Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Cumhuriyet Bayramı’nda bile protokol düzenine uyulmuyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Üstelik bu sorunun merkezinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer bulunuyorsa, artık suskunluğu değil, sorumluluğu konuşmak gerekir.
Devletin bir geleneği, teamülleri ve kuralları vardır.
Protokol de bu kuralların en önemlilerinden biridir. Çünkü protokol, kişisel egoların yarıştırıldığı bir alan değil, devlet makamlarına ve temsil ettikleri kurumlara gösterilen saygının ifadesidir.
Tekirdağ’da ise uzun süredir tartışma konusu olan bir protokol sorunu var.
İlin protokol sıralaması ortada. Vali, milletvekilleri, garnizon komutanı ve büyükşehir belediye başkanının yeri belli. Ancak iddialara göre Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bu sıralamaya uygun davranmıyor.
Peki, neden?
Bir belediye başkanının protokol sırasına uymaması ne anlama geliyor?
Kendisini devletin yerleşik kurallarının üzerinde mi görüyor?
Yoksa ortada herkesin bildiği ama kimsenin konuşmaya cesaret edemediği başka bir mesele mi var?
Asıl şaşırtıcı olan ise yalnızca bu iddia değil, karşısındaki sessizlik!
VALİ NEDEN GEREĞİNİ YAPMIYOR?
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, devletin ildeki en üst mülki idare amiridir.
Protokol düzeninin korunması ve kamu kurumları arasındaki uyumun sağlanması da valiliğin sorumluluk alanındaki önemli konulardandır.
O hâlde sormak gerekiyor:
Vali, protokol sırasındaki bu tartışmaları görmüyor mu?
Görüyorsa neden gerekli açıklama yapılmıyor?
Devletin temsil edildiği törenlerde düzenin korunması için neden açık bir tavır ortaya konulmuyor?
Valilik makamı, protokol tartışmalarının seyircisi olamaz.
Hele Cumhuriyet Bayramı gibi devletin kuruluş değerlerinin kutlandığı bir günde!
MİLLETVEKİLLERİNE DE BİRKAÇ SORUMUZ VAR!
Tekirdağ milletvekilleri…
Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Çiğdem Koncagül, Faik Öztrak, İlhami Özcan Aygun, Nurten Yontar, Cem Avşar ve Selcan Taşcı…
Sizler, bu ilin halkının oylarıyla seçilmiş temsilcilerisiniz.
Protokol düzeni bozuluyorsa, makamların yeri tartışmaya açılıyorsa, neden kimse sesini çıkarmıyor?
Siyasi görüşleriniz farklı olabilir… Partileriniz farklı olabilir… Ancak devletin protokolü parti sorunu değildir.
Bugün sessiz kalırsanız yarın hangi kurala uyulmasını bekleyeceksiniz?
Protokol, bir kişinin siyasi gücüne, partisinin iktidarda veya muhalefette olmasına göre değişmez.
CANDAN YÜCEER’E AÇIK BİR SORU!
Candan Yüceer…
Büyükşehir Belediye Başkanı olmak elbette önemli bir makamdır. Ancak bu makam, devlet protokolünün üzerinde değildir.
Büyükşehir Belediye Başkanlığı, kişiye ayrıcalık değil, sorumluluk yükler.
Cumhuriyet Bayramı törenlerinde, esas olan, kişisel tercihler değil, devletin kurumsal düzenidir.
Eğer protokol sıralamasına ilişkin farklı bir uygulamanız varsa bunun hukuki ve idari dayanağını kamuoyuna açıklayın.
Yoksa bu ısrarın sebebi nedir?
Bir makamın büyüklüğü, protokol sırasını değiştirmekle ölçülmez. Asıl büyüklük, o makamın gerektirdiği sorumluluğu ve devletin kurallarına saygıyı gösterebilmektir.
CUMHURİYET BAYRAMI’NDA BİLE BU TARTIŞMA YAŞANIYORSA…
Cumhuriyet Bayramı, hepimizin ortak bayramıdır. Hiç kimsenin kişisel gösterisine, makam yarışına veya protokol inatlaşmasına malzeme edilemez.
Tekirdağ halkı, yöneticilerinden hizmet bekliyor.
Yol bekliyor, yatırım bekliyor, çözüm bekliyor.
Ama biz hâlâ kimin nerede duracağını, kimin kimin önünde yürüyeceğini tartışıyoruz.
Burada mesele birkaç adım önde veya arkada durmak değildir. Sorun, devletin kurallarına saygıdır.
Vali suskun, milletvekilleri suskun, tartışmanın odağındaki belediye başkanından ise kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama bekleniyor.
Bu sessizlik daha ne kadar sürecek?
Tekirdağ’da protokol düzeni kişilere göre mi belirlenecek, yoksa devletin kuralları mı uygulanacak?
Son sözümüz şu: Devlet protokolü kişisel egoların tatmin alanı değildir. Hiç kimse bulunduğu makamı, devletin kurallarının üzerinde göremez.
Vali de milletvekilleri de Büyükşehir Belediye Başkanı da sorumluluklarını yerine getirmeli.
Çünkü Cumhuriyet Bayramı’nda kutladığımız şey yalnızca bir bayram değil; aynı zamanda hukukun, kurumların ve devlet ciddiyetinin üstünlüğüdür.
Devletin protokolü; kişilere göre eğilip bükülmez.
Eğilip bükülüyorsa sorun yalnızca protokolde değil, o kuralları uygulaması gerekenlerdedir!