Reklam

15 Milyonluk Ceza… Peki Soluduğumuz Hava Geri Geldi mi?

Yayınlama: 06.08.2026
A+
A-

Tekirdağ , yine rakamlarla gündemde.

15 milyon 266 bin 825 lira ceza…

Tam 29 işletme, çevre mevzuatını ihlal etmiş.

12 işletmenin faaliyetleri durdurulmuş.

Kâğıdın üzerinde her şey mükemmel görünüyor.

Denetim var…Ceza var…Mühür var…Peki ya temiz hava?

İşte onu rakamlarla ölçemiyorsunuz.

İnsanın aklına şu soru geliyor:Bu işletmeler bir sabah uyanıp mı çevreyi kirletmeye başladı?

Bacalar dün mü tütmeye başladı?

Filtreler dün mü bozuldu?

Yoksa aylarca, belki yıllarca çıkan dumanı herkes gördü de kimse görmek mi istemedi?

İş işten geçince kesilen cezaların adı başarı olamaz.

Bu olsa olsa gecikmiş bir müdahaledir.

Tekirdağ ,artık sanayiyle iç içe yaşayan bir kent.

Neredeyse 3500 fabrika 200 binin üzerinde çalışan var.

Ama “sanayi “demek; “istediğin gibi bacayı tüttür, istediğin gibi havayı kirlet” demek değildir.

Kazanç özel olabilir…Ama kirlettiğin hava hepimizin. Zehirlediğin nefes hepimizin. Etkilediğin çocuklar hepimizin. Bunun adı yatırım değil, topluma ödetilen görünmez bir faturadır.

15 milyon lira ceza kesilmiş…

İyi de bu para kimin cebinden çıkacak?

Şirket kasasından.

Peki yıllardır kirletilen havanın bedelini kim ödedi?

Astım olan çocuklar…KOAH hastaları…Yaşlılar…Çiftçiler…Bu şehirde yaşayan herkes.

Onların zararını hangi kalemle hesaplayacağız?

Asıl mesele şu…Ceza kesmek kolaydır.Zor olan, o cezaya ihtiyaç bırakmayacak bir denetim sistemi kurmaktır.

Bir fabrikanın bacası aylarca mevzuata aykırı çalışıyorsa, bu yalnızca işletmenin ayıbı değildir.

Denetim mekanizmasının da sorgulanması gerekir.

Çünkü çevre yönetimi, olay olduktan sonra tutanak tutmak değildir.

Olay olmadan önlem almaktır.

Bir başka soru daha…Bu 29 işletmenin isimleri neden açıklanmıyor? Çevreyi kirletenin ticari itibarı korunuyor da…Kirli havayı soluyan vatandaşın sağlığı neden korunamıyor? Avrupa’nın birçok ülkesinde çevreyi kirleten tesisler kamuoyuna açıklanıyor.

Bizde ise rakamlar var…İsimler yok.

Vatandaş, yalnızca cezayı duyuyor.

Kirleteni bilmiyor.

Tekirdağ artık karar vermeli.”Üreten şehir” olmak başka…”Kirlenen şehir” olmak başka…

Sanayiye elbette ihtiyaç var.İstihdama elbette ihtiyaç var.

Ama çocuklarımızın ciğerini ipotek altına alan hiçbir yatırımın adı kalkınma olamaz.

Bugün 15 milyon liralık ceza haber oluyor.

Yarın aynı işletmeler yine aynı ihlalleri yaparsa ne olacak? Bir 15 milyon daha mı?Sonra bir 20 milyon daha mı?

Çevre cezaları, tahsilat kalemi değil; caydırıcılık aracıdır.

Eğer her yıl ceza miktarı artıyor ama ihlaller bitmiyorsa, ortada başarı değil, alışılmış bir başarısızlık vardır.

Ve unutmayalım…Temiz hava,temiz topraklar,temiz dereler,nehirler,” lüks” değildir.

Bunlar, bu şehirde yaşayan herkesin en temel hakkıdır.

Bu hakkı ihlal edenler kadar, ihlalin yıllarca sürmesine göz yumanlar da vicdanlarda hesap vermek zorundadır.

Marka Flower Çiçekçi