TADIMLIK PARKLAR, BAHÇELER ve MEYDANLAR

Yayınlama: 06.01.2022 12:52
A+
A-

    Tekirdağ merkezinde güzel işler oluyor olmasına da bir yandan da şehir bilinci gelişmiş insanlar için gülmece konusuna da dönüşmüş vaziyette…

Ardı ardına meydanlarımız, park ve bahçelerimiz açılıyor. Ama bunların neresinde insan? Sorusuna verilecek cevap yok gibi…

Yapılan hizmetleri hiçbir şekilde küçültmeden, göz ardı etmeden bir göz atalım. Örneğin Süleymanpaşa Belediyesi tarafından açılan Selanik Meydanı? Buraya meydan demek kimin aklına geldi; hangi şehir bilimci veya usta sihirbaz bunu akıl etti bilemiyoruz!

Hâlbuki Selanik isminin kalbimizdeki yerini onurlandıracak bir meydan ve içine de plastikten yapılmış bir saat kulesi değil de, en iyi Türk, Türkiyeli taş ustalar tarafından bir taş kule ve saat yapılsaydı, insanla, turizmle buluşsaydı; şehir için harika bir meydana sahip olurduk.

Geçmiş ile gelecek arasında yaşanacak muhteşem bir harekete heyecana da tanıklık edecektik; olmadı; tadımlık bir meydancık oldu…

Büyükşehir Belediyesi iki yıl önce çok önemli bir kararla eski şehrimizin, yani şehir merkezimizin yüz yıl önceki meydanlara kavuşma bilincine bir katkı daha yapıp en büyük meydanı açtı. Altı otopark; üstü tamamıyla beton…

Eski meydanı açarken, eski ve yaşlı ağaçların neredeyse tamamı kesilmiş durumda. Ya sonra? İlk önce saksıda bulunan minyatür ağaçlarla makyaj yapıldı. Beton üstüne konulan minyatür, yani tadımlık ağaçların gölgesi, kuşu-cıvıltısı olmayınca insanı da, çocuğu da eğlencesi de huzuru da olmadı…

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin yine değerli yıkım katkıları çok çabuk park ve bahçe yapma ayrıcalığını yakın zamanda açılan Ali Rıza Efendi Parkı açılışında gördük… Aynı gülümseme, aynı komedi burada da; TADIMLIK park, tadımlık oturma yerleriyle yine insanlar, insanlarımız yok sayılmış…

Yakında açılacak aylardır onarımı yapılan Zübeyde Hanım Parkı düzenlemelerini görünce aynı duyarsızlığı burada da göreceğimizi anlıyorum. Her şey çok güzel görünüyor, fotoğraf çektirmek adına, çiçek, bitki, ağaçlar adına; ama insanın oturacağı, dinleneceği,200 Bin nüfusu geçmiş bir şehrin on bin kişisinin şehir meydanına çıkıp iki yüz insanının oturacağı, dolaşacağı bir yer aramak, bulmak ne mümkün?

Niçin? Nasıl bir planlama, nasıl bir düzenleme işidir böyle tadımlık yatırımlar ve hizmetler? Halk nasıl olsa sadece seyretmeye çıkıyor; saatlerce oturup, sosyalleşmesin, kültürel yaşamın içinde olmasın diye her türlü değerli komedi düşünülüyor; kutluyorum böyle güzel ama insanın içinde olmadığı tadımlık, par, bahçe ve meydanları açan, açmasına katık veren yöneticileri, amirleri…

Yahu; hani içeceğiyle, şarabıyla ünlü olan yerler vardır; Şarköy, Bozcada, Ürgüp gibi. Oralara seyahat ettiğimizde şarap evlerinin satış yerlerinde TADIMLIK bölümleri vardır. Bardağa konulan içecek ağzınıza gelir gelmez neredeyse buharlaşır. Çünkü adı üstünde; tadımlık; bir yudumluktur…

Görünen o ki, bizim belediyelerimizin park, bahçe ve meydan anlayışı da turizm bölgelerindeki tadımlık şarap satıcıları gibi; “ Bir yudum” tadını aldın aldın, anladın anladın; yoksa seyreder geçersin; anlamış, eğlenmiş, huzur bulmuş gibi yapar, yorulduğunla, sinir olduğunla kalırsın…

Bir kez daha sesleniyorum koltuğa yapışmış amirlere, yöneticilere; Süleymanpaşa insanı çarşılara, park ve bahçelere, tadımlık meydanlara çıkamıyor. İnsanımızın büyük kısmı evlerde kalınca esnafımız içinde yeterince bereket yaşanmıyor.

Marifet, tadımlık, seyirlik yerler değil, iki yüz bin insanın en az elli binini çarşılara, park ve bahçeler çıkartıp; doyumluk, dönüşüm ve değişime hazır mutlu uygar bir toplum bilinci ve eğlencesi yaratmaktan geçiyor…

 

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi