Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Muratlı Caddesi üzerinde bulunan Çanakkale Gelibolu Şehitler Abidesi, nihayet bitti diye sevindik Tekirdağ insanları olarak. Bitti bitmesine ama Şehitler Abidesinin korunması, kollanması, tanıtılması sadece KAMERALARA emanet!
Olacak iş midir bu davranış ve tutum? Şehitler Abidesi milyonlar harcanarak yeniden onarılarak tam manasıyla geçmiş ile gelecek, aynı zamanda bugün arasında bağları daha da arttırmak için yapılmadı mı?
İşsizliğin kol gezdiği zamanlarda Şehitler Abidesi gibi yerlerimize, güvenlik ve müze, tanıtım görevlileri alınarak en azından 5–6 aileye iş-aş imkânı yaratmak çok mu zordur. Bu tür abideler yapılıp yalnız, tek başına bırakılırsa bir anlam taşır mı?
Tekirdağ Şehitler Abidesi yıllardır beklediği onarıma kavuştuğu, manevi köprüleri, turizmi, kültürel yaşamı aydınlatacak, zenginleştirecek derken yapayalnız bir halde sadece kameralara teslim bırakılmış…
Söylemesi, uyarması bizden; tarihi, manevi, kültürel değerleri sahiplenmezseniz, bu şehir, bu halk daha çok iki yakasını bir araya getirmeye çalışır. Asıl mesele denizi geçip derede boğulmamak değil midir?
İnsan inanamıyor; elin oğlu, kızı mağarasını, eski hapishanelerini turizmin, kültürel yaşamın hizmetine sunarak milyonlarca turisti ağırlar, kendi şehirlerine çekerken, bizlerin en şanlı Çanakkale ve Gelibolu tarihi ile bağları olan Tekirdağ Şehitler Abidesini kendi insanımıza bile tanıtamadık; tanıtamıyoruz…
Böyle abidelerde bülbül sesli tarih bilen tanıtımcılar-rehberler olmalıdır. Gelen bir daha gelmesi için… Öyle konuşacak, öyle anlatacak ki, yaşadığımız toprakların, bu aziz milletin hangi badirelerden geçtiğini, geçmemesi için neler yapabileceğinin fikri doğacak; güneş gibi…
Sözün özü; Sayın amirlerim, bu yerin kıymeti, geçmişi; tarihsel bağları çok önemli ve değerlidir. Ayağa kalkmış, Tekirdağ için çok önemli bir kazanımı böyle harcamayın! Sadece kameralara teslim etmeyin.
Artık utanarak söylemek zorundayım; acıyın bu şehrin kültürel, tarihsel yaşamının boşu boşuna geciktirilip yeni kuşaklara anlatılmaması, tanıtılmamasına…
Geçmişe minnet, maneviyata saygı, şehitlerimize rahmet ve şükran böyle yapılacaksa vay halimize…
Bırakın artık ama-ları, fakat-ları; daha hızıl, daha çabuk ve daha özümüze layık hizmetleri tamamlayıp, şehrimizin geri kalmışlığını bir an önce birinci lige taşıyalım; her yönüyle; kültürel, sosyal, ekonomik ve manevi…