Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Kara Gün Dostu Ofis ve Kooperatifler Nerede? )
İkinci kuşak çiftçilik yapan arkadaşım uğradı atölyeye. Nicedir gelmemiş olmanın merakı ve özlemiyle dokunduk sohbetin teline.
Daha nasılsın, der demez her zaman “Çok şükür” diyen arkadaşım, yüzünden düşenin bin parça olduğunu gizlemeye çalıştı; “ Eh, iyi sayılırız…”
Tanıdığım, iki kuşak bir arada neredeyse yirmi dört saat çalışan bir aileden geliyor. Yetinmeyi bilen, harcama bütçesi yapan biri olmasına rağmen;
“ Artık zorlanıyoruz “ dedi.
İnanılacak gibi değil! En sağlamı bile zorlanmaya başladıysa, icarla tarla işleyenler, borçla, krediyle durumu idare edenler ne yapsın? Gelişmiş ülkeler gıdanın önemini sürekli tartışır, kendi kendilerine yetme planları yaparken, bizler var olanı, tecrübe sahibi olanları dahi kaçıracak hale geldik…
Arkadaşımın mutsuz görüntüsü karşısında yeterli bir cevap alamayacağımı bile bile;
“ Sizin üye olduğunuz kooperatifler ne yapıyor? Ziraat Odası’nın çalışmaları, tepkileri veya sizleri koruma, kollama çabaları ne durumda?
Duyduğum cevabı, daha önce birçok üreticiden, çiftçiden duymuştum;
“ Ne Tarım Kredi Kooperatifi, Ne Toprak Mahsulleri Ofisi, bizi gerektiği kadar koruyor. Tam aksine, Toprak Mahsulleri Ofisi dışarıdan ürün getirterek bizim fiyatımızı düşürüyor!
Ailesinin yüz yıldır üreticilik yaptığı arkadaşım daha da acı bir reçete okudu bana;
“ Düşünsene, geçen yıl aldığımız gübrenin fiyatı 3,5 TL, şimdi 7,5 TL. Nasıl yetişiriz biz buna? İlaç fiyatları, mazot fiyatları almış başını gitmiş; bizi koruyacak, kollayacak kuruluşlar da sanki bizler için çalışmıyor…”
Ne acı bir son üreticiler adına! Yetişmiş, deneyim sahibi, yüz yılı aşmış tecrübeleriyle üretip, çalışırken batma, iflas etme korkusu yaşıyorlar. Batanlar, icralık olanlar ise ayrı bir insanlık, toplumsal dram yaşıyorlar…
Meşhur bir slogandı Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatifi adına;
“ Üreticinin Kara Gün Dostu” Kooperatifler, ofisler; nerede? Kendi gübre fabrikalarını kapatan, dışarıya bağımlı hale gelen devletimiz, kurum ve kuruluşlarımız nerede?
Misyonlarına, amaçlarına bakınca şaşıp kalırsınız! Ziraat Odalarının, kooperatiflerin, ofislerin kuruluş amaçları başlı başına üreticiyi var etmek, huzurlu ve zengin kılmaktı…
Peki, ama bütün bunlara rağmen; niçin işlenmeyen toprağımız, sürekli bu işi bırakan çiftçimiz ve icarlık olan insanlarımız artıyor?
Nerede yanlış yaptık? Ve tam olarak büyük ve huzurlu kalkınma, kendi kendine yeter hale gelen bir ülke olmak adına ne gibi adımlar atılıyor?
Acaba, giden gider, kalan sağlar bize yeter! Mantığı yanıltıyor mu anlı şanlı yöneticilerimizi, bu konuda sorumluk sahibi olan oda, ofis, kooperatif başkan ve müdürlerini?