Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu, 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla Hasan Ali Yücel Meydanı’nda toplandı. Ancak Süleymanpaşa Kaymakamlığı’na bildirdikleri basın açıklaması, izin verilmediği gerekçesiyle, güvenlik güçlerinin gölgesinde gerçekleşti. Güvenlik güçlerinin uyarılarda bulunduğu Tekirdağ Kadın Dayanışma Derneği üyeleri, yasağa rağmen basın açıklamasını gerçekleştirdiler.
“28 GÜNDE 28 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”
Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu olarak Süleymanpaşa Kaymakamlığı’ndan basın açıklaması için izin verilmediğini kaydeden kadın üyeler yasağa rağmen açıklamayı gerçekleştirdiler. Çok sayıda polisin yer aldığı basın açıklamasında, Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu adına açıklamayı CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nurten Yontar yaptı.
Yontar açıklamasında; “Kadına yönelik şiddet, yaşamın her alanında yaygın olarak sürmektedir. Sistem ile şiddet daha da belirgin hale gelmiştir. Şubat ayında 28 günde 28 kadın öldürüldü. 12 kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Geçtiğimiz mart ayından, bu yıl mart ayına 303 kadın öldürüldü, 181 kadın şüpheli olarak hayatını kaybetti. Mart ayının ilk haftasında; yedi kadın cinayeti, iki şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Kadınlar en yakınlarındakiler tarafından fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete uğramakta, intihar denilerek son derece şüpheli ölümlerle yaşamları çalınmaktadır. Şiddet; her kesimden, her meslekten, her toplumsal kesimden kadına karşı uygulanmaktadır. Cezasızlık, korumasızlık, hukuksuzluk nedeniyle kadına yönelen şiddet konusundaki istatistikler, dünya genelindeki bir insan hakları felaketini ortaya koymaktadır. Kadınların insanlık dışı yöntemlerle vahşice toplumun, devletin gözü önünde öldürülmesi ve kadına yönelik şiddet faillerinin eril yargıyla tahrik adı altında indirimlerle serbest bırakılması, şiddeti ve kadın cinayetlerini körüklerken, yaşamlarını korumak için öz savunmasını kullanan kadınlar ise ağırlaştırılmış cezalarla cezaevlerinde yaşamaya mahkûm edilmektedir.” İfadelerini kaydetti.
“ERKEK ADALET DEĞİL GERÇEK ADALET”
Yontar, kadını eşit ve özgür birey olarak gören yasal düzenlemelerin bir an önce başlatılması gerektiğini kaydederek sözlerini şöyle noktaladı; “Kadını kamusal alandan uzaklaştırmayı hedefleyen sistemli bir yaklaşım ile karşı karşıyayız. Bu yaklaşımda; üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği projesine, toplumsal değerlerimize ve kabullerimize uygun görülmemektedir. Bu yaklaşımla ülkemizin imzalamış olduğu ceda kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin birleşmiş milletler sözleşmesine ve kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla ilişkili İstanbul Sözleşmesi’ne karşı durulmaktadır. Tüm bu sistemli yaklaşımlar kadına karşı şiddet olgunlaştırmakta ve hatta kışkırtmaktadır. Biliyoruz ki eşitlikçi yönetim biçimleri işlevsel kılınmadan ne kadın ne de toplum şiddetinden kurtulacaktır. Bu nedenle ülkemizde kadını eşit ve özgür birey olarak gören yasal düzenlemelerin bir an önce başlatılması, demokratik, laik yönetim biçimlerinin hayata geçmesi, kadın bedeni üzerindeki tüm söz ve karar haklarının kadına ait olduğunun kabul edilmesi ve erkek egemen yönetim anlayışının kadının bedeninden elini çekmesi gerekmektedir.”
Habertrak/Özlem İnan