EN GÜZEL MİRASLARDAN “GÖRGÜ”

Yayınlama: 22.01.2022 19:50
A+
A-

Medeni olmayı konuşuyoruz ama insan ilişkilerinde yol yordamı bildiğimiz pek söylenemez.  Görgü kurallarına, eski adıyla “adab-ı muaşerete” nostalji gözüyle bakıyoruz. Dolayısıyla utanma duygusu da rafa kaldırılmış oluyoruz. Kültürümüzde hiçbir milletin bilmediği bir incelik ve iletişim kuralları vardır. Selam vermek adabın en güzelidir.  Bizler selamlaşırken bile kulaktan çok gönüle hitap ederiz. Bu anlayışımız zaman içinde geleneğimiz olmuş en güzel görgü kurallarımızdandır.

Osmanlı İmparatorluğunda bile adab-ı muaşeret kitapları yazılmış. Hatta bu kurallar ilk önce devlet öncülüğünde uygulanmaya çalışılmış. Tanzimat’tan sonra başlayan batılılaşma hareketi bile görgü kurallarında kendini göstermiş. Bu kurallara artık günümüzde de çok ihtiyaç var. Bugün ise edepli olmak lüks bir davranış biçimi olarak algılanmakta. Yaşadığımız mekânlar, alışkanlıklarımız, muhabbetlerimiz, saygı anlayışımız, alışveriş şeklimiz, parayla olan ilişkilerimiz, hepsi değişti. Kurallar parayla şekil değiştiriyor. Bu değişimden ortaya çıkan ise kocaman bir görgüsüzlük. Günümüzde ne yazık ki karşımıza çokça çıkıyor. Pek çoğunuz bu satırları okurken aklınıza örnekler gelmiştir.

Konu ile alakalı Hazret-i Ali Efendimizin güzel bir sözü vardır.  “İnsan, dilinin altında saklıdır.” Tanımadığımız bir insanla karşılaştığımızda onun kişiliğini ve görgüden yoksun oluşunu konuşmasından hemen fark ederiz. Çünkü insan ne ise, hep onu konuşur.

Sonuç: Görgülü olmak sadece biçimsel bir şey değildir. İnsanın özünde de taşıması gereklidir. Dolayısıyla görgünüz kültürünüze, düşüncelerinize, ahlakınıza; selamdan başlayarak, nezaket, saygı, utanmaya kadar yaşamınızın  her alanına yansır. Bugün bu kurallar yazılı olarak dillendirilmiyor olabilir ama sahip çıkmamız gerekiyor. Sahip çıkarsak, insanlığımızın gereğini de yapmış oluruz.

 

Marka Flower Çiçekçi