ON SORUDA YENİ PARTİ İLÇE BAŞKAN ADAYI FİKRİ PINAR
Yeni Partinin yeni örgütlenme modelinin yarattığı heyecanla, bir grup üye, Süleymanpaşa’da parti içi demokrasiyi savunan “Yeni Yüzler Hareketi”ni başlattı. Parti içi demokrasi, oligarşik yapıları yıkmanın, liyakatlı üyelerin önünü açmanın, sürekli değişimin, ve yenilikçi yaklaşımların tek çaresidir.
Yeni Yüzler Hareketi, Süleymanpaşa Yeni Parti İlçe Başkanı seçimlerinde hareketin ismine uygun, yeni bir yüz olan Fikri Pınar’ı destekliyor.

Üyelerin adayı Fikri Pınar’ı yakından tanıyalım:
1- Süleymanpaşa sokaklarında tek bir cümleyle Fikri Pınar’ı anlatsanız, o cümle ne olurdu?
Ben 1962 yılında Malkara’nın Kavakçeşme köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, ortaokul ve liseyi Tekirdağ Namık Kemal Lisesi’nde tamamladım. Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Coğrafya Bölümü mezunuyum. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 31 yıl öğretmen olarak görev yaptım. Eğitim hayatım boyunca yalnızca öğrencilerime değil, örgütlü mücadeleye ve toplumsal sorumluluğa da önem verdim. Son olarak Fatih Anadolu Lisesi’nden emekli oldum. Öğretmenlik ve sendikal mücadele boyunca tek bir ilkem oldu: Sözünün eri olmak. Süleymanpaşa sokaklarında Fikri Pınar, özü sözü bir, kapısı da gönlü de herkese açık olan ve bu şehrin derdiyle dertlenen bir yol arkadaşıdır.
2- İlçe başkanlığı için adaylığını açıklayan ilk kişi sizsiniz. Bu kararı nasıl aldınız?
Ülkemizde son dönemde giderek yoğunlaşan haksızlıklar, hukuksuzluklar ve adaletsizlikler karşısında sessiz kalamadım. Önce Cumhuriyet Halk Partisi’ne, devam eden süreçte ise Yeni Parti’ye üye oldum. Çünkü inanıyorum ki; şikâyet etmek yetmez, değişim için sorumluluk almak gerekir.
Sonra parti içi demokrasiyi savunan “Yeni Yüzler Hareketi”ne katıldım. Yaptığımız toplantılarda, puan oylaması ve ortak değerlendirmeler sonucunda, beş aday içinden, Yeni Parti Süleymanpaşa İlçe Başkanı adayı olarak seçildim. İsmi politika kulislerinde kararlaştırılmış, özel destek alan bir aday değilim, tamamen kendime, idealist arkadaşlarıma ve Yeni Parti’nin üye tabanına güveniyorum.
3- İnsanın mesleği, uzmanı olduğu alan, yaşamını ve sorunlara bakışını etkiler. Siz nasıl bir Coğrafya öğretmeni idiniz?
Coğrafya ülkelerin başkentlerini, dağların yüksekliğini, nehirlerin uzunluğunu ezberlemekten ibaret değildir. Coğrafya günümüzün bütün önemli sorunlarına değinen geniş bir alanı kapsar. Örneğin iklim krizi, küresel ısınma, depremler, nüfus hareketleri, göçler, tarım, hayvancılık, turizm, Türkiye’nin jeopolitik durumu, uluslararası ilişkiler hep coğrafya dersinin konuları arasındadır. Üstelik coğrafya, öğrencilerde en çok merak uyandıran, onlara hayaller kurduran bir derstir. Meraklı bir öğrenci diğer derslerinde de başarılı olur. Ne yazık ki ülkemizin sınav sistemi nedeniyle bütün dersler test sorusu çözmeye indirgenmiş durumda. Ben elimden geldiği kadar derslerimde öğrencilerin merakını uyandırmaya, güncel sorunları tartışarak eleştirel düşünme alışkanlıkları kazanmalarına yardımcı olmaya çalıştım. Emekli iken dahi, eşimle uzun seyahatlere çıkarız, yeri geldiğinde çadırda kalıp yeni yerler keşfetmekten büyük keyif alırız.
4- Süleymanpaşa’nın sorunları nelerdir? Göreve gelince neleri çözmeye çalışacaksınız?
Bu soruyu coğrafyacı gözüyle cevaplayayım. Süleymanpaşa tarım, turizm, liman ve öğrenci kenti kimlikleri arasında bir sıkışmışlık yaşıyor. Süleymanpaşa bugün ne yazık ki plansız gelişen, denizinden ve tarımından koparılmış, kimlik karmaşası yaşayan bir ilçe. En büyük mekansal sorunumuz; kentin potansiyelini rant odaklı değil, insan ve yaşam odaklı yönetemeyişimizdir.İstanbul gibi çok büyük bir metropol kente yakın olmamıza rağmen bu potansiyelimizi kullanamıyoruz. Biliyorsunuz, ilçe başkanı aynı zamanda Belediye Meclisindeki parti grubunun da başkanıdır. Ortak yapılan aylık toplantılarda kentin sorunlarının çözümüne daha aktif olarak eğileceğiz, belediye başkanlarımızla uyum içinde çözümler üreteceğiz. İlçe yönetim kurulu olarak sorunlu konularda çalışma grupları kuracağız, yerel yönetime siyasal ve teknik destek sağlamaya ve üyelerimizin potansiyelinden tam olarak yararlanmaya çalışacağız.
5- Yeni Parti Süleymanpaşa’da nasıl bir dip dalgası veya yenilik getirecek? Mevcut siyasi tıkanıklıklar içinde sizin farkınız tam olarak nerede başlıyor?
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel yeni bir örgüt modeli açıkladı. Bu modeli Siyasi Partiler Yasası ile çelişmeden uygulamak için çeşitli çözümler aranıyor. Yeni Partide söz üyelerin olacak. İlçe meclisleri kurulacak. Sorunuzda bahsettiğiniz dip dalgasını üyeler getirecek. Ama bugüne kadar Süleymanpaşa’da parti çalışmalarında belli kişiler etkili olmuş, yönetimler 100-150 kişilik dar bir grup içinde el değiştirip durmuş. Üyeler sadece seçimden seçime hatırlanmış. Bu üyeler, parti içinde aktif rol almaya çekiniyorlar, partinin işleyişi konusunda bilgileri net değil. Dip dalga için önce üyelerin eğitiminin şart olduğunu düşünüyorum. Sendika çalışmalarımda öğrendiğim en büyük ders şuydu: Hak verilmez, örgütlü mücadeleyle alınır. Masa başında siyaset yapılmaz. Sendikacılıktaki saha birikimimi, emeğin hakkını savunma kararlılığımı ve tabanla bağ kurma becerimi birebir ilçe siyasetine taşıyacağım.Yönetim kurulu toplantıları bütün üyelere açık olarak yapılacak. Üyelerle ilişkilere, onların eğitimine ağırlık vereceğim. Biz ilçe olarak eğitimde kendi programlarımızı geliştireceğiz. Yeni üyeler için bir kısa bir oryantasyon eğitimini şart koşacağız. Bir partinin temeli üyelerdir, gücünü öncelikle üyelerden almalıdır. İlçe başkanı, her nasılsa partide yüksek pozisyonlara gelmiş kişilerden çok, üye tabanına dayanmalıdır. Sol gelenek benim için sadece kitaplarda kalan bir teori değil; adalet, eşitlik, şeffaflık ve dürüstlük demektir. İdeolojik birikimimiz bize yol gösteren pusuladır.
6- Siyasette vaat vermek kolay, güven inşa etmek zordur. Kararsız ya da mevcut siyasete küskün Süleymanpaşa seçmenlerini Yeni Parti çatısı altında toplanmaya nasıl ikna edeceksiniz?
Siyasi partiler hiyerarşik yapıları nedeniye halktan uzaklaşabiliyorlar. Seçmenle ilişki bir milletvekilinin arada bir gelip kendi arkadaşları ile sohbet edip gitmesiyle, veya göstermelik pazaryeri, esnaf ziyaretleriyle kurulmaz. Partinin halkla ilişkilerde en büyük kozu, halkın içinde yaşayan, onun sıkıntılarını paylaşan üyeleridir. Biz üyelerimizi halkla ilişkiler ve iletişim konularında eğiterek her birini aktif, partiyi iyi tanıtabilecek üyeler haline getireceğiz.
7- Yeni Parti Süleymanpaşa teşkilatında gençlerin ve kadınların yeri sadece broşür dağıtmak mı olacak, yoksa karar mekanizmasının tam göbeğinde mi duracaklar?
Yıllarını gençlere adamış bir öğretmen olarak onların umutsuzluğunu çok iyi anlıyorum. Gençlerimize sadece vaat vermeyeceğiz; onları karar mekanizmalarına dahil edeceğiz. Onlara çeşitli eğitimlerle destek olarak, geleceğin güven veren siyasetçileri olarak yetişmelerini sağlayacağız. Süleymanpaşa’yı gençlerin kaçmak istediği değil, sosyalleştiği, ürettiği ve geleceğini gördüğü bir kent haline getireceğiz. Gençler ve kadınlar bu partinin vitrin süsü değil, öznesidir.
8- Siyasette sert polemikler mi, yoksa yapıcı ve çözüm odaklı bir dil mi tercih edeceksiniz? Rakip siyasi figürlerin başarılı bulduğunuz bir yönü olursa takdir etme cesaretini gösterir misiniz?
Siyasetin bu sığ ve kavga odaklı dilinden halkımız bıktı. Biz bağırıp çağıran değil, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen yapıcı bir dil kullanacağız. Siyasi rakibimiz halkın yararına bir iş yaparsa takdir etmesini biliriz; ama halkın aleyhine olan her adımın da karşısında dimdik dururuz. Biz kırıp dökmeye değil, eksik bırakılanı tamamlamaya ve daha iyisini inşa etmeye geliyoruz.
9- Yoğun bir ilçe başkanlığı maratonu başlıyor. Siyasetin o yıpratıcı temposunda Fikri Pınar dengesini ve sakinliğini nasıl korur?
Ben askerliğimi komando yedek subay olarak yaptım. Komando eğitimi insana zor şartlarda soğukkanlı kalmayı, pes etmemeyi ve ekibine liderlik etmeyi öğretir. Siyasette disiplin; verdiğin sözün arkasında durmak, 7/24 vatandaşın yanında olmaktır. Teşkilatımıza bu ciddiyet ve kararlılık hakim olacak. Eşim de emekli Edebiyat öğretmeni; evimizde eğitimin ve emeğin değeri hep ilk sıradadır. Kızım psikiyatrist, toplumun ve insanın ruh halini anlamamda bana çok farklı bir vizyon katıyor. Oğlum bilgisayar mühendisi, geleceğin dijital dünyasını ve teknolojiyi onun gözüyle takip ediyorum. Ailem benim hem en sert eleştirmenim hem de en büyük entelektüel ve ruhsal sığınağımdır.Şehir sokaklarında yürümek ve okumak en sevdiğim aktivitelerdir.
10- İlçe başkanlığı döneminizin sonuna geldiğinizde, Süleymanpaşalılara ‘İyi ki bu yola çıkmışız’ dedirtecek o tek başarınız ne olmalı?
Dönemimiz bittiğinde arkamızda bakıp ‘Fikri Pınar ve ekibi bu kente dürüstlüğü, adaleti ve liyakati getirdi, yenilikçi siyasette örnek oldu” denmesi benim için en büyük şereftir. Hemşerilerimin, iyi ki Fikri Pınar ve ekibine güvenmişiz, iyi ki bu yola çıkmışız diyerek yüzlerinin gülmesini isterim. Kampanyamızda yeni, alışılmadık yaklaşımlar deniyoruz. Çalışmamızı, üyeleri “başka bir siyaset mümkünmüş” diye düşündürecek, uygulamalı bir demokrasi eğitimi gibi görüyoruz.
Not: Bu yazı, Fikri Pınar ile yapılan çeşitli konuşmalara, yazışmalara ve fikir alışverişlerine dayanarak, okuma kolaylığı açısından, soru-cevap şeklinde kaleme alınmıştır.