayvanlarına acıdığımız kadar dahi acımadığımız, onlarla ilgilendiğimiz kadar dahi ilgilenmediğimiz… “Vah vah!” dediklerimiz, “Ayy, ne kadar da pis!” deyip geçtiklerimiz, unuttuklarımız, horladıklarımız, yapayalnız, kimsesiz, güvencesiz, aç, susuz, günahsız, umutsuz evlatlarımız! Bizim evlâtlarımız. Oysa kim bilir yüreklerinde ne güzel duygular, beyinlerinde ne büyük fikirler, ne renkli hayâller taşıyan çocuklarımız. Sayıları 2016 yılında 200 bin iken son on yılda dört kattan fazla artmış çocuklarımız. Sadece bizlere zarar verdiklerinde haber olan çocuklarımız!
Çocuk Yüzleri
Hiç düşündünüz mü, neden çocukların yüzü masumdur da bizimkiler değil? Çünkü onlar Allah’ın yarattığı gibidirler. Hiç bozulmamışlardır. Bizlerse o noktadan çoktan uzaklaşmış insanlarız. O nedenledir ki çocukları sevmeyen kimse masumiyeti sevmiyor demektir. Öyleyse o kötü bir insandır.
Büyük Zaferimiz
Ana döver
çocuk bakar
baba söver
çocuk şaşar
Çocuğun yüreğinde dünyalar kanar.
Güçlünün güçsüze el kaldırmasıdır bu
ve de aman diyene kılıcın kalkması
büyük balığın küçük balığı yutması
Ve nihayet
büyük zaferi aczin
kaba kuvvetin
şiddetin.
Çocuğa El Kaldırmak
Çocuğa el kaldırdığında masumiyete, saflığa, güzelliğe, günahsızlığa, en temiz ruha, en temiz kalbe, kısacası Allah’ın en sevgili kuluna el kaldırmış oluyoruz. Bunun üzerinde biraz düşünün derim.
Nedir Şu Çocuklarımızın Bizden Çektiği?
Düşünmeye, konuşmaya değil; düşünmemeye, konuşmamaya teşvik ederiz. Onlara arabamızdan, evimizden, magazin dünyasından, dizilerden, maçlardan, sosyal medyadan, dedikodu yapmaktan daha az vakit ayırırız. Kendimizi eğitmeden onları eğitmenin peşine düşeriz. Geleceklerini düşünelim derken bugünlerini unuturuz. Onları dinlemeyiz ama onların bizi dinlemelerini isteriz.
İyi de ağam, nasıl olacak bu iş?