Reklam

CHP’DE ÜYE ENFLASYONU, SİYASETİN GERÇEKLERİ VE BEKLE-GÖR DÖNEMİ

Yayınlama: 07.08.2026
A+
A-

Siyasetin de enflasyonu olur mu?

Olur.

Hem de TÜİK’in açıklayamayacağı kadar ilginç rakamlarla olur?

Tekirdağ CHP, bunun en canlı örneklerinden birini yaşadı.

Kurultay öncesi…

İl kongresi öncesi…

Belediye başkanlıkları arasındaki güç mücadelesi öncesi…

Bir anda partiye üye olma seferberliği başladı.

Bir tarafta “Candancılar”…

Diğer tarafta “Vahapçılar”…

Telefonlar sustu mu?

Hayır.

Mahalle mahalle, sokak sokak üye çalışmaları yapıldı.

İlçe binalarında kayıtlar… İnternet üzerinden üyelikler…Listeler…İtirazlar…Ankara’ya gönderilen dosyalar…

Bir taraf, diğer tarafın yaptığı üyelikleri sorguladı.

Öteki taraf da boş durmadı.

Siyaset,” fikir yarışından çok üye yarışına” döndü.

Rakamlara bakınca tablo daha da ilginç.

Yaklaşık 27-28 bin civarında seyreden üye sayısı kısa sürede 43-44 binlere dayandı.

Sadece Süleymanpaşa’da bile yaklaşık 6 bin 800 olan üye sayısının 12 binin üzerine çıktığı konuşuldu.

Öyle bir artış ki…

Türkiye’nin yıllık enflasyonu bile bu hızı görünce kıskanır.

Demek ki istenince oluyormuş.

Aylarca bir kişiyi partiye üye yapamayan teşkilatlar, güç savaşı başlayınca binlerce kişiyi birkaç ay içerisinde buluverdi.

Demek ki soun istemekmiş.

Sonra ne oldu?

Kongreler bitti. Koltuklar paylaşıldı…Herkes evine döndü.

Binlerce yeni üyenin kapısını çalan oldu mu?

Parti eğitimi verildi mi?

Mahalle örgütleri güçlendirildi mi?

Yeni üyeler parti çalışmalarının içine çekilebildi mi?

Bu soruların cevabını herkes kendi vicdanında versin.

Çünkü görünen tablo, o büyük üye hareketliliğinin ardından ciddi bir siyasi üretimin ortaya çıkmadığı yönünde.

Derken…

Yeni bir parti kuruldu.

CHP’den ayrılan isimlerin oluşturduğu yeni siyasi hareketin Tekirdağ’da nasıl bir karşılık bulacağı merak konusuydu.

Üye yapılanlar, tekrar hatırlandı.

Kulislerde büyük kopuşlar konuşuluyordu. Hatta bazıları, “binlerce kişi peş peşe istifa edecek” diyordu.

Beklenen olmadı.

Şimdilik…

İstifalar var ama beklenen büyüklükte değil.

Üye kayıtlarındaki büyük artış kadar, istifa tarafında aynı hareketlilik görülmedi.

Bu durumun birçok nedeni olabilir.

Kimileri, gerçekten mevcut partisinde kalmayı tercih etti.

Kimileri ,gelişmeleri izlemeyi seçti.

Kimileri, siyasetin rüzgârının hangi yöne eseceğini görmek istedi.

Kimileri de “Ben bu tartışmanın tarafı olmayayım.” dedi.

Türk siyasetinin en meşhur cümlesi yine devreye girdi:

“Bir bekleyelim…”

Siyasette bazen en yüksek sesle konuşanlar değil…

En uzun süre sessiz kalanlar sonucu belirler.

Çünkü üye kartı cebinde durur.

Sandık geldiğinde ne yapacağını ise kimseye söylemez.

Bugün sessiz kalanların, yarın hangi kapıyı çalacağını kestirmek kolay değildir.

Tekirdağ CHP, önümüzdeki süreçte kolay bir dönem yaşamayacak gibi görünüyor.

Çünkü sorun, artık sadece sayı sorunu değil.

Asıl sorun, o on binlerce üyenin gerçekten partiyle ne kadar bağ kurduğu.

Kaçı, kongre için geldi?

Kaçı, siyaset yapmak için kaldı?

Kaçı, ilk seçimde başka bir adrese yönelecek?

Kaçı,gerçek partili?

İşte bütün hesapların cevabı, burada gizli.

Siyasette bazen en önemli rakam üye sayısı değildir.

O üyelerin sandığa giderken vicdanlarında verdikleri karardır.

Ve görünen o ki…

Tekirdağ siyasetinde perde henüz açılmadı.

Asıl oyun, bundan sonra başlayacak.

Marka Flower Çiçekçi