Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“ Sen öldürdün hepimizi, sen söndürdün yuvamızı, ıssız koydun ocağımızı” Çalışmama Yaşar Kemal’in sözlerini, mazlumlar adına seslenişini paylaşarak başlamak, hissiyatımı izah etmek istedim.
Tekirdağ Öğretmenevi Akşam Sanat Okulu’nun yanından her geçişimde tanık olduğum ISSIZLIK, YANLIŞLIK karşısında üzüntü-elem içinde olduğunu bir kez daha yazarak anlatmak istiyorum.
Günümüzden 10–15 yıl önceye kadar Tekirdağ Öğretmenevi dam da öğretim-eğitim dünyasına yakışır bir şenlik içerisinde, öğretmenlerin, öğrencilerinin, esnafın; kısacası şehir insanlarının bir araya gelip, eğlendiği, dinlendiği, sohbetler ettiği bir yerdi.
Ya şimdi? Issızlık kol geziyor… Neredeyse öğretmeni kalmadı. Aslında öğretmenler buradan uzaklaşması için her şey ama her şey yapıldı. Maalesef, Tekirdağ Öğretmenivi’ni koruyacak yüksek iradeye sahip öğretmenlerin de sesi ÇOK az çıktı. Küstüler ve hep biri bugünkü öğretmenivi gibi sessizliğe, ıssızlığa yol aldılar…
Öğretmenlevleri 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kurulmuştu. Sivil düşünceyi, haykırışı yerle bir eden darbeden sonra öğretmenler için nefes olma, kendine gelme yerleri zaman içerisinde gelişti. Öğretmenlerin dinleneceği yer olmanın yanında tam da düşünüldüğü, yasalarla desteklendiği gibi, eğlendiği, dinlendiği, kendilerini geliştirdiği yerler haline geldiler.
İzmir Konak, Bergama, Manisa öğretmenevlerinde gidip de şahit olduğum görüntüler böyleydi; öğretmen, kültürel, sosyal açılardan kendine hem fiziksel, hem de manevi bir yuva bulmuştu.
Düğünler, çeşitli eğlenceler, beslenme, sohbet, oyun yerleri yanında yatacak yerleri de, temizliğin, disiplinin yanında herkese ayrıcalıklı güvence olma inancına kavuşmuştu.
Gelinen noktada özellikle şehrimizde tanık olduğumuz Tekirdağ Öğretmenevi neredeyse öğretmenler adına sunmuş olduğu bütün hizmetlerden uzaklaşmış durumda. Tam bir tüccar felsefesiyle; Otel ve Düğün, Nişan hizmetleri verir hale geldi…
Kısacası Tekirdağ Öğretmenevi Yönetimi, Tekirdağ öğretmenlerinin değil, kendilerince sıcak kazancın yanında olmayı, durmayı seçtiler. Niçin? Böyle bir hakları var mı? Öğretmenevleri kuruluş felsefesinde, kural ve kanunlarında sadece otel ve düğün hizmeti olarak bir HAK var mı? Hangi yasaya göre bunu yapıyorlar?
Bugünün duyarsız öğretmenevi yönetimi, dün de ve ondan önceki günlerin de yöneticileri olması, öğretmenevinin ıssızlığı gibi sessizliği seçmiş olmaları, hiç kimseye bilgi hesap verme gibi kaygıları taşmıyor olmalarını birçok öğretmenimiz gibi bende hayretle izliyorum.
Bu şehirde yaşayıp da yine bu şehirde hakkın huzuruna çıkacak Tekirdağ Öğretmenevi Yönetimi, özellikle müdürü; öğretmenevinin öğretmensiz kalışını nasıl ve hangi vicdanla, öğretmenlik görgüsü ve ahlakıyla sindirdi bilemiyorum?
Halk arasında son iki katının güvensiz ve kaçak olduğu bilgisi yıllardır söyleniyorken, özellikle öğretmenlerini kaçırıp, burayı düğün, nişan gibi toplu davetlere, topluluklara açan öğretmenevi yönetimi, daha büyük risk altına girmiyor mu?
Deprem bölgesi olan Tekirdağ’ın çürük veya kaçak yapılarının hızla güçlendirilmesi gerekiyorken, çok özel meslek olan öğretmenliğin, sosyal, kültürel, dinlenme, beslenme alanlarına ACİLEN ihtiyacı varken, buranın tekrar düzenlenip asıl sahipleri olan öğretmenlerin hizmetine sunulmamasını şehrimizin sessiz öğretmenleri ve burayı öğretmenler kadar yuva, dinlenme yeri gören şehir halkı adına KINIYORUM…