TEKİRDAĞ ORMAN KÖYLERİ SU TANKERİ İSTİYOR

Yayınlama: 09.08.2021 14:24
A+
A-

Ülkemizi ateş çemberine, canlı yaşamını cehenneme çeviren orman yangınları vicdanı olan her insanı derinden üzmüş, korkuları, acıları ve o dehşet anlarını hissetmemize neden olmuştur…

 

Bir de orman içlerinde, orman ve dağların eteklerinde yaşayan bir köy veya mahallede yaşıyorsanız her an uykularınız kaçıyor, ateşin zamansızlığı, canlılara kurmuş olduğu tuzağı düşünürken ruhsal durumunuz başlı başına sorun çıkartıyor olabilir…

 

Yangın denen yıkıcı, yok edici gücü dizginlenmenin en iyi yollarından birisidir; daha başlar başlamaz kontrol altına almak. Veya çok iyi planlanmış ekipmanlara-donanımlara ( Yangın söndürme uçakları, helikopter, itfaiye araçları) sahip olmak gerekir.

 

Tekirdağ’ın orman, dağ köy-mahalle muhtarlarının bazılarıyla yapmış olduğum görüşmeler sonucunda muhtarlarımızın istediği en önemli desteklerden birisi su tankeri ve yangınları söndürmede ilk hamleyi yapacakları diğer basit aletler…

 

Aracınız, ekipmanınız-donanımınız ne kadar büyük olursa olsun, yangın rüzgârın da yardımıyla çok çabuk yayılabilir ve kontrol altına almakta ciddi zararlar görebiliriz. Bu sebepten dolayı orman köylerinde yaşayan insanların temsilcisi durumunda olan köy-mahalle muhtarlarının sorunu yerinde görüp, bilmesi ve geçmiş deneyimlerden de yola çıkarsak; itfaiye, Orman Müdürlüğü Yangın Ekipleri gelene kadar çok iş yapabilir, belki de daha başlamadan çok büyük zararlar ayol açacak yangınları söndürebilirler…

 

Bu olaylar enine boyuna niçin tartışılmadan, her şey yanıp kül olduktan sonra bağırıp çağırıyoruz veya büyük acılar çekip üzülüyoruz bir türlü anlamıyorum. Yangının açtığı dehşeti yıllardır biliyor, görüyor, içimiz büzüle büzüle, kan ağlaya ağlaya izliyoruz. Peki, ama bu alanda ne gibi büyük reformlar yapıldı?

 

Tekirdağ orman köyleri muhtarları, çok basit desteklerle çok büyük işlere imza atabilir, milyonlarca canlının, yüz binlerce yeşil ağacımızın yanmasını daha yangın başlamadan söndürebilirler.

 

Orman ve dağ köylerinde yaşayan insanlarımızın değerli temsilcilerinin bu isteklerini, bu düşüncelerini ciddiye alıp en kısa zamanda orman köy ve mahallelerimizde küçük, mobil yangın söndürme araçları, aletleri oluşturabiliriz…

 

Her yangından sonra ortaya çıkan büyük kargaşa, büyük acılar ve sözler tam manasıyla işe yaramış olsaydı; milyonlarca ağacımızı kaybetmezdik. Küle dönmelerini görmezden gelmezdik…

 

En kolay şey; “ Yerlerine yenisini ekeceğiz!” Tamam, çok güzel ama çok yetersiz, anlamsız bir düşünce ve söz değimli? Yanan ağaçların birçoğu kırk elli yıllıkken, birçoğu da yüz yılın üzerinde yaşa sahip olduklarını biliyoruz. Ektiğimiz ağaçların orman olması ayrı bir zaman, aynı zamanda yanan birçok yerin orman vasfı tamamen doğal kazanımlarla; doğanın kendi becerileriyle doğmuştur.

 

Var olanı korumak, kollamak ve onu yaşatmak; özveri, istikrar, akıl, sevgi ve en önemlisi; PLANLAMA ister…

 

Bu planlamanın içine muhakkak orman ve dağ köylerimiz ve mahalle muhtarlarımızın da düşünülmesi, onlara verilecek su tankerli ve basit söndürme cihazları, aletleriyle birçok yangın, daha doğmadan, korkunç kükremesini yapmadan, yerin yedi kat altına karışabilir; bunu başarabiliriz!

 

Doğamızı sevmenin bin bir türlü yolu yoktur. Hele hele siyasi düşüncelerle doğayı sevip kollamanın hiçbir mantığı yoktur. Doğayı sevmek, vatanımızı, halkımızı, geleceğimizi; evlatlarımızı, torunlarımızı sevmektir…

Marka Flower Çiçekçi