KURUMLAR TELESEKRETERLERE EMANET

Yayınlama: 13.08.2021 09:40
A+
A-

(Vatandaşımız Saçını-Başını Yolacak Hele Geldi)

 

Şimdinin modası oldu herhangi bir kurumun müşteri servislerine ulaşmak istiyorsanız ilk önce bu kurumların tele sekreterlerini ikna etmek gerekiyor. Hatta bazı kurumların tele sekreterleri saç-baş yoldurup vatandaşı şikâyetinden vazgeçirecek derece bezdirecek hale getiriyor.

 

Özelleştirme felsefesinin daha iyi hizmet edeceği düşünülünce gelinen noktada doğru dürüst rekabet olmayışı ayrı bir ekonomik kayıp iken, yeterli hizmet verilememesi ise düşündürücü, moral bozucu ağır-aksak hizmet sunumlarıdır.

 

Kim bilir kaç vatandaşımdan doydum;

 

“ Benim şikâyetim olunca, canlı-kanlı bir müşteri temsilcisine ulaşmak istiyorum. Ama olmuyor, ulaşamayıp, canımızdan bezecek hale gelip, şikâyetimizden, önerilerimizden vazgeçiyoruz…”

 

Sadece vatandaşımız mı, denemesi bedava; herhangi bir kurumun müşteri temsilcisini kontrol amaçlı arayabilir, bu durumun nasıl bir sorun haline dönüştüğünü görebiliriz. Akıl almayacak bir şey; bir sorununuz için telefona sarılıp müşteri servisini arıyorsunuz. Karşınızda metalik-elektronik bir ses;

 

“ Sorununuz nedir?” diye başlayan konuşma sizi yönlendirme ile başlıyor. O numaradan bu numaraya derken, gerçek manada bir insana; canlı-kanlı bir sese ulaşmanız zar –zor olunca neredeyse tükenme durumuna geliyorsunuz.

 

Bu nasıl bir hizmet anlayışı? Oradan, buradan KAR edeceğiz diye, insanı arka plana atarsak, hizmeti başköşeye nasıl taşıyabiliriz? Her şehrin, kasabanın merkezinde olması gereken müşteri servisleri, yüz yüze görüşüp sorun çözmek dururken, aynı zamanda büyük işsizliğe katkı verecek bir kazanım olması gerekirken, bir türlü olmuyor; olamıyor…

 

Gaipten gelen yardım bekler, ister duruma düşen vatandaşımız neredeyse bu konularda çileden çıkmış bir halde. Herkesin ortak derdi; “ Müşteri servislerine ulaşamıyoruz. Ulaşsak da çok zaman alıyor.”

 

Bu konularda dertli milletimizin diğer ortak sorunları ise, bir yere abonelik olurken çok kolay olduğu, ama çıkarken oldukça zorlandıkları, ciddi problem, maddi ve manevi kayıplar yaşadıklarını sıklıkla söz ediyorlar.

 

Peki, ama bu sorunları kim çözecek? Siyasi kuruluşların İl ve İlçe Başkanlıkları ne iş yapıyor? Vekillerimiz hangi sorunları tam manasıyla takip edip çözer hale getirip; halkımızın teveccühlerini ve dualarını kazınıyor? Var mı böyle bir vekil? Böyle bir kurum kuruluş?

 

Uygarlık böyle ilerleyecekse, ülkemiz böyle gelişiyor, gelişti sanılıyorsa yanılıyoruz… Bir tanıdığım doktor arkadaşımla ayaküstü konuşmamızda, eşinin eczanesinde tanık olduğu şu paylaşım hayli dikkat çekice ve insanımızın geldiği yeri göstermiyor mu; ?

 

  “ Biliyor musun dostum, eczanede en çok hangi tür hapları satıyoruz?” , “ Hangilerinin? “ , “ Antidepresan hapları…”

 

Milletimize bu kadar da yüklenilmez, yüklere bu kadar da duyarsız kalınamaz ki… Olan yine bize oluyor; hem devletimiz, hem milletimiz ağır bedeller ödüyor. Nasıl mı?

 

Daha çok hapishane ve hastane yapıyoruz; Adliyeler de cabası… Oysa bunlar, bu tür kuruluşlar azalırsa toplumun sağlığı, huzuru, neşesi ve gelişimi artmış olur…

Marka Flower Çiçekçi