MURATLI CADDESİ BU ŞEHİRE AİT DEĞİL Mİ?

Yayınlama: 08.04.2021 11:21
A+
A-

Eski insanlar; “ Söyleye söyleye ağzımızda tüy bitti” derlerdi, söylediklerinin önemsenmediği hallerde. En büyük şaşkınlığı, şehrimize dışarıdan gelenler yaşıyor.” Biz sanırdık ki batı şehrine geldik; bütün caddeleri, bütün sokakları tertemiz, düzenli!” diye…

 

Kim bilir kaç insan bu acayip durumu gördü ve kendi içindeki sızıyı söyledi. Bu kadar güzel bir şehre kıyılır mı diye… Ördeklidere Caddesini yeni dile getirdik. Neresinden tutsanız orası elinizde kalacak gibi…

Muratlı Caddesi ise SAYGIN caddelerimizden olması için on yıl önce yapıldı. Dikilen ağaçları eğri büğrü; kırıldılar, kurdular, kollanmadılar…

 

Muratlı Caddesi öyle bir cadde ki, şehrin kalbinden çevre yoluna kadar uzanıyor. Başından başlıyor caddenin düzensizliği. Büyük tutulan kaldırımlar; “SÖZDE İNSANLAR” için yapılmıştı. Fırsatını bulan araç sahipleri, insanların yürümesi, çocukların koşması için yapılan kaldırımları “otopark” olarak kullanıyor.

 

Caddenin daha büyük sorunları var. Bu caddenin en seçkin caddelerimizden olması gerekirken, çok ciddi sorunları var. Tıpkı sahil kesiminde bile bu caddeyi baştan sonuna kadar yürüyerek geçmek isteyen, özellikle çocuk ve yaşlıların başına gelen en büyük güçlük; TUVALET sorunu. Bir tane tuvaleti yok; akıl almaz derece büyük bir AYIP…

 

Caddede bulunan otobüs bekleme yerlerinde; üstü kapalı DURAK YERİ yok! Bir taraftan gelişen, büyüyen belediyelerimiz, şehrin bazı yerlerini makyaj içerisinde bırakırken, şehrin merkez ve en büyük caddesini görmezlikten gelmeleri…

 

Kapalı otobüs duraklarının, tuvaletlerinin, parklarının olmadığı bu büyük caddenin sağ ve sol taraflarında; Ortacami,Eskicami ve Zafer Mahallesi bulunuyor.Yürümek,sosyalleşmek için en büyük yatırımların buraya yapılması gerekirken 21 yüzyılın ikinci çeyreği gelmişken,bizler halen; tuvalet sorunlarını ve otobüs duraklarını konuşuyoruz…

 

Seçimlerden önce bu caddenin kahvehanelerine gelen siyasetçiler ne çok SÖZLER verdiler. Nasıl olsa söz vermenin bir cezası yok… Bol keseden ver verebildiğin kadar…

 

Sadece; YAZIK diyorum; yazık sizlerin onurlu duruşlarınıza. İşinize geldi mi mahallenin sokaklarından, caddenin üzerinde bulunan esnafın yanından ayrılmaz, her türlü şakalaşmaları yapar, sözleri verir, güler, eğlenirsiniz…

 

Tuvalet sorunlarını, otobüs bekleme duraklarının yokluğunu, yetersizliğini ben yazmaya bıktım, sizler ise verdiğiniz sözleri hatırlattıklarında hiç hoşunuza gitmiyor. Ne yapalım ki, bu değerli halkın büyük sessizliği var…

 

İsterdim ki, tuvalet sorunu yaşayanlar; yolların, kaldırımların kenarlarını TUVALET gibi kullansınlar. Utanmasınlar; esas utanacak olan gamsız ve sözlerini unutan yöneticiler varken…

 

Sizler unutmaya bıkmadınız, bende yazmaya bıkmamak için, caddede bulunan kaldırımlarda karşılaştığım insanların bu şehre ait gazeteden beklentilerini yazmamaya bıkmayacağım; yorulsam da, bazen bunalsam da; ta ki, bu kadar basit sorunlarla gönül almayı bilmeyen yöneticilere;

 

“ Denizi geçseniz ne olacak? Derede boğulduktan sonra!” diyeceğimi anlatana kadar…

Marka Flower Çiçekçi