Karayolları 18.Şube Şefliği’nin Bu Kavşaktan Haberi Yok mu?

Yayınlama: 22.06.2021 09:24
A+
A-

Bu kavşak belli ki baştan özürlü doğmuş. Şehrimizin-Süleymanpaşa’nın Muratlı ve çevre yolu çıkışı olan çok önemli bir yer olan bu kavşağın planı, projesi tam manasıyla şoförlere ÇİLE çektiriyor.

 

Gazetemizin köşesinde kim bilir kaç kez yazıldı ve çizildi. Canlı yalınlarda tartışıldığı halde zannedersiniz ki bu kavşağın sorumlusu (SORUMLULARI!) yok! Karayolları 18.Şube Şefliği, Karayolları Genel Müdürlüğü böyle bir özrü nasıl yıllarca sinelerine çekip, görmemezlikten geldiler?

 

Yeterince gerilmiş insanımız bir taraftan virüs problemiyle ekonomik, sosyal, kültürel kayıpların yanında binlerce can kaybı yaşayan ülkemizin çilesini bir kenara alıyorum; bu kavşak Tekirdağ insanına ve çevre yolundan Tekirdağ Süleymanpaşa’ya gelecek olanlara bir CEZA olarak mı böyle özürlü bırakıldı?

 

Bu kavşaktan her geçişimde şoförlerin yaşadıkları korkuları, eziyetleri bir kez daha görünce bu kadar büyüyen, gelişen ülkemiz ve dünya ilerlemeleri gözümün önüne geliyor; UTANIYORUM…

 

Onlarca, yüzlerce Tekirdağ insanı bir parça teselli bir çözüm arayışı, içindeki sıkıntıyı atma adına bu konuyu; Muratlı Kavşağını dile getirip yazmamızı istiyor. Hâlbuki defalarca yazdık. Yazdığımızı, anlatmaya çalıştığımızı söyleyince daha da şaşırıyor insanlar.

 

Gece olunca kavşağa çöken karanlık, her an bir tehlike oluşturan bağlantı yollarının korkunç özrü şoförler için bir tehlike, can kaybı ve korku oluşturuyor.

 

Peki, ama bu engelli kavşağın sorumlusu kim? Karayolları Müdürlüğü mü? Karayolları 18.Bölge Şefliği mi? Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi mi? Herkesin bildiği halde niçin yokmuş gibi susuyor bunca müdürlük, şeflik ve koltuk efendileri?

 

Anlayan veya anlatacak birisi varsa beri gelsin… Lafa gelince ne büyük projeler söylüyorlar Tekirdağ adına. Turizme gelince neredeyse kıpırtı yok! Niçin diyen var mı? Nedenini merak eden?

 

Vergi vermede ilk sıralarda olacaksın! Sporda, kültürel yaşamda, turizmde, denizden yararlanmada, balık kültüründe, gece yaşamında, meydanların insanları ağırlamasında ise sonuncu sıralarda bulunacaksın! Böyle bir kalkınmışlık olur mu? Olsa da şehir insanının inandırır mı?

 

Bazen düşünmüyor değilim, bu şehrin günahı nedir? Her şeyi var. Denizi, dağları, insanı, ovaları, bayırları, tarihi, coğrafik üstünlüğü, önemli şehirlere yakınlığı… Daha ne olsun?

 

Öncü yöneticileri, öncü aydınları var mı diye sorsanız; bir şey söyleyememenin burukluğu içinde usulca çekip gitmek isterim. Bu şehir ne çektiyse buraya atanan amirlerin koltuk merakı, şehri kullanan yarım aydınların ise bu şehri otel olarak kullanmasından çekti…

 

Başkan Recep Tayyip Erdoğan boşuna her fırsatta söylemiyor; “ Halkın ayağına gidin! Halkı şamar oğlanı saymayın!” Duyan kaç kişi? Ne acı bir sağırlık, körlük, ne acı bir sessizlik…

Marka Flower Çiçekçi