BU KONUDA SAYIN VALİMİZ NE DÜŞÜNÜYOR?

Yayınlama: 24.02.2020 16:08
A+
A-

 

Günün modası haline geldi; ”içeriden dışarısı görünecek, dışarıdan ise görünmeyecek!” Siyah film çekmiş araçlar ve siyah düşünceler içinde, ruhu kararmış insanlar, insancıklar haline geldik…

 

Niçin? Bilen var mı? Daha havalı görünmek için mi? Halktan-haktan ve diğer insanlardan gizlediğimiz bir şeyler mi var?

 

Film çekilmiş araçlara bindiğimizde sizlerinde ruhunu benim gibi kasvet sarıyor, ağırlık çöküyor mu; bilemiyorum… Bildiğim bir şey var;”YAPAY” olan ne varsa, içinde insan olmayan her şeyi çarçabuk moda haline getiriyoruz. Yakın zaman önce gitmiş olduğum kahvehanede bile bu tür kurnazlık uygulaması gördüm…

 

Sahilde, devletimizi temsil eden, milletimize hizmet etmek amaçlı iki kurumun kuruluşu-şubeleri var. Birinci yer; SAHİL ZABITA NOKTASI! İkincisi de hemen ötesinde bulunan TURİZM DANIŞMA bürosu. Her ikisinin de camları aynı “SOYLU MAZERET” ile kaplanmış! Yani, dışarıdan içerisi görünmüyor. Ama içerideki memurlar, amirler, dışarıyı istediği gibi gözlüyor…

 

Nasıl bir amaç, nasıl bir uygulama veya resmiyet kazandırılır böyle bir şeye? Valimiz, başkanlarımız, vekillerimiz şehrini gezme zahmetinde bulunmuyorlar mı? Bu kadar keyfiyet, şartları ve insan ahlakını zorlamıyor mu?

 

İlkesizliğin, insan öncelikli hizmetin yerlerde süründüğü bu zamanlarda yaşarken, çok öteye; KURTULUŞ SAVAŞI yıllarına gideceğim. Savaş henüz bitmişti. Mustafa Kemal İzmir’e gelmiştir. Dönemin Valisi Mustafa Kemal için akşam yemeği hazırlatmıştır. Bugün, Atatürk Caddesi No; 24 Alsancak’da bulunan Atatürk Evi olarak kullanılan yerdedirler.

 

Savaş kazanılmış, kurtuluşun büyük heyecanı ülkenin olduğu gibi İzmir’in de her yanını sarmıştı. Halk Ata’sını görmek için Alsancak Meydanına toplanmıştı. Yemek saati, büyük bir kalabalık eşliğinde masaya oturan Mustafa Kemal, Alsancak Meydanına bakan camların kalın perdelerle kapatıldığına şahit oldu. Emri veren vali’dir.

 

Mustafa Kemal sorar;

“ Sayın Valim, camları niçin örtüyorsunuz?”

 

Vali; “ Efendim, halk toplanmış, yemek yiyeceğiz, siz de bu yemekte belki de birkaç kadeh rakı içeceksiniz. Halk görüp de yanlış anlamaması için kapattırdım.” Deyince, Atatürk’ün verdiği cevap, liderliğin sadece kaba güçte olmadığının yüce kanıtı gibidir;

 

“ Sayın Valim, camlardaki perdeleri derhal kaldırınız. Millet, Ata’sını görmek için toplanmış. Varsın görsün! En fazla, Ata’mız ne güzel rakı içiyordu, diyecekler. Ama camlar kalın perdelerle örtülü vaziyette olunca; kim bilin neler düşünecekler?”

 

Resmi kurumların, halktan gizleyecekleri ne olabilir? Hele hele sahilde halkla iç içe olan bir yerde, birisi Belediye’ye ait, diğeri de, Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze ait iki mekân; camlarının örtüleriyle neyi gizliyorlar? Kimden gizleniyorlar? Masasında çalışır, üretir halde olan bir çalışanın ne korkusu olabilir?

 

Bu uygulamalar adına bir cevap aradım ama bulamadım! Belki de siz bulursunuz uygun bir cevap sayın okuyucu…

Marka Flower Çiçekçi