SÜLEYMANPAŞA ZABITASINA TEŞEKKÜR EDİYORUM

Yayınlama: 23.06.2021 09:55
A+
A-

AĞAÇTAN AĞACA GEZEN TABELA

 

16 Haziran günü 100.Yıl Mahallesi yakınlarında tanık olduğum olay karşısında Süleymanpaşa Zabıta ekipleriyle onur duydum. İnandığım bir şey var; hareket denen şey, insan ruhuna iyi geldiği kadar birçok yeniliğe, bilgilenmeye de şahit oluyorsunuz…

 

Masa başı yazılacak, düşünülecek birçok şey, her daima gerçek zamandan kopuk olacak, bir şeyler eksik kalacaktır… Yine gözleme dayalı bir günün içinde olduğumu hissettim.100.Yıl Süleymanpaşa çay bahçesinde arkadaşımla sohbet etmekteydik çay demi keyfi içinde.

 

Bir ara, bahçede oturduğumuz masanın beş metre ötesinde yaşlı çınar ağacına bir şeyler takmaya çalışan birisi dikkatimi çekti. Elinde bir tabela vardı. Belli belirsiz görmüş olduğum tabelada şöyle bir yazı görünüyordu; “ Hasan Usta’nın Yeri” benzeri, kendi reklâmını yaptığı tabelayı elinde bulunan şarjlı matkap ile ağaca vidalamaya çalışan bir adam…

 

Hasan Usta epey uğraş verdikten sonra, kimsenin de bir şey demeyip, “ Bu ağaca tabela asılır mı arkadaş?” uyarıları olmadan iki vida ile tutturmuş olduğu tabelayı, bulunduğu konumda beğenmemiş olacak ki beş dakika sonra gelip ağaçtan tekrar çıkarttı. Bu sefer, çay bahçesini dışında bulunan yoldaki çınar ağaçlarının birisini seçti. Yine aynı işlemi uyguladı; iki vida ve matkap ile kendi reklâm tabelasını ağaca vidalayıp usul usul ve yaptığından oldukça emin bir şekilde ara sokakta kayboldu.

 

Bu olayın benden başka birileri daha izliyormuş. Yan masamda oturan orta yaşlarında iki adam. Birisi, daha genç olana;

 

“ Al sana vatandaşlık görevi; hemen Süleymanpaşa zabıtasını ara!” Daha genç olan zabıtayı aramanın bir işe yaramayacağını anlatan birkaç asılsız söz söyledikten sonra, daha yaşlıca olanı;

 

  “ Sen hele ara bir kez. Hem de Süleymanpaşa zabıtasını bir test etmiş olursun. Vatandaşlık görevi böyle bir şey… Gerektiğinde nazikçe tepkini göstereceksin.”

 

  Yan tarafta masada bulunanlardan daha genç olanı, ondan yaşça büyük olanın söylediklerini dinledikten sonra elindeki cep telefonuyla bir yerleri aradı. Sonradan onların konuşmalarından anladığım kadarıyla Süleymanpaşa zabıta müdürlüğünü aramışlar. Durumu anlatmışlar. Zabıta kayıt memuru yapılan işlemin adresini ve kamusal alanda olup olmadığını sormuş…

 

Bu konuşmaların üzerinden yarım saat geçmeden Süleymanpaşa zabıta ekiplerinden iki genç zabıta geldiler. Elleriyle koymuş gibi verilen yerdeki ağacın yanına gidip, yarım saat önce asılmış Hasan Usta’nın tabelasının fotoğrafını çektiler. Sonra da, tabelanın işaret ettiği yere, yüz elli metre yürüdüler. Yaptıkları her şey, uygar, belli bir eğitim, görgü almış, görmüş insanların seviyesinde oldu. An ve an bu olayları izledik.

 

Beş dakika sonra iki genç zabıta memuru gittikleri yerde Hasan Usta’yı bulmuşlar. Yaptığı işin yanlışlığını anlatmışlar. Tabela kanunu ve tabelaların nereye asılabileceğini bildirdikten sonra Hasan Usta birkaç dakika içinde çınar ağacına takmış olduğu tabelayı yerinden çıkartıp tekrar işyerine döndü.

 

Yaklaşık bir saat içinde iki olumlu hareketi izledim. Birisi hiç tanımadığım orta yaş bir insanın kenti adına görmüş olduğu bir yanlışlığı ilgililere bildirmek. İlgililerin; Süleymanpaşa zabıta memurlarının da bu bildiriyi, kentimiz adına yapılan sorumluluğu ciddiye alıp, kendi yetkilerini en uygar bir şekilde yapıp, kimseyi kızdırmadan, küstürmeden, çok küçük görünen, çok büyük bir olaya;  sosyal, kültürel ve yasal başarıya imza attılar.

 

Bu olaya anında zabıta memurlarına bildiren Tekirdağ insanını kutluyorum. Bildirilen sorunu ciddiye alıp yarım saat içinde çözümü kavuşturan, şehrimizin güvenliği, huzuru, görselliği açısından tabela kirliliğinin önüne geçen Süleymanpaşa zabıta çalışanlarını; şehrim ve gazetem adına; ALKIŞLIYORUM…

 

Söz, tabeladan açılmışken, bu şehrin TABELA REFORMU-TEMİZLİĞİNE ihtiyacı var; ACİLEN…

 

Marka Flower Çiçekçi