SAYIN BAYAN, SENİN GÖREVİN SİLİCİ Mİ?

Yayınlama: 03.12.2021 13:10
A+
A-

  ( Tekirdağ Ziraat Odası’nda Yaşanan Trajikomedi!)

  Gelişen ve huzurlu ülkeler boşu boşuna çalışanlarında yeterlilik aramıyor! Hatta değişen zamana göre sıklıkla eğitimler vererek çalışanlarını güne-güncele hazırlıyor.

Ülkemizde, özellikle zirai kesimde büyük kayıplar verilirken, küçük çiftçi her gün yaşamda kalma kavgasını yaparken; ödüllendirileceğine, korunup kollanacağına, kendi kuruluşu olan Ziraat Odası’nda bile “Çiftçi “ sayılmıyor.

Deyip yerindeyse Tekirdağ Ziraat Odası’nda küçük çiftçiye Mobbing uygulanıyor! Nasıl mı? Gelin hep birlikte tanık olalım bu trajikomediye!

Aidat ödemek için Tekirdağ Ziraat Odası’nın yolunu tutan, yalnız beş dönüm bağı olan çiftçi “Silici Bayan”ın odasına girdiğinde şu ifadelerle karşılaşıyor;

“ Siz halen kaydınızı sildirmediniz mi?”

 —Sildirmedim! O zaman benden aidat almadan kaydımı silin!

 “ Olur, mu, önce aidat ödeyeceksiniz, sonra kaydınız silinecek!”

 Niçin, her seferinde kaydımın silinmesini istiyorsunuz? Ben kendi kaydımın silinip silinmemesi konusunda özgürüm. Bu hakkı bana yüce devletimiz vermiş.

 “ Öyle ama üzüm üreticisi zaten destek almıyor. Hiçbir yararı yok size. Kaydınızı sildirin gitsin.”

Silme sözünü ağzından düşürmeyen Ziraat Odası çalışanı aklınca küçük çiftçiyi korumak istiyor. Yani, üzüm üreticisi destek almadığı için boşu boşuna aidat ödemesin!

Sormak isterim, küçük çiftçi tarafından kendisine “ Silici Bayan” lakabı verilen Ziraat Odası çalışanına;

“ Sizin göreviniz moral bozmak mı? Zar-zor ayakta duran insanların önünü açmak, moral vermek, yeniliklerden, gelişmelerden faydalanmalarını sağlamak yerine, sanki çiftçilikten silinirse her şey güllük gülistanlık olacakmış gibi…”

 Kurumların, kuruluşların kuruluş amaçlarına diyeceğim hiçbir şey yok. Özellikle odalar ve dernekler iyice sınıfta kaldığını halk, üyeler gördü, duydu ama bir türlü oradaki çalışanlar ve oraya; yönetime talip olanlar bir türlü görmedi, göremiyor…

Niçin? Gözleri mi kör? Akılları mı kıt? Hayır! Her şeyleri yerinde görünse de; koltuk sevdaları, kibirleri, gururları onları kör ve sağır yapıyor…

Ülkemiz ve dünya farklı zamanlardan, sancılardan, acılardan geçerken dahi aidat peşinde olan oda ve dernekleri hiçbir zaman anlayamayacağım. Sadece aidat peşinde olsalar neyse, bu kritik, bu özel zamanlarda bile odasını yenilemekle meşgul olan oda başkanlarına tanık oluyoruz; ne acı bir algı, duygu ve vicdan…

Kendini yenilemeyen bir anne ve baba nasıl çocuklarıyla sürekli tartışır, saygı ve sevgisini yitirirse kurumlar, kurum çalışanları ( Dernek ve Odalar ) dâhil, hepsi kendisini yenilemeli ve zamana uygun gönül alıcı, aydınlık yüzlü, moral verici olmak zorundadır…

Bizim kültürümüzün baş tacı felsefesidir; “ Hoş geldin, hal hatır sormalar” Ya şimdi, Tekirdağ Ziraat Odası’na giden her küçük çiftçi, özellikle beş altı dönüm bağı bahçesi olan;

“ Siz halen kaydınızı sildirmediniz mi? “ hoş geldin” i ile karşılanıyor. Sayın SİLİCİ bayan, bu hakkı size kim hangi kanun veriyor? Bunu, şehrimize, bize ve sizin üzerinizdeki yöneticilere izah eder misiniz?

 

Marka Flower Çiçekçi