KADİR BAŞKAN, ŞİMDİ SIRA BU BİNADA

Yayınlama: 23.02.2022 11:41
A+
A-

Tekirdağ Süleymanpaşa taş ve ahşap bina açısından çok talihsiz bir durumda. Elinde avucundaki ahşap binaların yana-yıkıla seyri neredeyse kırk yıl sürdü. Giden gitti; geriye çoğunun külleri bile kalmadı. Yüzlerce ahşap binaların olduğu yerler oto park olarak kullanılıyor; sanki orada insanlar yaşamamış, oraların öyküleri olmamışçasına, garip bir köşe kapmaca oynanıyor…

Geçtiğimiz ay açılan Zübeyde Hanım Parkı tam manasıyla taş bine etrafında şekillenen, vücut bulan, özlenen ve beklenen parklarımızdan sadece birisi. Görünen kapasitesi 200–250 kişi. Şehir insanımızın yüz binleri geçtiğini düşününce, dışarıya çıkacak 15–20 bin insanı alacak hiçbir park ve bahçemiz henüz hizmete girmedi; giremedi…

Eski Tuz Deposu olarak bilinen taş binanın onarılması aylarca sürdü. Etrafının düzenlenmesiyle birlikte yakınında bulunan Mimar Sinan eseri olan Rüstem Paşa Cami ile birlikte inanılmaz bir görüntü mütevazılığı yaşanıyor.

İnsanımız için geciken, çok beklenen bir hediye gibi Zübeyde Hanım Parkı ve bu taş bina. Uygun fiyata, tertemiz bir şekilde sunulan çay ve kahve eşliğinde kendi şehrinin kalbinde, merkezinde oturur, arkadaşları, eşi-dostu ile sohbet ederken denize ve ufka bakmak; tam bir şehirli insan kavuşumu…

Birkaç taş cami, bedesten yanında birkaç tane taş mekânımız var. Şehrin merkezinde mimarisi olmayan gelişigüzel yapılmış apartmanlar, işyerleri buruk, çarpık ve hüzünlü bakışlar içerisinde, hiç kimseye ilam vermeyecek kabalıkta bakışıyorlar birbirileriyle…

Hiç kimsenin fark etmediği, Türk Telekom binaları arasına sıkışmış eski tuz deposu fark edilince, oradaki gereksiz, hiçbir mimari değeri olmayan yapılan yıkılınca yepyeni bir şehir toplanma alanı doğdu. İsmi de Zübeyde Hanım Parkı oldu. Ali Rıza Efendi’den sonra, dışarı çıkmayı unutan şehir insanına çölde bir vaha gibi sunulan bir cennet köşe…

Şehrin gelişimine en az Kadir Başkan kadar meraklı olan birçok insanla konuşunca hep aynı konuda hem fikir oluyoruz. Ve ağzımızdan çıkan sözler ortak;

“ Kadir Başkan, şimdi sıra bu binada!” Hangi bina olarak merak edenlere ise söylemek isterim; Rüstem Paşa ile öğretmenevi arasında kalan özel mülkiyet olan viran taş binadan söz etmekteyiz…

 Ahşap yapıları kaybettik kaybetmesine ama şimdi var etmek için milyonlar harcıyor Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı. Yok, olan değeri var etmek mümkün ama ya öyküleri kaybolmuşsa? Ya, onu var eden güzel insanların ruhları terke etmişse orayı?

Henüz vakit varken, öğretmenevi yanındaki taş binanı kazanılması, şehrin taş mekân kültürüne çok önemli bir eser aynı zamanda sosyal etkinliklerin, kültürel coşkuların yaşanacağı çok özel bir yatırım da gerçekleşmiş olacaktır.

Kendi özüne kavuşmak için neredeyse yüz yıl beklemiş bu şehir için harcanacak hiçbir emeğin karşılığı; “Yeterli” sözcüğü olmayacaktır. Ne yapılsa TEKİRDAĞ için azdır…

Tekirdağ’ın canı çok yandı. En önemli nehirleri kirletildi. En önemli deniz kıyıları kirletildi. En önemli tarım arazileri yok edildi. Şimdi; en azından kadim bir şehrin kalbi; şehir merkezi tekrar çalıştırılmak isteniyor.

Öyleyse bu büyük coşkuya katılmak için heyecan duyan viran bir yapı var; şimdi sıra bu taş binada; KADİR BAŞKAN; mazeretleri, engelleri bir kenara itme zamanı Sayın Başkan…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi