Reklam

Arkeolojik sit alanındaki yapılaşmaya tepki

Arkeolojik sit alanındaki yapılaşmaya tepki
Yayınlama: 09.10.2026
A+
A-

 

Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde antik dönemde Perinthos adıyla bilinen kentteki arkeolojik alanlarda gerçekleştirildiği öne sürülen uygulamalar tartışma yarattı. Arkeolog Mehmet Akif Işın, özellikle birinci derece arkeolojik sit alanlarında yapılan yapılaşmalara ve tarihi yapıların bulunduğu bölgelerde gerçekleştirilen plan değişikliklerine tepki gösterdi.

 

Işın, geçmiş dönem kazılarında önemli arkeolojik kalıntıların ortaya çıkarıldığı bazı alanların yapılaşmaya açıldığını savunarak, koruma kararlarının ve verilen izinlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

Marmaraereğlisi’nin tarihi kent merkezinin önemli bir bölümünün birinci derece arkeolojik sit alanı niteliğinde olduğunu belirten Işın, bölgede geçmiş yıllarda gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda Perinthos’un tarihine ışık tutabilecek çok sayıda buluntuya ulaşıldığını ifade etti.

Işın’a göre buna rağmen, arkeolojik potansiyeli yüksek bazı alanlarda yapılaşmaya gidilmesi, antik kentin gelecekte yapılabilecek bilimsel araştırmalar açısından geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilecek bir durum oluşturuyor.

BAZİLİKANIN ÜZERİNE ÇARŞI YAPILDIĞI İDDİASI

Işın’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, Marmaraereğlisi kent merkezinde, Kalekapı girişinin hemen yakınında bulunan alan oldu.

Bölgede daha önce gerçekleştirilen kazılarda büyük bir bazilikanın ortaya çıkarıldığını anlatan Işın, bu yapının güneyinde bulunan boş alanda ise belediyenin inşaat planı nedeniyle arkeolojik çalışma yapıldığını belirtti.

Bu çalışmalar sırasında ikinci büyük bir bazilikanın apsis bölümüne ulaşıldığını ifade eden Işın, alanı daha sonra yeniden ziyaret ettiğinde karşılaştığı manzaranın kendisini şaşırttığını söyledi.

Işın, daha önce kazılan ve ikinci bazilikanın apsis bölümünün ortaya çıkarıldığı alanın üzerine büyük bir çarşı yapıldığını öne sürerek, bunun birinci derece arkeolojik sit alanı açısından ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Daha önce kazdığımız ve ikinci büyük bazilikanın apsis kısmının ortaya çıktığı alanın üzerine koskoca bir çarşı kurulmuş. Birinci derece arkeolojik sit alanı. Olacak şey değil.”

“ARKEOLOJİK KAZILARIN DEVAM ETMESİ ZORLAŞTI”

Söz konusu bazilikanın yalnızca yüzeyde rastlanan sıradan bir kalıntı olmadığını belirten Işın, yapının daha önce gerçekleştirilen kazılara ve bilimsel çalışmalara konu olduğunu ifade etti.

Arkeolojik alanın üzerinin yeni yapılaşmayla kapatılmasının, gelecekte gerçekleştirilebilecek kazı ve araştırmaları da zorlaştırabileceğini belirten Işın, “koruma” amacı taşıması gereken bir sit alanında bu tür uygulamaların hangi hukuki ve idari süreçlerden geçerek gerçekleştirildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Işın, özellikle arkeolojik kalıntıların bulunduğu alanlarda yapılacak her türlü müdahalenin, alanın bilimsel ve kültürel değerini göz önünde bulundurarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

BİRİNCİ DERECE SİT ALANINDA YAPILAŞMA TARTIŞMASI

Tartışmanın odağındaki konulardan biri de alanın birinci derece arkeolojik sit statüsü.

Birinci derece arkeolojik sit alanları, arkeolojik değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından özel koruma hükümlerine tabi alanlar olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bu tür alanlarda gerçekleştirilen yapılaşma, plan değişikliği veya fiziki müdahalelerin hangi karar ve izinlere dayandığı önem taşıyor.

Işın’ın iddiasına göre Marmaraereğlisi’ndeki söz konusu alanda daha önce bilimsel kazılarla tespit edilmiş arkeolojik mimari kalıntıların bulunmasına rağmen yapılaşmaya gidildi.

Bu durum, yalnızca yapılan yapının kendisini değil, antik kentin henüz araştırılmamış bölümlerinin geleceğini de gündeme getiriyor.

“HANGİ İZİNLE YAPILDI?” SORUSU

Arkeolog Işın, tartışmanın sağlıklı biçimde çözülebilmesi için öncelikle söz konusu çarşı yapısının hangi kurumların kararı ve hangi izinler doğrultusunda gerçekleştirildiğinin ortaya konulması gerektiğini savundu. Habertrak/Nijat Ayvaz

Marka Flower Çiçekçi