ESNAF ŞÜKRÜ, SESSİZCE UĞURLANDI

Yayınlama: 15.02.2023 10:06
A+
A-

Asil ve yürekli insanlar; hilebazlığa ve kurnazlığı, hayatta kalma felsefesine hiçbir zaman çevirmezler. Bedenleri yok olsa, kimileri tarafından ENAYİ görülseler de, onların bıraktıkları izler, anılar, ölümlerinden sonra antik kentler gibi, enerji ve öykü yayarlar…

 

Esnaf Şükrü de böyle tarife giren, yaşamda kaldığı sürece hiçbir canlıya, insana zarar veremden sessizce yaşayan, mülayim bir insan… Yaşamının büyük çoğunluğu esnaflık yaparak geçti.

 

Atlas Pasajı, bu tür esnaflar sayesinde ünlendi. 80’li,90’lı yılların renkleri, hareketi Esnaf Şükrü gibi, hakiki esnaflık eden insanların bereketi, enerjisi ve emekleri sonucudur…

 

Esnaf Şükrü, esnaflıktan ekmekli olup, yaşlılık engeline takılınca, sığınmış olduğu ahşap evde de yıllarca, esnaflıkta yaşadığı gibi, sessiz, sedasız ve onurlu bir yaşam sürmüştür.

 

Son zamanları Alzheimer hastalığı pençesine düşse de, yeğeni Hüsnü Tekin dayısı için yaptığı fedakârlığı, telaşı biliyorum. Aynı zamanda Habertrak Gazetesi köşemde; yazarak, düşkün duruma düşmüş Esnaf Şükrü’ye sahip çıktık…

 

Tekirdağ Aile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, yeğeni Hüsnü Tekin işbirliği ve basının duyarlılığı sayesinde, Esnaf Şükrü, son birkaç yılını Kumbağ Özel Bakım Evi’nde geçirdi.

 

Zaman zaman ziyaretine gittiğimiz Esnaf Şükrü, gülümseyen bir yüzle, tıpkı iyi ve sağlıklı olduğu zamanlardaki hassas, zarif ruhunu yansıtan heyecanlı konuşmalar, hal hatır sormalar eşliğinde sohbet ve buluşma şansı verdi.

 

Yeğini Hüsnü Tekin ise bizden çok daha fazla ziyaretine gitti. İyi bakılıp bakılmadığı üzerine, sıklıkla dayısına; “ Nasılsın, iyi misin?” dediğinde, hep aynı gülümseme ve memnuniyet edici sözleri duymuş…

 

Esnaf Şükrü ağabeyi gibi hiç evlenmemiş, neredeyse bir karınca incitmeden yaşamış, yaşayan insanlarımızdan sadece birisi…

 

Tekirdağ diyarında Esnaf Şükrü gibi, Esnaf Ayşe gibi öyle çok insan var ki, onlar seslerini duyurmak, şikâyetlerini arz etmek için bile karşıya yük olacağız, zarar vereceğiz diye SESSİZ kalmayı tercih ederler; etmişlerdir…

 

Esnaf Şükrü hiç evlenmedi ama birkaç kızı da sevdi. Sevdiği kızlardan birisi de komşu kızıydı.

 

Belki hassasiyetinden, sevgi denen şeyin, sadece evlilik olmadığını bilecek düşünceye, felsefeye sahip olduğundan dolayı, sevdiği kızla olmayacaksa hiç olmasın deme cesaretini gösterdi. Yaşamının büyük bölümünü annesiyle, geri kalanını da kendi yalnızlığınla geçirdi.

 

Yaşlı bir kadının yalnızlığı, kimsesizliği üzerine bir program izledim. Yaşlı kadın evsiz, barksız halde bir bank üzerinde yaşıyordu. Etraftan getirilen yemeklerle yaşıyordu. Mikrofonu ona uzatan kadın:

—Nasılsın, yaşadığın şartlar çok kötü, deyince bankta yaşayan kadın:

—Benim bir şikâyetim yok kızım. Benim durumum çok iyi. Demesi

üzerine programı sunan kadın iyice şaşırdı ve ağlamaklı oldu.

—Nasıl iyi? Sorusuna:

—Hiç olmazsa yiyeceğim içeceğim var. Bu cevap çok güçlü bir kabullenme, artık zorlukların karşısında bildik bütün sızlanmaları, sızıları yok edecek hale geldiğini, izleyenleri, şahit olanları utandıracak kadar değerli bir ibretin de öyküsü…

 

Esnaf Şükrü’nün de yiyeceği içeceği, barındığı yer ve maaşı vardı. Yalnızlığını, son zamanlardaki hastalığını hiçbir zaman dert etmeden; bir ömrün, bir şehrin yüce sessizliğini yazdı ve oynadı Esnaf Şükrü…

Marka Flower Çiçekçi