TREPAŞ’IN TAKLACI GÖREVLİSİ

Yayınlama: 10.12.2021 13:51
A+
A-

Ülkemiz insanı toptan verdiği mücadelenin önemini bazı sorumsuz ve gaflete düşmüş memurlar, amirler anlamamışa benziyor. Bir yandan Devletimizi oluşturan kurum ve kuruluşların kendi imkanlarını zorlayarak oluşan pahalılığa, enflasyona karşı durmaya çalışması, diğer yandan ise iki yıldır tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covit-19 salgını…

7 Aralık Salı günü öğleden saatlerinde 100800052404 abone numaralı küçük esnafın dükkanına motorla gelen TREPAŞ görevlisi daha motorundan iner inmez;

“ N…A…” sen misin? Diye soruyor.

Evet benim

  • Senin borcun 600 TL’yi geçmiş, elektriğini kesmeye geldim!

Bu sözleri işiten küçük esnaf N Bey, tam da müşterilerine hizmet ettiği bu saatte, usulca elektriği kesmeye gelmiş görevlinin kulağına eğilip şu sözleri rica ederek söylüyor;

“ Yapma etme be kardeşim! Tam da iş saatinde, beni müşterilerime karşı mahcup etme. Geçen aydan kalma sadece bir faturam var. Parasını da hazırladım. Hemen ödeyeceğim zaten. Beş on dakika bekle ne olursun!”

Görevine çok bağlı, sanırsınız ki Orhan Kemal’in Bekçi Murtaza figürü duruyor esnafın karşısında. Şaşmaz ve sarsılmaz bir duruş içerisinde sitemle karışık şu sözleri söylüyor esnafa;

“ Ben şimdi senin elektriğini keseyim, sen git bizim amirlerimize TAKLA at sonra!”

Kesme işiyle uğraşan bu çalışana-görevliye diyeceğim bir şey yok. Biliyorum ki, halkın söylemiyle “ Emir kulu…” Peki, ama emir kulu dediğimiz insanların en ağır işlemleri bile kendilerince hafifletip, rafine edip sunması, daha sakin olması gerekmez mi?

Kamusal görevi yerine getiren çok önemli kurumları temsil eden bu insanlar-insancıklar getirildikleri görevin bilinci içinde yeterli eğitimden, görgü ve hukuk kurallarından nasibini alıyorlar mı? Yoksa her önüne gelen “çalışan” diye alınıp halkın arasına mı salınıyor?

Söylenecek bir söz bulmakta zorlanıyorum… Bir tarafta kalkınma, zorlukları yok etme çabaları içinde kalan hükümet, bir tarafta sanki bu çabalara büyük zarar veren büyük kurum ve kuruluşların çalışanlarını gözetmeyen, eğitmeyen: AMİRLERİ!

Küçük esnaf, tıpkı üretici gibi burnundan soluyor, yarına çıkmak için günü kurtarmak için bin takla atarken, elektriğini kesmeye gelen TRAPAŞ görevlisi;

“ Ben elektriğini keseyim de sen git taklayı amirlerimize at” diyerek, hakaret etme cesareti gösteriyor.

Seslenmek isterim Tekirdağ Süleymanpaşa TREPAŞ amirlerine; Siz nasıl iş yapıyorsunuz? Hangi kriterleri-kıstasları göz önünde bulundurarak esnafın elektriğini kesiyorsunuz; kesmeye cüret ediyorsunuz?

Devletimizi temsil eden kurum ve kuruluşlar yüzlerce kez vergi barışı yaparak, zor günleri atlatmak adına elinden geleni yaparken, kabalık, katılık yerine nezaket yollarıyla yürümeye çalışırken, küçük esnafa yolladığınız görevli, hiçbir nezaket kuralıyla tanışmamış gibi; katı, kural tanımaz bir şekilde davranıyor?

Bu davranışı yetmezmiş gibi küçük esnafın dükkânına gelen TRAPAŞ görevlisi dükkânı her açıdan fotoğraflıyor. Konu komşusu, orada bulunan müşteriler bu işe bir anlam veremiyor. Dükkân sahibi mahcup o arada, geçmiş aydan kalan elektrik faturasını yan tarafta bulunan bir başka esnafın bilgisayarından ödüyor.

Küçük esnafın ödediği fatura miktarı; 536 TL çıkıyor. Elektriği kesmeye gelen görevli ise “ Sizin borcunuz 600 TL’yi geçti, o yüzden kesmeye geldim.” Diyordu. Esnaf ödeme makbuzunu ve borcunun 600 TL’nin altında olduğunu gösterince Taklacı TREPAŞ görevlisi geldiği gibi gidiyor; kesme işlemini ve esnafa takla attırma zevkini tadamıyor…

Hiç olmazsa Orhan Kemal’in Bekçi Murtaza isimli kahramanı sıklıkla şu sözleri tekrarlıyordu;

“ Amirlerimden kurs görmüş, ders almışım; göz açtırmam kimseye”

TREPAŞ’ın amirleri böyle mi ders veriyor; “ Esnafa gidecek, kaba-saba korku verecek ve elektriğini kesecek ve üstelik hesabı amirlerimize verirsin” diyerek dalga da geçilecek! Yazık; çok yazık; sevgili duyarsız amirlerim…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi