AHMET ÖĞRETMEN

Yayınlama: 06.01.2020 09:59
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

 

Eğer ki yiğit namıyla anılıyorsa Ahmet Öğretmeni de namıyla anmak adına öğrencilerin ona taktığı lakabı da hatırlatmak istedim; “ AVRUPA Ahmet” Niçin Avrupa?

 

Ahmet Başar; Ona, öğretmenler öğretmeni dersek yanlış olmaz… Çizgisini, disiplinli yaşamını ve Avrupa sevdasını hiç yavaşlatmadı; yüzünü dönmüş olduğu batı medeniyetinin yaşam koşulları, altyapısı düzgün şehirleri onu o kadar etkilemiş ki; birkaç sözünden birisi Avrupa ÜLKELERİ ve şehirleri’nden söz etmekle geçerdi.

 

Ahmet Öğretmen Sanat Okulunda coğrafya dersimize gelirdi. Ondan öğrendiğim ilk şey; Bir insanın ismi ve soy ismiyle birlikte anılması… İsimler niçin vardır? Derken, bize insanın saygınlığının isim ve soy ismiyle birlikte olması kadar güzel bir şey olmadığını anlatmıştı.

 

Ahmet Başar’ı, sevgili öğretmenimi 1980’li yıllardan beri tanıyorum. Bu şehri birlikte paylaştık. Sanat Okulu’nun (Endüstri Meslek ve Teknik Lise),“SANAT OKULU” olduğu en güzel zamanlarda aynı okulu da paylaştık… Ezber eğitimin baskı ve beklentilerini sevmediğim için neredeyse okul hayatını reddetme aşamasında gelmiş olduğum Sanat Okulu ve tanımış olduğum öğretmenlerim sayesinde yepyeni bir döneme adım attım.

 

Ahmet Başar, bu öğretmenlerimizden sadece birsidir. Ve halen devam eden yaşam yolculuğunda her daim selamlaşıp, hal hatır sorduğum nadide insanlardan en önemlilerinden…

 

Sanat Okulu eğitim zamanlarında öğretmenlerimden bana yansıyan o kadar çok değer oldu ki; şu isimleri anmadan geçemeyeceğim; Vildan Hatipoğlu, Adnan Filoğlu, Sadık Akyoldaş, Tevfik Poslu, Osman Kamil Doğru, Zafer Tarım, Ömer Kumbal; tanıdığım birçok öğretmen; önce insandı… İnce, insancıl yaklaşımlarıyla bizi fethettiler…

 

Ahmet Başar Öğretmen’le 7 numaralı halk otobüsünde karşılaştık. Arka kodluğa ne zaman geçti görmedim. Her zamanki seslenişiyle; “ Güven Serin’i tanıyor musun?” esprisiyle kendini duyurdu.

 

Birkaç aydır görmediğim Ahmet Öğretmen’i görünce sevindim. Geride bıraktığımız geçmişimize ait bir sürü insanı farklı nedenlerden görmüyoruz. Yeni yüzler, yeni isimlerle günümüz devam ediyor. İnsanı insan yapan da hatıraları; hafızasıdır. Geçmişimizde önemli yere sahip insanları görmenin değeri eşsizdir…

 

Ahmet Öğretmenle hal-hatırdan sonra; “Nasılsın Hocam? İyi değilim? Hayırdır Hocam?” deyince takmış olduğu gözlüğü çıkarttı. Sol gözü katarak ameliyatından sonra mikrop kapmış, hastalığıyla mücadele ediyordu.

 

Yıllar yılların üzerine örtülünce, anaların da değeri artıyor. Bir sürü pürüz silinip anıların antik şehirler gibi tertemiz ve sımsıcak görüntüleri çıkıyor yeryüzüne. Onları antik şehirlere önem veren arkeologlar gibi eşelemeli, önemli buluntuları güvence altına almalıyız. Bizim, güne yansıyan neşemizin de kaynağı; antik değere sahip olduğumuz geçmişimizin saygın, erdemli anılarıdır…

 

Ahmet Başar, yaşama dört elle sarılmış, öğrencisini öğretiler içinde kandırmamış, daima güzele, iyiye, aydınlığa yönlendirmiş öğretmenlerimizden birisidir. Sanat Okulu’nun gülen, gülümseyen ve harekete düşkün yüzleri, iradesiydi onlar…

 

Öğrencilerin ülkesini tanıması için coğrafyaya bakış açısı sadece sınıfta kalmıyordu. Gezi ve İnceleme Kulu sayesinde; binlerce öğrencinin, yüzlerce öğretmenin gezilerine, seyahatlerine katkıda bulunup, yolun yolcusu olmuş bir Avrupalıdır Ahmet BAŞAR…

 

Bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyor, yaşamı ve yaşlanmayı GÜZEL yaşayan insanların Ahmet Öğretmen gibi yaşam sevdalısı olmasını yürekten diliyorum…

Marka Flower Çiçekçi