Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Felsefenin temeli soru sormaya, sorgulamaya dayanır. Voltaire’in Cahil Filozof adlı eserinin alt başlığı bile şöyledir: “Hiçbir Şey Bilmeyen Bir Adamın Soruları.”
Çocuklarsa “adamlar”dan da fazla soru soran kimselerdir.
Felsefe yapmanın ilk koşulu ise merak etmek. En çok merak edenler de yine çocuklar. Hem de ilgilenen olmazsa öfkelenecek, darılıp küsecek kadar. Bir de yaratıcı, yani yenilikçi olmak. Çocuklarsa eski köye yeni âdet getirecek kadar yenilikçi ve yaratıcıdırlar.
Önyargıdan, koşullanmışlıktan, sabit fikirli olmaktan uzak durmak da başlıca koşullarındandır felsefenin. Bunları da en yalın şekliyle çocuklarda görürüz. Onlarda henüz ne önyargı vardır, ne dogmatiklik, ne sabit fikir, ne de koşullanmışlık. Onların kafasında kırılacak kavanoz yoktur.
Adamın biri tutturmuş kafamda kavanoz var, başım o nedenle ağrıyor demeye. Başlamış doktor doktor gezmeye. Tabii hepsi de “Öyle şey mi olur? Hadi güle güle!” deyip gönderiyormuş. Nihayet biri anlamış adamın problemini. Oturtmuş koltuğa ve başlamış çaktırmadan operasyon yapar gibi hareket etmeye. Derken, yine çaktırmadan eline aldığı kavanozu pat diye fırlatmış yere. Tabii kavanoz tuz-buz. “İşte çıkardım kavanozu. Hadi geçmiş olsun,” demiş. Bunun üzerine “Oh be doktorcuğum!” demiş adam. “Diyordum, diyordum da kimse inanmıyordu. Allah sizden razı olsun.”
Hemen hepimizin kafasında böyle kavanozlar vardır ama çocuklarda yoktur o kavanoz. İşte bu nedenle en eleştirel, en yaratıcı, en sorgulayıcı, en devrimci beyinlerdir onların beyinleri. Yine bu nedenledir ki her biri başlıbaşına bir düşünürdür onların.
Sokrates; “Dürüst bir insan daima çocuk kalır,” demişti. En dürüst insanlar da çocuklar olduğuna göre, demek ki düşünmeye, sormaya, felsefe yapmaya en yatkın olanlar da onlardır.
Ve felsefe deyince en çok mantık gelir akla. Her düşünür bir mantık insanıdır aynı zamanda. Ve çocukların benden en çok istedikleri de ne kahkaha yarışması, ne şarkı, ne evet-hayır dememe oyunu, ne de diğerleri… Mantık sorusu! Düşünmeyi eğlenmekten bile daha çok seviyorlar çünkü.
İşte, içlerindeki mantıksızlığı bulmalarını istediğim ve buldukları tümcelerden birkaç örnek: Kadına yönelik şiddet suçtur. Dini konularda yanlışta ısrar edilmez. Yaklaşık 142.348 seçmen oy kullandı. Bana asılsız yalanlar söyledi. Ankara’ya gidemedim, çünkü neden? İnsanlıkdışı orman katliamı. Her türlü yapıcı desteğini bekliyorum. Yayınımız bir gün süreyle geçici olarak durdurulmuştur. İlk tanışma toplantısında buluşalım.
Evlâtlarımızla ne kadar gurur duysak azdır ama farkında değiliz bunun. Çünkü tanımıyoruz onları. Çünkü dinlemiyoruz onları. Çünkü birey olarak görmüyoruz onları. “Çocuk aklı” deyip küçümsüyoruz akıllarını.
Oysa farkında değiliz ki küçümsenmesi gereken akıl, bu akıldır.