Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Sağlamlığı anlatmak için sıklıkla kullandığımız deyimlerden birisidir; “ Taş gibi” Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi kurulduğu ilk yıllarda birçok yönden zorluklar yaşadı. Asfalt plent makinesi arızalı çıkması, yeterince asfalt malzemesi üretememesi sonucunda Büyükşehir Belediyesi aklın, bilimin bir başka yoluna başvurdu; Beton Yollara…
Asfalt plenti makine arızaları, beton yollar hakkında kamu adına yazdığımız yazılarım adına Kadir Başkan’ın hassasiyetiyle Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan brifingler; farklı zamanlarda bu konularla ilgili bilgiler aldım.
O zaman, beton yolun asfalttan daha dayanıklı olduğunu öğrenmiş, dinlemiş ve alışık olmadığımız, sürekli asfaltla yatıp kalkan bir şehir olarak hem tuhaf bulmuş, hem de bu işin sağlam fikirlerini anlamak, değerlendirmek adına zamana bırakmıştım.
Gün geldi yolumuz batı istikametine; Malkara Karaidemir Barajı bölgesine gitmemizi gerektirdi. Bir Pazar günü arkadaşlarım; Erdinç Tokatlı, Lokman Turan, Bülent Yorulmaz ile birlikte yollara koyulduk…
Bölgemizin her yönüyle cennetten bir köşe olduğunu söylerken, boşalan köylerimizi, mahallelerimizi görmenin, boş ve viran okullarla yüzleşmenin tarifsiz kederini de büyük bir elem içerisinde ifade etmek isterim…
E84 uluslar arası kara yolundan ayrılıp Karaidemir’e Barajına gidecek köyler arası bağlantı sağlayan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından onarınla, güçlendirilen Kadir Başkan’ın Taş Gibi yollarına girdik.
Bereketli toprakların-tarlaların neredeyse tamamı beyaz kar örtüsüyle kaplıydı. Köyleri birbirine bağlayan taş-beton yol ise karla kaplı, tıkalıyken daha birkaç gün önce açılmış. Etrafındaki yarım metre, bazı yerlerdeki bir metrelik karlar öbekler halinde duruyordu.
Yolların en önemli düşmanlarından birisidir kış ve karlı günler, aylar. Kar yağmış, yol açılmış ama beton yol sapasağlam taş gibi, en ufak bir zarar görmemiş durumda. Köyler arasından ilerledikçe sağlamlık, yolların düzgünlüğü karşısında şaşırıp mutlu oluyoruz.
Tekirdağ Süleymanpaşa’nın asfalta bürünmüş yollarını, sağlıksızlığı düşününce, betonun sağlamlığı karışsında, bundan sonraki diğer bozuk yollarımızın da daha uzun ömürlü ve konforlu olacağı umutları içerisinde bir başka umut için Kırıkali Köyü-Mahallesi’nde Lokman Bey’in tanıdığı eski Karaidemir Barajı Başkanı Mehmet Yaver’i ziyaret ettik.
Küçük köy kahvesinde, tam da viran öğrencisiz okulun karşısında bulunan mekânda yarım saatlik sohbet ve içilen çaylar karşısındaki övüncümüz, şaşırmamız bir başka yöne evrildi. Mehmet Yaver, çiftçilik yapmanın yanında aile bütçesine, çalışma ve üretim hayatına tam manasıyla büyük katkılar yapma becerisini daha da ileriye taşımış.
Eşiyle birlikte çoktan unlarını eleyip eleklerini asmışlar ama çocuklarına yardım, üretim aşkı, çalışma yaşamının heyecanı adına sadece evlerinin içine veya şehirdeki dairelerine kapanmamışlar.
Mehmet Yaver, tavuk, kaz üretiminin yanında çok önemli bir üretim yapıyor; Damızlık Koyun yetiştiriciliğine başlamış. Niçin? Diye sorduğumda bugünkü üretim pahalılığında, zorluklarında bu işin çok daha kazançlı olduğunu, zevkli olduğunu söyledi…
Meşhur bir söz var; “ Gezen kurt aç kalmaz!” gezmenin, görmenin de tokluğu böyle oluyor. Üreten başarılı insanlarımızın yaşadığı yerlerde yarım saatlik çay molası dahi insanın ufkunu açtığı gibi; çalışmak, kazanmak ve mutlu olmak için değişimin, dönüşümün yanında bilgilenmenin, yenilenmenin ve bilginin de yanında olmak gerektiğini öğreniyoruz…
Sözün özü; boşalan köylerimiz, bereketli topraklarımız; akılla, bilgiyle, deneyimle, yenilenme ve teknolojiyle birlikte yepyeni fırsatlar sunmaya can atıyor.
Kadir Başkan’ın taş gibi yolarından ilerlerken, az sayıda kalan ve üreten insanların bereketli karla kaplı yollarından, yaşam alanlarından geçip, mücadele edenlerin kendi destanlarına tanıklık etmek apayrı ayrıcalıktı…