BİLMEM Kİ BU KAÇINCI?

Yayınlama: 22.01.2022 19:49
A+
A-

 

Artık alıştık.

Eskilere bakınca bugünlerin geleceğini görenler de varmış.

Kimse onları dinlememiş.

Hatta o vakitlerde kötü söz sahibi olarak anılmışlar.

Haliyle de bir bir sesleri kaybolmuş.

Kötü söyleyen tabiî ki dinlenmez.

***

Açıkçası duymak istediklerimizi söyleyenleri seviyoruz.

Yıllar önce bir karikatür görmüştüm.

“Acı Gerçekler” sinemasının önünde kimse yokken “Mutluluk Veren Yalanlar” filminin olduğu sinemanın önünde kuyruk vardı.

Açıkçası çok güzel bir tasvirdi.

Tabi anlamak isteyen için.

***

İşin gerçeği buradan yola çıkınca bir şey fark ettim.

Bu iş böyle olmazdı.

Açıklamaları yaparken farklı bir yol olmalıydı.

Bir şeyleri ele alırken farklı bir üslup kullanılmalıydı.

Gördüklerimiz herkesin gördüğü olamazdı.

Ancak gördüğümüzü nasıl tasvir edebilirdim?

Bunun için farklı bir yazım türü buldum.

Ben anlatıyorum.

Ancak içinden siz ne alıyorsanız o çıkıyor.

***

Benim anlattığımı anlaman için sana giden yolu bulmalıydım.

Zaman geçtikçe deniyorum.

Sihirli kelimeleri az çok keşfettim.

Habercilik boyunca toplum ilgisini çeken konuları da öğrendim.

Artık aşağı yukarı bazı şeyleri netleştirdim.

Ancak gel gelelim bunlar da pek bir işe yaramadı.

***

Her seferinde genelden aykırı birileri çıkıyor.

Her kelimeden olumsuzluk buluyor.

Daima muhalefet oluyor.

Sanki muhalif olarak doğmuş.

Sonra bu tipleri de anladım.

Gerçekten muhalif kişiler vardı.

Yapılarının bu olduğunu keşfettim.

Onları etkilemenin tek yolunun tam tersi konuşmaktan geçtiğini gördüm.

Aslında eksiksiz herkes bir yere toplanabiliyordu.

İyi bir gözlem ve hedef odaklı sözleri kullanan toplum mimarisi uzmanları bu işi çözmüştü.

***

Gel zaman git zaman bildiklerimin sadece karşımdakinin anladığı kadar olduğunu anladım.

Bu en acı tecrübem oldu.

Gerçeği savunmak kadar saçma bir durum yoktur.

Sarı renk bir duvarın önünde durup bunun sarı olmadığını iddia eden biriyle tartışmamak gerektiğini öğreneli birkaç yıl oldu.

Haklısın deyip geçmeyi keşfettim.

O tatmin oluyor.

Ben de sinir olmuyordum.

Ancak bunun da çözüm olmadığını görüyorum.

Çıkmaz da burada başlıyordu.

***

Bireysel kurtuluşlar kişisel bencillikleri öne çıkarıyor.

Ardından kişisel kazanç duygusu ağır basıyordu.

Birbirini takip eden olaylar zinciri sizi yine en başa getiriyor.

En başta öğretilmemiş bir şeyi insana sonradan katmak çok zordu.

Sanırım imkânsız değil.

Ancak çok zor olduğu da kesindir.

Buradan şu noktaya vardım.

Bazı kişiler için yapılacak bir şey yok.

Gerçekten artık geçti.

Bu saatten sonra geçmişte olanlara benzer yaşanan şeylere aynı tepkileri verenleri gülümseyerek izleyeceğim.

Yapacak bir şey yok.

Bilmem ki bu kaçıncı?

Saygılar…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi