Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Tarihi İnecik Hamamı Sahip Çıkılmayı Bekliyor )

E84-D110 karayolu üzerinde Tekirdağ merkeze 24 km uzaklığında tarihi bir yerimizdir İnecik. Tarihi Hüseyin Bey Cami, Erenler Hamamı ve tarihi taş köprüsüyle 500 yıllık Osmanlı Türk tarihinin yanında Trak, Roma, Bizans uygarlıklarına kadar uzanan, öyküleri, kültürleri zamanın imbiğinden süzülmüş çok değerli yerimizdir…
Değerlerimiz, atalarımızın bin bir emek, zanaat ve sanat aynı zamanda merhamet ile yoğurdukları kültür varlıklarımızın ÖNEMİ ne hazindir ki tam olarak anlaşılmamış görünmüyor…
Neden mi? Nasıl mı? Anlatayım da dinleyin; ipin ucu nasıl kaçmış veya gevşemiş… Tekirdağ İnecik yerleşim yerimiz Osmanlı tarihinin 500 yıl ötesine uzanan her gidenin etkilendiği, huzur ve huşu içinde ayrıldığı; taşın, marifetin, zanaat ve sanatın bir araya geldiği yerdir İnecik…
Beş yıl önce ( 2017 ) Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından onarılan İnecik Hamamı, İstanbul Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğü de burası işletilsin diye kira vermiştir. Ne hazindir ki Hamam Kültürü ölmüş veya öldürülmüş olduğu için, kiraya alan kişi burayı işletememiştir.
Daha sonra ne oldu peki? Buranın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi! Sel, sular bastığı gibi bir gece kimliği tespit edilemeyen hazine arayanlar girip kendilerince tarihi hamamın bağrını deşmişlerdir.
Ya sonra? Sonrası mı tıpkı tarihi Hoşköy Hora Feneri gibi olmuştur; KİLİT vurulmuştur. Yani, onarılan tarihi hamam-mekân, harcanan milyonlar, emekler bir yana, atalarımızdan kalan mirasa muhteşem bir saygısızlık, duyarsızlık yapılmaya devam etmektedir.
Tarihimize, kültür varlıklarına böyle mi sahip çıkacağız? Aynı yerde, Hüseyin Bey Camii de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından onarılmakta ve bitmiş durumda olduğu halde, Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğü, İl Müftümüz, çağrılara rağmen açılışını yapmaya bir tülü gelememişlerdir…
Kurumların amacı, yapacakları hizmetler, bütün halkımız adına kanunlardan aldıkları desteklerle sağlanmış olduğu halde, bu işin maddi ve manevi karşılığını alıp, yaptıkları işe yemin etmiş bunca insan; yönetici, amir, memur hâla neyi bekliyor?
Görünen o ki, Tekirdağ merkezde onarımı biten tarihi Yalı Hamamı, İnecik Hamamı, hamam kültürünün “sizlere ömür” yani ölmüş olmasıyla birlikte hamam olarak yaşatılamayacaktır. O zaman geriye, buraların müze veya tarihi önemi, değeri korunarak yerli ve yabancı turizmin hizmetine açılması gerekmez mi?
Bildiğim kadarıyla Süleymanpaşa Belediyesi İnecik Erenler Hamamını müze olarak işletmek istediği halde bir türlü hızlı işlemeyen bürokrasi aşılamıyor. Yani, kurumların projelerini harekete geçirmek çok fazla zaman alıyor.
Bu bakış açısı, geçmiş ile günümüzle bağ kuracak, onları yoğurup esin kaynağı yapacak gençlerimizi, evlatlarımızı daha da uzaklaştırıyor; incecik zarafet, marifet, göz nurlarıyla işlenmiş tarihi değerlerimizin kıymetlerinin iyi anlaşılıp bilinmesi, korunup kollanması kültürleri adına…
Tekirdağ’ın yıllardır niçin kıyıda, köşede kaldığını daha iyi anlıyor musunuz? İstanbul’un hemen yanı başında olan Tekirdağ, İstanbul’un almış olduğu turizm gelirlerinin yüzde birini dahi alamaması, fazlasıyla düşündürücü değil midir?
Ne güzel iş; “ Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” kurum ve kuruluların yöneticileri, pek kıymetli amirlerinin yapacakları işler hep başlarından aşkın. Ya, İNECİK tarihi Erenler hamamı? Ya İnecik tarihi Hüseyin Bey Cami? Bunlar sizlerin asıl işiniz, göreviniz, namusunuz, onurunuz değil mi?