Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TPAO’nun Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında acele kamulaştırılma kararına tepki gösteren TMMOB Tekirdağ İKK Trakya Platformu, kaya gazı çıkarılmasında kullanılabilecek hidrolik kırma yönteminin bölgenin fay hatları ve deprem riski açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda söz alan TMMOB İKK Sekreteri Aycan Gündüz, proje alanındaki fay hatları ve kırıklı jeolojik yapının kaygı verici olduğunu belirtti. Gündüz, bölgede görülen kırıklı yapıların Bulgaristan’a kadar uzanan bir sistemle ilişkili olduğuna işaret ederek, söz konusu alanların kamulaştırma kararına konu olan bölgeyle büyük ölçüde örtüştüğünü ifade etti.
Platform, proje kapsamında yürütülecek Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini takip edeceklerini ve gerekli itirazları yapacaklarını açıkladı.
5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyduğu belirtilen yaklaşık 35 bin 500 hektarlık taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildi. Karar, bölgede çevresel, tarımsal ve toplumsal etkiler bakımından tartışmaları beraberinde getirdi.
Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Trakya Platformu temsilcileri, özellikle kaya gazı çıkarılmasında kullanılan hidrolik kırma yönteminin Trakya’nın jeolojik yapısı ve deprem riski açısından yaratabileceği olası sonuçlara dikkat çekti.
“KIRIKLI YAPI VE FAY HATLARI RİSK OLUŞTURUYOR”
Gündüz, proje kapsamında hidrolik kırma yönteminin uygulanması ihtimalinin, bölgenin jeolojik özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İnşaat Mühendisleri Odası ve TMMOB bileşenleri olarak konuya teknik açıdan yaklaştıklarını belirten Gündüz, bazı bilimsel yayınlarda hidrolik kırma faaliyetleri ile yer hareketleri arasında ilişki tespit edildiğini söyledi. Gündüz, ABD’de bu tür faaliyetlerle ilişkilendirilen depremlerin 5 büyüklüğüne ulaştığını, daha büyük depremlerin yaşanabileceğine ilişkin olasılıkların da tartışıldığını dile getirdi.
Bu tür faaliyetlerin mutlaka depremi tetikleyeceği yönünde kesin bir yargıda bulunmadıklarını belirten Gündüz, Trakya’nın kırıklı jeolojik yapısının olası risklerin göz ardı edilmemesini gerektirdiğini kaydetti.
“OLASI BÜYÜK DEPREMDE RİSKLER ARTABİLİR”
Tekirdağ’ın olası büyük bir depremde ağır sonuçlarla karşılaşabileceğine dikkat çeken Gündüz, bölgenin mevcut deprem riski üzerine bir de hidrolik kırma faaliyetlerinin yaratabileceği olası etkilerin eklenmesinin endişelerini artırdığını ifade etti.
Gündüz, olası bir büyük depremde can ve mal kayıplarının ciddi boyutlara ulaşabileceğini belirterek, projenin olası etkilerinin bilimsel ve teknik veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
TMMOB bileşenleri olarak süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Gündüz, kamulaştırma kararına karşı hukuki girişimlerde de bulunduklarını aktardı.
TMMOB’NİN DAVA GİRİŞİMİ KABUL EDİLMEDİ
Gündüz, TMMOB tarafından Ankara merkezinden açılan davanın, başvurucuların Tekirdağ’da yaşamadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini belirtti. Kararın Türkiye genelini kapsadığı yönündeki değerlendirmelere karşılık Gündüz, projenin etkilerini doğrudan yaşayacak bölge halkının kaygılarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
ÇED SÜREÇLERİ TAKİP EDİLECEK
TMMOB İKK Sekreteri Aycan Gündüz, kamulaştırma kararına ilişkin hukuki süreçlerin yanı sıra projenin bundan sonraki aşamalarını da takip edeceklerini belirtti.
Proje kapsamında yürütülecek tüm Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin izleneceğini ifade eden Gündüz, hazırlanacak raporlara karşı gerekli itirazları yapacaklarını ve ihtiyaç duyulması halinde hukuki yollara başvuracaklarını söyledi. Habertrak/Salih Aydın