İTALYAN KONAĞI SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ

Yayınlama: 19.01.2022 12:08
A+
A-

Bir zamanlar Ertuğrul Mahallesi ahşap evleri, köşkleriyle anılırdı. Cumbalı, oyma kapılı, mermer eşikli, bahçeli ve komşulu evlerin neredeyse tamamı yok oldu. İtalyan Konağı da böyle ahşap evlerimizden, köşklerimizden birisi, hatta en önemli olanlarındadır.

Sahilde bulunan Rumeli İskelesi eski ve yeni şehrimizin görülmesi adına gidilecek en iyi mekânlardan birisidir. Bir çay veya kahve söyleyip arkanıza yaslanıp Tekirdağ’ı izlemeye başlayınca o ACAYİP gerçek; ÇİRKİNLİK ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

Şehri, mahalleleri, sokakları biliyorsanız, cımbızla çeker gibi birkaç değerli tarihi, mimari beş altı binayı seçip çıkarıyorsunuz o büyük, korkunç beton yığınları arasından…

Denizin içine kıvrılan eski limanın olduğu yerden baktığımda, mimarisi ve tarihi öne çıkan binalar şunlar;

Mimar Sinan’ın eseri Rüstem Paşa Cami! Ortacami’nin sadece minaresi görünüyor. Macar Milletinin özgürlük kahramanı Rakoczi Müzesi, Arkeoloji Müzemiz, Karaevli ailesine ait konut ve birkaç binanın yanında bütün görkemiyle denize doğru salınan gösterişli yapı var; İtalyan Konağı…

Ne oldu da İtalyan Konağı bu büyük sessizliğe büründü? Birkaç yıl öncesine kadar konağın bahçesi ve iç odaları cıvıl cıvıldı. Burası, Tekirdağ Süleymanpaşa’nın Halk Kütüphanesi olarak kullanılan bir yerdi.

Tekirdağ Süleymanpaşa Halk Kütüphanesi, Kültür Müdürlüğü binasındaki yerine geçince burası; İtalyan Konağı da boşaltılmış oldu. Bir süre tam manasıyla boşluğa bırakıldı. Özellikle müjdeli haberi bekledik. Burasının turizme kazandırılması adına atılacak adımların o müjdeli sesini bir türlü duyamadık!

Hadi, turizmi önemsemiyor, turizme katkı verecek hizmet alanına sunamadık! Burasının çocuk kütüphanesi olarak değerlendirme düşüncelerine ne oldu? Özellikle şehir merkezinde yaşayan, yaşlılarımız içinde okuma, dinlenme, aydınlanma yeri olan bu yerin en sonunda siyasi amaçla kullanılacağını öğrendik.

Şaşırmadım dersem yalan olur dostlarım. Zaten yok olmuş şehir turizmi, bir türlü kaldırılamaz, gece ve gündüz saatlerinde esnafımızın dramı bir türlü değiştirilemezken, böyle yapıların şehir insanına, esnafa ve halka fayda sağlayamayacak amaçlarla kullanılması; bir şeylerin eksik olduğunu göstermez mi?

Zaten şehir merkezi, okulların, resmi dairelerin bitmesiyle boşaltılmış durumda. Neredeyse gece çökerken şehrimizin üzerine insan nefesi duyamaz, insan sesleri hissedemez olduk.

Bir şeyler yapmalı ama nasıl? Şehrimizin en gözde yerlerini bırakın dış turizme, iç turizme bile açamazken, tarihi yapılarımızı sosyal, kültürel ve turizm amaçlarla kullanamazken bu nasıl olacak?

Anlı şanlı Kültür Müdürlüğümüz burayı çocuk kütüphanesi yapacağı veya turizme katkı verecek bir dönüşüme sunacağı yerde yapmadı? Neden diye sorsak cevap veren olur mu?

Meclis Başkanı Tekirdağ Milletvekili Sayın Mustafa Şentop için Meclis Misafirhanesi olarak ayrılan bu yerin şehir adına daha faydalı olacağı, Sayın Meclis Başkanı Mustafa Şentop’a anlatılsaydı asla bu duruma izin vermez, kabul etmezdi; buna inanıyorum…

 Maalesef, koltuklara, unvanlara sıkı sıkıya yapışanlar şehrin kalbi sayılan merkezinin iyice yavaşladığı, körleştiğinin farkına varmaları mümkün görünmüyor; ne hazin; bu kadar değerli bir şehir daha gece çöker çökmez; yalnızlığa ve sessizliğe kapanıyor…

Arzum odur ki İtalyan Konağı olan, tarihiyle, mimarisiyle görkemli bu yer özellikle İl Özel İdare zamanında başlayan Ertuğrul Mahallesi turizm hareketine destek verecek bir şekilde kullanılsın…

Eninde sonunda sağduyu galip gelecektir; bu şehir, sessizliğinden ve geçmişin küllerinden yine bu şehri seven insanlar tarafından ayağa kaldırılacaktır…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi