Reklam

GAZETECİLERE BUNU DEMEYİN!

GAZETECİLERE BUNU DEMEYİN!
Yayınlama: 07.05.2026
A+
A-

 

Yıllar içinde öğrendiklerim var.
11 yılı geçti, yazarım.
Köşe yazıyorum.
Her gün yazıyorum.
Çok haber yaptım.
Kanal59 yıllarında Tekirdağ’da haberci sayısı 3 ya da 5 kişiyken habercilik yaptım.
Kameramanlık yaptığım dönemde ayak basmadık yer bırakmadım.
Çok konuyu haberleştirdim.
Yıllar içinde değişen de oldu.
Değişmeyen gerçekleri de tespit ettim.

***
Benden önceleri de böyleymiş.
Bundan sonra da böyle olacağını düşündüğüm şeyler var.
Açıkçası gazetecilerin haber kaynağı sizlersiniz.
Şunu iyi biliniz.
Her şeyi bilemiyoruz.
Bilme şansımız yok.
Daha çok bize anlatılıyor.
Biz de o anlatılanları konu ediyoruz.

***
Bazen konu etmeden direkt olarak konuya müdahil olacak kişilere iletiyoruz.
Çoğu zaman iş çözülsün diye bakarım.
Açıkçası haber ederek, gündem yaparak takipçi kasma peşinde olmadım.
Ancak bazen de gördüklerimi ve bana anlatılanları yazarım.

***
Her neyse…
İşleyiş böyle oluyor.
Lakin sorun var.
Nerede mi?
Her yerde desem yeridir.
Ancak bugün konumuz bu da değildir.

***
Bir yazı yazıyoruz.
3–5 kişi beğeniyor.
Belki bir kişi yorum yazıyor.
Hadi olmaz ama bir kişi de paylaşıyor.
Yahu, konuyu bana veren kişi bile beğenmiyor.
Konu et diyen kişi yorum yazmıyor.
Paylaşmıyor.
Kaldık mı yine tek başımıza?
Gazetecilerin kaderidir.
Yolda görüp “Süpersin.” diyen çok oluyor.
“Yazdıklarını okuyoruz.”
“Harika demişsin.”
“Bak, şunlar da var.”
Dahası, bir düzine sözler söyleniyor.
Ama bir beğeni atmaya gelince yoklar.
“Neden beğenmedin?” diyorum.
“Yahu, bizim oğlan, bizim kız, bizim gelin, bizim hanım, bizim bey, bizim yeğen orada; şimdi ayıp olur.” diyor.
İşte bunu demeyin!
Daha yazarım da durayım.
Konu bugün budur.

Saygılar…

 

Marka Flower Çiçekçi