Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu kentin, yani yaşadığımız şehrin en çok susadığı alanlardan birisidir; park ve bahçeler, meydanlar ve trafiğe kapalı alanların dinlendiriciliği…
Yazı yaşamım bu tür yerlerin gerekliliği, halktan gelen talepleri yoğurmak ve duyurmakla geçiyor. Bıkmadan yazdım ve yazacağım. Cezalı iskeleyi kim bilir kaç kez dile getirmiştik gazetemizin köşesinde. Burası halka kazandırılmalı diye…
Bugünün Rumeli İskelesi Cüneyt Yüksel döneminde şehir yaşamımıza kazandırıldı. Sadece bir dinlenme alanı değil aynı zamanda bir eserdir; şehrin körleşmiş sosyal ve kültürel yaşamı adına.
Bir yandan da dikkat çekmek, bu güzel değerleri bizlere kazandıranlara şu soruyu da sormak isterim! Buraların kiralama biçimi; Cüneyt Yüksel’den sonra da devam edecek mi? Parti gözetmeksiniz bu şehrin halkına yıllarca hizmet verecek sözleşmeler yapıldı mı?
Bu soruları bir kenara bırakıp şimdi doğacak bir başka Süleymanpaşa Belediyesi eserinden söz etmek istiyorum;
ATATÜRK, Tuna Boyu Seyir Parkı, neredeyse bitti sayılır! Burasını defalarca yazdık-çizdik. Halka kazandırılması gereken ön önceliği olan mekânlardan birisidir. Daha önce öyle veya böyle işletilirken, uzun yıllar terkedilmiş vaziyette kaldı.

Yeterli park-bahçe, meydan ve eğlence, dinlence, gezinti alanları olmayan yerlerin TURİZMİ çekmesi bir kenara; kendi halkını bile sahaya çekemez. Örneği, örnekleri dolu… Şehrimizi göz önünde alalım; burada yaşam gece karanlık çekince neredeyse duruyor. Özellikle şehrimizin merkezinde…
Gelişmiş, iç ve dış turizmi alan şehirlerde yaşam 24 saat devam eder. Eskişehir, İzmir, Antalya, İstanbul şehirlerimizin belli yerleri çoktan bu hareketi kazanmış ve hizmetlerinin karşılığını, esnafıyla, halkıyla paylaşıyorlar.
Hareket olan yerde huzursuzluk, yoksulluk, kızgınlık olmaz. Üretim, değişim, rekabet ve yaşam telaşı olur. Şimdi bu alanda Cüneyt Yüksel ve çalışkan ekibi ciddi bir telaşın, hareketin içerisinde ikinci eserlerini açmak üzereler…
Yine bir hatırlatmayı yapmayı borç biliyorum. Çünkü ne kadar açılış yaparsanız yapın, halkın alım gücünü, eğlenceye, sosyal yaşama ayırabileceği parayı iyi hesap etmez, istikrarlı bir fiyat-hizmet politikası gütmeseniz, buraları belli kişilere hizmet vermekten öteye geçemez…
Cüneyt Yüksel’in öncülüğünde, Fen İşleri, Park ve Bahçeler Onarım Şefliği çok değerli işlere imza atıyor. Virüs, ekonomik, sosyal ve kültürel sıkışmışlığı da beraberinde getirdi. Şehrimizin park ve bahçe, meydan eksiklikleri, şehir için okulların ve resmi yerlerin taşınması merkezi iyice ölü hale getirdi.
Bu yatırımlar, değerli eserler sayesinde, uzak mahallelerden, ilçelerimizden de iç turizm hareket olacağına yürekten inanıyorum. Ama ilk önce, meydana, park ve bahçelere çıkamayan insanlarımız çıkarmak için çareler de üretmeliyiz. Belli zamanlarda halk günü, belli zamanlarda çay ve kahvenin çok ucuza verilmesi, dışarı çıkmayı alışkanlık, spor ve kültür haline getirmemiş alt ekonomik gruba dâhil olmuş insanlarımızı umutlandıracak, neşelendirecek ve bir çay, bir kahve keyfi içerisinde adım adım şehrin içine; sosyal yaşamına katılıp katkı vereceklerdir.
Böyle yerlere özellikle ESER diyorum. Öncü değerleri çok büyük… Özellikle orta ve alt kesim olarak bilinen imkânı çok az olan insanların da buralara çekilmesi vazgeçilmez bir öncelik olmasıdır…
Tıpkı Rumeli İskelesi gibi şehrimizin parlayan öncü eseri olacak ATATÜRK Tuna Boyu Seyir Parkı açılmadan heyecan yarattığını, açıldıktan sonra şehrimizin azalan, bitme noktasına gelen iç ve dış turizmi için Tuna Boyu türküleri söyletecek, düşler kurulup anılar tazelenecek bir yer…
Emeği geçenleri gönülden kutluyorum…