UNUTULMUŞ ZAMANLARI TAŞIYAN ÇINAR AĞAÇLARI

Yayınlama: 08.06.2020 13:43
A+
A-

Birbirine yakın üç anıtsal çınar ağacı; onlarca metreyi aşan boyları-postları ve yüzlerce yılı aşan yaşlarıyla, insan zihnini meşgul eden zamanların ötesine taşan hatıraların bekçiliğini, tanıklığını yapmış eserler; yapmaya da devam etmekteler. Yanlarından geçen, yüzlerce, binlerce aracın karbondioksit, karbonmonoksit, azotoksit ve kurşun gibi ağır metaller gaz hallerini soluya soluya, rafine ederek bu güne kadar yaşadılar ve tüm canlılıklarıyla; Tekirdağ-Süleymanpaşa’nın yaşamına oksijen, huzur ve umut vermeyi, canı gönülden sürdürüyorlar.

 

Bu ağaçlardan birisi; tam da Hükümet Caddesi ile Namık Kemal Caddesinin kesiştiği yerde; çeşmeni yanı başında, diğer iki çınarın atası ( büyük anne ve babaları) olacak bir yaşta, yanında, saygıyı, estetiği, şehir plancılığın altüst eden yanlış ve gereksiz yapıların gölgesinde, sıkışmış bir halde yaşamaya devam ediyor. Diğer iki çınar ağacı, bu ağaçların çocukları veya torunları olacak yaşta olmalarına rağmen; her ikisi de, bu ailenin gücünü, toprağa ve yaşama olan bağlılıklarını anlatıyor.

 

Süleymanpaşa Belediyesinin arka havlusunda, göğe yükselen çınarın tam da karşısında bir başka anıtsal eser, Hükümet Caddesinin üzerinde doğanın özgürlüğünün nişanesi-sembolü gibi; yüce bir duruş içerisindeler…

 

Bu ağaçlar, şehrimizin havasını yeniledikleri gibi, her yıl binlerce ton tozu, dumanı, zehri de kendi içlerinde dönüştürerek Tekirdağ yaşamına hediye ediyorlar. Onların yüzlerce yıllık umutlu yükselişlerinde insan olarak hiçbir şey vermeyi, sağlamayı düşünmemişiz bile. Yaşlarını, boylarını, hikâyelerini anlatacak plaketler sanki lüksmüş gibi…

 

Bir kasaba büyüklüğünü çoktan aşmış üniversiteye sahibiz. Anıtsal ağaçlarını fark etmeyen sürekli büyüyen binalar ve insanlar topluluğuna. Tıpkı ülkemizin bir sürü kurum ve kuruluşunun olduğu gibi; bedava bulduğumuz doğal hayatın doğal dengelerine karşı; hiç yokmuşlar gibi davranıyoruz. Oysa bu üç çınar bile Tekirdağ’ın yüzlerce yıl ötesine getirebilir bizi. Kendi içimizde bir canlanma, meydan açarken, bu tür anıtsal ağaçları da içine alarak yükselişe geçecek, uyanacak şehir bilinci, kurumuş olan kültürel, sosyal umutların yanında iç turizmi canlandırmaya, davet etmeye yetecektir. Büyük ağaçlar, büyük meydanlarıyla asaletlerini ortaya koyarlar. Onların büyüklüğü, sadece; dallarında, budaklarında yaşlarında saklı değil, öykülerinde de yücelik ve erdem yüklüdür.

 

Hükümet Caddesinin Namık Kemal Caddesiyle kesiştiği yere geldiğinizde bir parça duraksamanız size ne kazandırır? Çeşmenin başındaki ulu ve anıtsal ağacın gölgesini ve ona biçilen yerin, kıymetsizliğini görmenizi sağlar. Unutulmuş zamanı, zamanları taşıyan bu ağaca saygı duymayı, belki de yitik hafızamızı bir parça,geri kazanma fırsatı sağlar.Yanındaki çeşmeden bir avuç su,çay ocağından bir bardak çay ve belediyenin önünde,bir asırdır  duran anıtta,şairimize ait birkaç dizeler;

 

“ Ölürsem görmeden millette

Ümit ettiğim feyzi

Yazılsın sengi-taştan kabrimde

Vatan mahzun ben mahzun “

 

Diğer çınarların atası olacak görkeme, bilgeliğe sahip olan bu ağacı daha iyi anlamak için, caddenin karşısına ve belediye binasının önüne kadar geri çekilin. Arkasında ağaca yaslanmak, saldırmak isteyen korkunç bina yığınını bir kenara iterek bakın; yitirilmiş zamanları taşıyan ihtişama… Ve sora, bu ulu atanın çocuklarını veya torunlarını görmeye geldi. Yüzünüzü doğu yönüne; Süleymanpaşa Belediyesinin arka bahçesine doğru dönüp ilerleyin. Otuz metre aşağıda, bir başka anıtın; Hürriyet Abidesi, hemen yanında bir başka anıt ağaç; çınar ağacı, kollarıyla birlikte ruhunu da göklere doğru salmaya hazır halde; bırakın sizin koşulsuz ruhunu kucaklasın. O sizi kucaklarken, bedeni, araç egzozlarından siyaha dönmüş diğer anıta bakın; tam karşınızda duruyor, viran taş binanın yanı başında, göksel bir eda içerisinde; atası gibi sadece göğü değil evreni kucaklıyor…

 

Şehirleri, kasabaları ve köyleri daha uygar, duyarlı, ileri ve özgür yapacak olanlardan birisidir; unutulmuş zamanları taşıyan anıt ağaçlarına sahip çıkılması. Bu sayede meydanlar da gün yüzüne, insanlarıyla birlikte çıkar. Sosyal, kültürel ve turizm yaşamının; cümbür cemaat ortaya çıkacağı gibi…

Marka Flower Çiçekçi