TARIMIN ve HAYVANCILIĞIN ÖNEMİ ANLAŞILDI MI?

Yayınlama: 28.02.2022 14:10
A+
A-

Bu soruyu ülke ve bölgemizde yapılacak geziler veya yapılan sağlam araştırma ve istatistik sonuçlarına bakmadan dahi cevaplamak mümkün! Çevremizde yaşayan, ekilen arazileri işleyen çiftçilerden, etinden, sütünden beslendiğimiz hayvanların sahiplerinden insanlarla konuşmak yeterlidir.

Babadan, dededen üçüncü nesil çiftçi olan tanıdığım atölyeme geldi. Durumunun iyi olmasına rağmen zorlandığını her uğrayışta hatırlatmadan geçemiyor. Neredeyse yirmi dört saat çalıştıkları halde, gübre ve ilaç fiyatları yanında motorin fiyatları karşısında birçok tanıdığı çiftçinin çaresizlik yaşadığını, zorlandıklarını, hatta yaptıkları tarım işini bıraktıklarını, bırakmayanların da bırakacaklarını söyledi.

Bu gibi haykırışları birinci elden dinliyorum. Boşalan köylerden geçerken muhakkak uğrayıp birkaç saat sohbet ediyoruz. Birinci elden, tarım ve hayvancılık yapan insanlarla hiçbir siyasi düşünceye esir olmadan konuşuyoruz.

Hep aynı şikâyet; “ Çalışırken tükeniyoruz! Çalışırken batıyoruz!”

  • Niçin?
  • Ne gübre, ne mazot, ne elektrik, ne de ilaç fiyatlarına yetişebiliyoruz…

Görünen köy kılavuz istemiyor. Yumurtanın, etin ve diğer tarım ürünlerinin durumu ortadadır. Çok üretildiği zamanlarda fiyat düşüyor. Az üretildiği zamanlarda ise İTHALAT yapılarak karşılanmaya çalışılıyor.

Çocukluk zamanlarımda övündüğümüz en önemli şey; tarım ürünlerinden, hayvancılıkta kendi kendimize yetiyor oluşumuz değil miydi?

Ya şimdi? Kendi kendimize yettiğimiz yerler, alanlar hangileridir? Tarım? Hayvancılık? Enerji; petrol, doğalgaz? Maalesef; sayılanların hiçbir alanında kendi kendimize yeter halde değiliz…

Savaş hemen ötemizde; Ukrayna’dan duyulmaya başladı. Borsamız, döviz hareketleri ve bunlara bağlı olarak enerji fiyatları hemen yükselti. Nasıl baş edeceğiz? Henüz, yapılan zamların altından kalkamamış, iki büklüm dolaşan yüz binler, milyonlar ödeyemedikleri faturaların çığlıklarını duyurmaya çalışırken, kendi kendimize yetmenin planlarının yapılma zamanı gelmedi mi?

 

Değerli tarım arazileri, kırk yıl önce başlayan sanayi, fabrika kuruluşları sayesinde her geçen gün yok oluyor. Yeraltı sularımız, derelerimiz, nehirlerimiz; özellikle Ergene, tam bir ölüm siyahlığı yaşıyorken, dışa bağımlılığın sone ermesinin zamanı gelmedi mi?

 

Bütün dünya, memleketler için enerji kaynakları vazgeçilmez öneme sahiptir. Bu yüzden, gelişen ülkeler, dışa bağımlı olmaktan kurtulup, yenilenen enerjiye; rüzgâr, güneş enerjilerine kucak açıyor.

Gelişmiş ülkeler sadece enerjiyi mi garanti altına alıyorlar? Hayır! Tarımın, hayvancılığın önemini bildikleri için üreten her zerreyi, aileyi desteklemek, üretimi yeterli hale getirmek için canla başla uğraşıyorlar.

Üretenlere; çiftçilerimiz ve besicilerimize yapılan desteklemeleri saygıyla karşılıyorum fakat yetmediği, çözüm olmadığını da tarımla, hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın gönül kırıklıklarını görünce daha güçlü ve kalıcı önlemlerin, adımların atılması; tarım sektörümüze, çiftçilerimize ve hayvancılığımıza da güç-gelişme sağlayacak, katacaktır.

Bu işin siyasi tarafı olmaz. Katkı sağlayacak her görüş, her düşünce önemsenmelidir. Neden buraya geldik? Sorusuna verilecek iyi, gerçekçi cevap; neden bu durumdan kurtulduğumuzun da açıklaması, bölgemiz ve ülkemiz olarak bizim kazancımız, sevincimiz, mutluluğumuz olacaktır.

 

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi