Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Eski otoparkın olduğu yer; Orta ve Eskicami Mahallesi sınırları içinde, tam da kazanılması gereken,eski şehrin kalbi olan, Tekirdağ’ın kalbinde olan yerden kim bilir kaç kez olduğu gibi yeniden söz edeceğim.
Gelişmiş, özellikle turizmde öne çıkan ülkelere, ülkemizin şehirlerine bir bakınca belli merkezler öne çıkar.
Örneğin, ülkemizin en kadim şehirlerinden birisi olan İstanbul’da iki meydandan söz edeceğim. Birincisi Sultanahmet, diğeri ise Kadıköy meydanları… Buraya ne zaman giderseniz gidin hem iç, hem de dış turist görebilirsiniz…
Turistleri şimdilik bir kenara bırakalım. Bu meydanlar her daim hareketin içinde yer alır; alışveriş, dinlence meydanları öncüleri haline gelmişlerdi.
Böyle meydanlara çok daha fazlalarını ekleyebiliriz. İzmir’in Konak, Antalya’nın Kaleiçi, Eskişehir’in Odunpazarı, İstanbul’un Eminönü, Beşiktaş, Taksim Meydanları gibi…
Buralarda her daim hareket vardır. Neden mi; meydanların çevresi tamamıyla tarihi, sanatsal mekânların yanında yeme içme, dinlenme mekânlarıyla dopdoludur.
Örneğin Kadıköy Meydanı; şehir vapurlarının hareketi sizi yanıltmasın. Buradaki hareket; neşe, huzur ve insan sosyallikleri neredeyse yirmi dört saat devam eder. Haldun Taner Şehir Tiyatrosu hemen orada bekler sanata düşkün olanları. Kitapçılar, cafeler, lokantalar, çayhaneler ve kültür merkezleri; yüzlercesi, binlerce çalışanıyla birlikte hizmet verirler. Kısacası hizmet alan da, veren de mutludur böyle Eskişehir meydanları olan kültürel, sosyal ve sanatsal alanlarda…
Ya TEKİRDAĞ?
Tekirdağ’ın eski şehir olarak bilinen meydanı şimdi gün yüzüne çıkıyor. Büyük bölümü de çıktı. Etrafında tarihi anımsatan Rüstempaşa Camii, Bedesten olmak üzere yakın tarihimize tanıklık eden Eski Belediye Binası, Vilayet binası, Orta ve Eski Cami’lerimizle birlikte büyük bir meydan!
Tekirdağ’ın meydanını diğer şehirlerimizin çok önemli insan ağırlayan meydanlarından farkı nedir? Yiyecek-içecek ve dinlence mekânlarının yanında kültür ve sanat mekânlarının neredeyse olmayışı, bu meydanı, böyle değerli bir hizmeti YETİM bırakıyor.
Şimdi, bu eksikliğin önemli bir parçasını giderecek bir yer var; ESKİ OTOPRAK… Viran halde duran, çok yakınında çok az bir tarihsel eserin de bulunduğu, Muratlı Caddesi, Kolordu Caddesi ve Hafız Numan Sokağa kapıları olan bir şehri küllerinden doğuracak bu yerin sadece otopark olarak düşünülmesi çok büyük bir kayıptır…
Altını ne yaparsanız yapın; bu bölgenin üstü çok değerlidir. Yapılacak birkaç istimlâk ile değerine değer katacak, şehrin ölü meydanlarını, sessizliğini bozacak ve esnafa, halka çok önemli hareket getirecek bu yerde neler olmaz?
Bütün meydanların vazgeçilmezidir; sanat ve kültür mekânları. Aynı, eğlence, dinlence; yiyecek ve içecek mekânları gibi gelişmenin, şehirleşmenin ve refahın göstergeleridir…
Şu anda kapalı olan eski otopark şehir merkezinde olması gereken Kültür Merkezi yanında, farklı gösterilerde kullanılacak salonları, dinlenme, yeme içme mekânlarıyla birlikte burasını çekim merkezi haline getirir.
Şehrin kalbi burasıdır. Meydanların yapıldığı, ama bir türlü ıssızlıktan kurtulamayan, esnafımız için gece çökünce tam bir kâbusun başladığı Eskişehir meydanı olan merkezi, en iyi mimar ve mühendislerden yararlanarak, gelecek yüzyıla kalacak çok önemli miras haline dönüştürebiliriz.
Kadir Başkan çok hızlı koşuyor. Çok fazla konularla yoğrulup, yoruluyor. Acaba Kadir Albayrak yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi Şehircilik ve Daire Başkanlığı bu konuda ne düşünüyor?
Böyle bir yerin sadece otoparka, betona teslim olması, şehir merkezinin ıssızlığa terk edilmesi esnafı, halkımızı huzura kavuşturur mu? Halk meydanlara inince saatlerce, hatta gün ve geceyi bile burada geçirecek meşguliyeti, eğlenceyi yakalasın ki hareketin berekete doğsun…