TARİHİ ÇEŞMELER PARKI

Yayınlama: 07.02.2022 15:01
A+
A-

 ( Tarihi Çeşmelerimizi Ölüme Mi Terk Ettik? )

Tekirdağ Süleymanpaşa’nın günümüzden kırk yıl önce zengin ahşap kültürü, iki katlı evleri şimdi yok artık. Göz göre göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, bile bile neredeyse hepsi yandı bitti kül oldu…

Anıtlarımızı, tarihi eserlerimizi koruma ve kollama kurulunun ismi ne kadar uzun ve anlamlı değil mi dostlarım…

Ahşap mimariden oluşmuş yüzlerce, binlerce ev yok oldu olmasına, taş mimariden oluşmuş tarihi çeşmelerimiz için de yok oldu dersek yanlış olmaz… Korunmaya çalışılan birkaç şadırvan, onlarda ilgi bekler vaziyette. Diğerleri, bir bir döküldü. Kitabeleri, akan suları akmaz, kurnaları yerinde durmaz oldu.

Ördeklidere Caddesi, Zafer Mahallesi, Tavanlı Çeşme Sokak da bulunan çeşmeler gibi daha birçoğu, en azından son kalanların kurtarılması, derlenip toparlanıp öyküleri anlatılması için neredeyse yalvarıyor yetkililere.

Halk, bir zamanlar çeşmelere kutsal mekânlar gözüyle bakardı. Yaşam kaynağı olan su, bütün canlıların vazgeçilmezi; ya çeşmelerden, ya da kuyulardan sağlanırdı. Evlere bağlanan çeşmelerden sonra yıllarca insanların, insanlığın ihtiyacını karşılamış o değerli mekânlar, tarihi çeşmeler resmen ölüme terk edildi.

Ördeklidere Caddesi üzerinde bulunan çeşmemizin en değerli parçaları kaldırımın kenarında, yok olmayı veya çalınıp kaçırılmayı beklerken, bu şehrin taşınmaz kültür varlıklarından sorumlu olan kurum ve kuruluşlar nerede diye sormayacağım!

Halkın, halkımızın duyarsızlığı, yöneticilere de yansıyor gibi görünüyor. Hadi, halkın işi başından aşkın; ya kanunlarla kurulu ve zaten işleri, tarihi mekânları, taşınmazları korumakla görevli kuruluşlarımızın müdürleri, memurları, daire başkanları nerede?

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı ve ona bağlı olan Kültür Varlıkları Şube Müdürlüğü elimizde kalan 8–10 tarihi çeşmeyi kurtarma, yaşatma projeleri ne durumda?

Bu işe gönül veren çok az sayıda insanımızın bu konuda çok önemli fikirleri var;

“ Tarihi Çeşmeler Parkı oluşturalım!”

  • Nasıl? Diye sorduğumda şu cevabı alıyorum insanlarımızdan;

“ Şehir meydanımız oldukça genişledi. Özellikle otoparkın üzeride bulunan büyük meydanın bir bölümü, ilgili kurumlardan izin alarak, işbirliği içerisinde, tarihi çeşmelerimiz buraya taşınıp, bu parkta onlara verilecek bölümle çeşmelerimiz tekrar ayağa kaldırılır, iç ve dış turizme ciddi katkı sunulur.”

Doğru düşünceye, fikre ne denir; ancak teşekkür edilir ve seslerini duyurulması için her türlü çaba harcanır…

Şu an bulundukları yerde, ya kaldırım üzerinde ya da ana caddelerin korumasız ortamlarında zaten ahşap binalarımız gibi yok olmanın eşiğine gelmiş çeşmelerimizin acilen oralardan taşınması, öykülerinin, kitabelerinin yenilenip, ayağa kaldırılmaları gerekiyor.

Hava yollarında yolcular için yapılan çağrılar gibi; “ Bu son çağrı, uçak kalkmak üzere”

Tarihi çeşmelerimiz yok olmak üzere; bunların vebali bu işlerin başında olan kişilerin boynuna, geleceğine de etki yapacağı bellidir.

Viran ve korumasız haldeki çeşmelerimizin durumunu anlatan Orhan Veli şiiri her şeyi anlatıyor gibi;

“ Ağlasam sesimi duyar mısınız?

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz?

Gözyaşlarıma, ellerinizle? “

 

 

Marka Flower Çiçekçi