Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Süleymanpaşa, yitik hafıza, yitik anılar şehri haline geldi. Önce şehrimizin ön önemli markası; İçki ve Şarap Fabrikamız, Sonra Salat Yağ Fabrikamız derken TARSAL denen tesisler, neredeyse bir gecede yandı bitti kül oldu…(Yıkıldılar, yok sayıldılar)

Milletleri millet yapan en önemli gerçeklerden birileri; dil, tarih, gelenek, görenek, kültürel birliktelik değil midir? Şehirleri şehir yapan değerlerin de başında gelir ortak anıların mekânları, hatıraları yaşatan eserlerin varlıkları…
İnsanlar, birlikte eğlendiği, birlikte hüzünlenip, birlikte büyüdükleri yerleri en zor zamanlarda yaşam motifleri gibi ararlar, ruhlarını bu anılarla onarmak isterler.
İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz bir anımızı daha yok etme becerisine imza atıyor. Tuğlacılar Lisesi’nin ismi 57 Alay Anadolu Lisesine dönüştürülmüş. 57.Alay’ın hakkını tam olarak veremeyen kurum ve kuruluşlar, dernekler ve şehrin ileri gelen yöneticileri, halkımızın ağzına sadece bir parmak bal çalmak için kırk yıllık okulun; TUĞLACILAR Lisesi’nin ismini bir gecede değiştirip, neredeyse 4–5 Bin insanın bir şekilde anısının olduğu okul, tarihin bir daha açılmayacak sayfalarına yollanıyor.
57.Alay’a böyle mi destek olunur? Kuru, kupkuru ve bir başka hatırayı yok ederek mi? 57.Alay, neredeyse tamamı yok olduğu halde, yok olmamış, bu aziz milletin vicdan ve hatıralarından tertemiz bir şekilde yaşar ve yaşatılırken bu şehrin tembel, beceriksiz yöneticileri; 57.Alay Müzesini bile yapmamışlardır.
Bu beceriksizlik gün gibi ortada duruyorken, hazır bir okulun, kırk yılda oluşan değerli hatıralarını yok etmek; çaresizlikten başka nedir? Oysa bu şehirde 57.Alay tarihi geçmişiyle yakından bağlantı kurulacak binalar henüz yok olmadı. Tam da 57.Alay’ı bütün gerçekliği, çıplaklığı ile yaşatacak beş tane bina; 57.Alay ve Gelibolu’nun şanlı geçmişimiz için tüm dünyayı imrendirecek bir müzeler topluluğuna dönüşebilir.
Haliç’in kıyısında kurulan Koç Müzesi, Pera’da, Tophane’de kurulan diğer müzelerin özel gayreti, marifeti düşünülünce, şehrimizin doğası, sahil şeridi gibi zengin ve derin geçmişi niçin tam manasıyla görkemli bir MÜZE-YE dönüşmüyor?
Kim engeldir buna? Bir şehrin geçmişinin özeti, şimdinin heyecanı ve aynı zamanda geleceğin teminatı olacak bir müze; tam da 57.Alay binaları bu iş için biçilmiş kaftanken; sadece bir okulun ismini bir gecede yok dip,57.Alay Anadolu Lisesi yaparak neyi çözer neyi kurtarırsınız; koltuk sevdalı yöneticilerim?
Müzeler iyi yönetilir, çok iyi donanımlı ve çalışan kalitesiyle kendilerini iyi tanıtırlarsa tıpkı nehirler gibidirler; ovalar için, insan ve diğer canlılar için vazgeçilmez hale gelirler; bolca bereketli toprak, alüvyon taşırlar, yaşama hizmet adına…
Oldubitti ile isim değiştirilir mi? Oldubitti ile mekânlar yerle bir edilir mi? Sormak isterim; TARSAL denen mekânı ve onun kaybolan anılarını hangi yenilik, inşaat ile yeniden var edebiliriz? Yok, ettik; var etmenin yüksek becerisini, zamanlar arası kuracağı köprüleri de yok ederek…
Adliye binamızın yerinde tarihi bir hapishane binamız vardı. Müze olarak yüz binlerce turisti ağırlayacak, şehrin geçmişiyle geleceği arasında; ekonomik, sosyal, kültürel iletişimler kurup usul usul anlatıp insanlarda yapıcı, onarıcı duygular yaratacak bir binayı; birkaç günde yok ettik gitti…
Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü kolay olanı yapıyor; yeni mekânları var etmenin marifetini göstermek yerine, var olanı, binlerce insanın hatırasını yok sayarak,57.Alay gibi tarihsel, manevi, milli onurumuzun, gururumuzun hakkını verecek, anıt eser olacak bir atılımı yapmak zor geliyor.
Tekirdağ İl Milli Eğitim, sadece bu kusurları yapmıyor, şehrimizin en güzide okulu, bir zamanlar bir fabrika gibi üretim ve eğitim yapan, Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi olan yerin spor sahası ( Futbol sahası) İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, müdürlük binası yapılarak bir başka kültürel, sosyal hazinemiz yok oldu. Bunu bir başka yazımızda işleyeceğiz elbet…
Yol yakınken İl Milli Eğitim Müdürlüğünü uyarıyoruz; “ Dokunmayın şehrimizin insanına ait olan anıların, geçmiş ile yarının köprülerine; dokunmayın, tam aksine buralarla insanlarımızı buluşturma, dertleşme, huzur bulmalarının çarelerini arayın…